CHP’nin tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, mevcut süreçle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
“ARTIK SAMİMİYET VE MERTLİK ZAMANI”
Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda İmamoğlu, “Ülkemiz için tarihi önemdeki ‘terörsüz ve demokratik Türkiye’ süreci için hazırlanan rapor sonrası, artık samimiyet ve mertlik zamanıdır” ifadelerini kullandı.
İmamoğlu, “AİHM ve AYM kararları derhal uygulanmalıdır” diyerek, “Can Atalay hemen tahliye edilmeli ve milletvekilliği görevine başlamalıdır. Selahattin Demirtaş derhal serbest bırakılmalıdır. Tayfun Kahraman derhal tahliye edilmelidir. Kayyım uygulamalarına son verilmeli, ‘İki Ahmet’, Ahmet Türk ve Ahmet Özer görevlerine dönmelidir. İBB ve diğer davalarda tutuksuz yargılama yapılmalıdır. Alican Uludağ ve tutuklu gazeteciler derhal tahliye edilmelidir” şeklinde çağrılarda bulundu.
İmamoğlu’nun açıklamaları şöyle devam etti:
“TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, çalışmalarını sona erdirerek hazırladığı raporu kamuoyuna sunmuştur. Ülkemiz için tarihi önemdeki ‘terörsüz ve demokratik Türkiye’ süreci için hazırlanan rapor sonrası, artık samimiyet ve mertlik zamanıdır.”
İktidar ve devletin ilgili kurumları derhal harekete geçerek, milletimizin taleplerini karşılamalıdır.
Cumhuriyetimiz, hem topraklarımızın hem de coğrafyamızın parlayan güneşi olacak kudrete sahiptir.
Türkiye’nin büyüklüğüne uygun bir barış sağlamak, demokrasi ve hukuka doğru ilerlemek artık bir tercih değil, zorunluluktur!
AİHM ve AYM kararlarının gereği yerine getirilmelidir.
Can Atalay derhal tahliye edilmeli ve milletvekilliği görevine başlamalıdır.
Selahattin Demirtaş derhal serbest bırakılmalıdır.
Tayfun Kahraman, derhal tahliye edilmelidir.
Kayyım uygulamalarına son verilmeli, ‘İki Ahmet’, Ahmet Türk ve Ahmet Özer görevlerine dönmelidir.
İBB ve diğer davalarda tutuksuz yargılama yapılmalıdır.
Alican Uludağ ve tutuklu gazeteciler derhal tahliye edilmelidir.
Seçilmiş siyasetçiler, uydurma beyanlarla rehin alınırken, iktidara itiraz eden sıradan vatandaşlar dahi gözaltına alınmakta ve tutuklamalara maruz kalmaktadır. Bu durum, sürecin sağlıklı bir şekilde işlemesi ve nihayet bulması için engel teşkil etmektedir.
İktidarın yargı üzerindeki keyfi uygulamaları sona ermeden kimse kendini güvende hissedemez ve gerçek anlamda pozitif bir barış sürecine geçiş yapılamaz.
Şimdi tüm siyasi partilere ve Gazi Meclise düşen görev, hukukun tesisini sağlamak ve bu kardeşlik sürecini demokrasi ile tamamlamaktır. Aksi takdirde, komisyonun raporu sıradan bir kağıt parçasına dönüşecek ve Meclisin onuru zedelenmiş olacaktır.
Tercihinizi yapın!
Hamaset ve aldatmaca mı?
Yoksa samimiyet ve mertlik mi?
Milletimiz sizi izliyor!
Artık tek bir gün bile mazeretiniz yoktur!
TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, çalışmalarını sona erdirerek düzenlediği raporu kamuoyuna sunmuştur. Ülkemiz için tarihi önemdeki “TERÖRSÜZ VE DEMOKRATİK TÜRKİYE” süreci için hazırlanan rapor sonrası, artık samimiyet ve mertlik zamanıdır.
İktidar ve…


