1. Haberler
  2. Son Dakika
  3. Demirtaş’ın Fotoğrafı: Umutlar ve Kaybedilenler

Demirtaş’ın Fotoğrafı: Umutlar ve Kaybedilenler

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Selahattin Demirtaş’ın son durumunu yansıtan o fotoğrafa birçoğumuz dikkat kesildik.

Peki, o fotoğrafta neyi gözlemledik?

Bir rehin alınmış lider mi?

Hakkı gasp edilmiş bir siyasetçi mi?

Kandırılmış kitleler mi?

Kırılmış hayaller mi?

Kaybolmuş bir demokrasi mi?

Çalınmış bir yaşam mı?

Süregelen haksızlıklar mı?

O fotoğrafa bakarken, on yıldır hapiste tutulan bir lideri kurtarma mücadelesini veremeyen kalabalıkları da gözlemledik mi?

Hukuksuzluklara karşı duramayan, adaletsizliği ortadan kaldıramayan, anayasasına sahip çıkamayan ve kötü niyeti ortaya çıkaramayan toplumsal yapıyı gördük mü?

Yargıyı siyasi amaçlar için kullanan bir iktidarı bir türlü deviremeyen ülke gerçeklerini gözlemledik mi?

Öğrenilmiş çaresizlikle her durumu kabullenen ve umudu arayamadığı için sürekli zaman ve kan kaybeden tüm muhalefeti gördük mü?

Demirtaş’ın fotoğrafına bakıp düşüncelerimizi bir kenara bırakalım ve ülkenin on yıl öncesini hatırlayalım.

Terör eylemlerinin ardı ardına yaşandığı, 15 Temmuz darbe girişiminin patlak verdiği ve Demirtaş ile HDP milletvekillerinin tutuklandığı tarihi düşünelim. Türkiye’nin siyasi dinamiklerinin köklü bir değişim geçirdiği o yılı hatırlayalım.

2016 yılına odaklanalım.

Yakın bir gelecekte, yöneticiler ülkeyi olağanüstü hal ilan ederek yönetmeye başlayacak ve kanun hükmünde kararnamelerle tüm devlet kurumlarını yeniden yapılandıracaklardı. Siyasetin merkezine “güvenlik” ve “beka” söylemleri yerleşecek, ordu, yargı ve bürokrasi şahsi niyetler doğrultusunda şekillenecekti.

Henüz tam olarak bilmiyoruz.

Artık kimse özgürlükten bahsedemeyecek. Siyaset tehditler üzerinden yürütülecek.

Parlamenter sistem terk edilecek, başbakanlık makamı ortadan kalkacak. Yürütme güçleri tek elde toplanacak, Cumhurbaşkanının tarafsızlık ilkesi göz ardı edilecekti. Karar alma süreçleri merkezi bir hale gelecekti.

Henüz bunu da tam olarak bilmiyoruz.

Başkanlık sistemi, iktidarın elindeki gücü artıracak ancak beraberinde ekonomik ve kültürel bir çöküş halkın destek kaybına neden olacaktı. Muktedirler, artan güçlerine karşın azalan desteklerinin yarattığı tehditleri ortadan kaldırmak için daha da sertleşeceklerdi. Yerel seçimlerde muhalefetin kazandığı destek, siyasallaşmış yargı tarafından etkisiz hale getirilmeye çalışılacaktı.

Henüz bunu da bilmiyoruz.

Demirtaş’tan sonra Osman Kavala’nın da tutuklanacağını, Ekrem İmamoğlu’nun da hapse gireceğini, gazetecilerin ardı ardına gözaltına alınacağını, basın özgürlüğüne yönelik sansürlerin artacağını, hukukun hiçe sayılacağını, anayasanın yok sayılacağını ve HDP’nin karmaşık bir duruma düşeceğini, Cumhuriyet Halk Partisi’nin ise ciddi zarar göreceğini henüz bilmiyoruz.

Şimdi Demirtaş’ın o fotoğrafına bir de 2016 yılından bakalım.

O gün eğer gökyüzüne bir perde gerilmiş olsaydı ve üzerine bu fotoğraf yansımış olsaydı; bize “On yıl sonra Demirtaş hâlâ hapiste olacak ve muhalefet her yerden darmadağın edilecek” denilseydi…

Fotoğrafa baktığımızda, önce Demirtaş’ın ağırlaşmış saçlarını mı yoksa kendi basiretsizliğimizi mi görürdük?

Bugünlerde bahsedilen devlet aklından bize ne? Bizim görevimiz, o aklı başından almak ve kendi aklımızı artık bir araya toplamak.

 

 

 

 

 

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
Demirtaş’ın Fotoğrafı: Umutlar ve Kaybedilenler
+ -

Yorumlar kapalı.

Giriş Yap

İa Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.