1. Haberler
  2. Son Dakika
  3. Suç Örgütü Yöneticisi Serbest, Başkanlar Tutuklu!

Suç Örgütü Yöneticisi Serbest, Başkanlar Tutuklu!

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tanımlanan “Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü”nün kurucusu ve yöneticisi olan Aziz İhsan Aktaş’ın hesaplarındaki blokaj kaldırıldı.

Bu “suç örgütü” ile ilgili yürütülen soruşturma çerçevesinde, Beşiktaş, Esenyurt, Avcılar, Ceyhan Seyhan Belediye Başkanları ile Adana Büyükşehir Belediye Başkanı tutuklanarak görevden alınmıştı. Esenyurt ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanları sonrasında tahliye edilmesine rağmen, hala görevlerine iade edilmemiştir.

Toplumun belleklerinin kısa olduğunu düşünen bir yönetim anlayışı altında yaşıyoruz; adalet sisteminin de bu düşünceye katıldığı izlenimi var.

Bu nedenle, bazı olayları tekrar hatırlatmakta fayda var.

Öncelikle belirtmek gerekir ki, bu yazıda yer alan bilgiler savcılığın iddialarına dayanmaktadır. Mahkeme kararıyla kesinleşmemiş olan iddialar nedeniyle kimseyi suçlu olarak damgalamamalıyız. Aziz İhsan Aktaş ve bahsedilen belediye başkanları da peşinen suçlu olarak kabul edilemez.

Ancak bu yazıyı kaleme almamın sebebi, adaletin sağlanmasında bazı kişilere ayrıcalık tanındığı düşüncesidir.

Savcılığın belediye başkanlarının tutuklanmasına yol açan iddia, Aziz İhsan Aktaş’ın bir suç örgütü kurup yönettiği yönündeki suçlamadır.

Bu kişi, “çıkar amaçlı suç örgütü” kurmakla itham edilmektedir.

Örgüt, ihale usulsüzlüğü, rüşvet verme ve alma, nüfuz ticareti, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve suçtan elde edilen gelirlerin aklanması gibi suçlarla suçlanmaktadır.

Bu suçları gerçekleştirmek için paravan şirketler kurulduğu, resmi olmayan bağlantılar için aracılar kullanıldığı ve paranın takibini zorlaştırmak amacıyla çeşitli finansal önlemler alındığı iddia edilmektedir.

Tekrar hatırlatmakta fayda var, bunlar hâlâ iddiadır ve kesinleşmiş bir hüküm değildir.

Aziz İhsan Aktaş’ın etkin pişmanlık kapsamından yararlanmak amacıyla bazı ifadeler vermesi, belediye başkanlarının tutuklanmasına neden olmuştur.

Aktaş’ın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanıp yararlanamayacağına karar verecek olan merci, yargılamayı gerçekleştiren mahkemedir. Savcılık etkin pişmanlık talebinde bulunabilir, ancak mahkeme bu talebin usul ve şartlarına uygun olup olmadığını değerlendirerek karar verir.

Adaletin sağlanmadığı düşüncesi, suç örgütü kurduğu ve belediye başkanlarıyla işbirliği yaptığı ileri sürülen bir kişinin tutuksuz yargılanırken, bu kişilere ait olduğu iddia edilen belediye başkanlarının tutuklu olmalarıyla pekişiyor.

Bu kişi, suç gelirlerini aklamakla itham edilmekte ve hesaplarına konulan blokaj kaldırılmıştır.

Bu durumu değerlendirebilecek yetkili merci, kovuşturma aşamasında olan yargılamayı gerçekleştiren mahkemedir.

İlginç bir durum söz konusu: Suç örgütü kurucusu olarak nitelenen bir kişi serbestken, halk tarafından seçilen belediye başkanları tutuklu bulunmaktadır.

Aziz İhsan Aktaş hakkında iyi ya da kötü bir yargıya varmak için yeterli bilgiye sahip değilim.

Bu kararı verecek olan merci de ben değilim.

Ancak aynı dosya içerisinde suç örgütü kurduğu iddia edilen bir kişinin serbest olması, seçilmiş belediye başkanlarının tutuklu olması oldukça dikkat çekici değil mi?

***

Selahattin Demirtaş ile ilgili kararın hâlâ “mahkemenin önünde” bulunmasının sebebi, görevli hâkimlerin Anayasa ve yasaları bilmemesi değildir. Geriye yalnızca bir şey kalıyor: Mahkeme, kararın gerekliliklerini yerine getirmek için bir emir bekliyor!

selahattin demirtaşTutuklu eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş

Selahattin Demirtaş hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından verilen hak ihlali ve tahliye kararları, Kasım 2025 itibarıyla kesinleşmiştir.

Karar kesinleştikten sonra Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, AİHM kararının Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi tarafından değerlendirileceğini belirtmiş ve “Karar mahkemenin önünde, hep birlikte sonucunu bekleyeceğiz” demişti.

Bakan, bu açıklamayı 9 Kasım 2025 tarihinde yapmıştır.

O tarihten bu yana “hep birlikte sonucu beklemeye” devam ediyoruz!

Bu süreçte Adalet Bakanı da değişti, nisan ayı ile 5 ay geçmesine rağmen karar hâlâ “mahkemenin önünde” duruyor!

Bu beş ay zarfında TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu da bir rapor hazırladı.

TBMM Komisyonu, “AİHM ve AYM kararlarına eksiksiz uyulmasının sağlanması” tavsiyesinde bulundu.

Bu durum aslında kendiliğinden dikkat çekici bir hal aldı.

TBMM komisyonunun yürütme organına Anayasa’nın açık hükümlerinin uygulanmasını tavsiye etmesi oldukça ilginç bir durumdur!

Aslında, Demirtaş, AİHM’nin ihlal kararını verdiği gün serbest kalmış olmalıydı.

Kişi özgürlüğü ile doğrudan ilişkili olduğu için mahkemenin, “Biz İngilizce kararı okuyup anlayamadık, çevrilmesini bekleyeceğiz” demeye bile hakkı yoktur.

Öncelikle karar uygulanmalı, ihlal ortadan kaldırılmalı ve gerisi daha sonra değerlendirilebilir.

Selahattin Demirtaş ile ilgili kararın hâlâ “mahkemenin önünde” bulunmasının sebebi, görevli hâkimlerin Anayasa ve yasaları bilmemesi değildir.

Böyle bir düşünce bile akla yatkın değildir.

Sonuç olarak, geriye yalnızca bir şey kalıyor: Mahkeme, kararın gerekliliklerini yerine getirmek için bir emir bekliyor!

<p style="font-size:

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
Suç Örgütü Yöneticisi Serbest, Başkanlar Tutuklu!
+ -

Yorumlar kapalı.

Giriş Yap

İa Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.