(İSTANBUL)- CHP’nin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, “Kendini devletin sahibi ve ülkenin hâkimi olarak gören, milli iradeyi teferruat sayan bir grup insan, Cumhuriyetimize ve demokrasimize karşı bir plan içerisindedir. Milli iradeden korkan ve sandıktan kaçan iktidar sahipleri, 19 Mart 2025 tarihinde oldukça keyifliydiler. Siyasi kariyerimi sona erdirdiklerini, muhalefetin gücünü kırdıklarını ve gelecek seçimde başarı elde edeceklerini düşünüyorlardı. Ancak bu hevesleri kursaklarında kaldı. Çünkü unuttukları bir şey vardı: Bu topraklarda egemenlik milletindir ve hiçbir güç, milletten daha büyük değildir. Ne yaparlarsa yapsınlar, bizi seçme ve seçilme hakkı elinden alınmış, hak ve hürriyetleri yok edilmiş, özgüvenini kaybetmiş bir millet durumuna getiremeyecekler” dedi.
CHP, İstanbul Halkalı’da Yahya Kemal Beyatlı Gösteri Merkezi’nde “Benim Adım Özgürlük: Sanatın, Sözün ve Özgürlüğün Buluşması” temalı bir etkinlik gerçekleştirdi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dr. Dilek Kaya İmamoğlu ve pek çok sanatçının katıldığı etkinlikte, İmamoğlu Silivri’den gönderdiği bir mektup ile duygularını paylaştı. Mektubu okuyan CHP İstanbul İl Başkanı Çelik, İmamoğlu’nun şu sözlerine yer verdi:
“Canımdan aziz, sevgili yol arkadaşlarım; kıymetli dostlarım, hemşerilerim, kardeşlerim… Hepinizi saygı, sevgi ve hasretle selamlıyorum. Sizler, ‘Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir’ diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yol arkadaşlarısınız. Hiçbir güç, özgürlük ve bağımsızlık mücadelenizden sizi alıkoyamaz. Adalet yolunda dimdik yürüyüşünüze engel olamaz. Bu gerçeği bir yıldır her hafta meydanlarda, ilçelerde, şehirlerde kanıtlıyorsunuz. Milletimizin umudu ve geleceğimizin teminatısınız. Sizinle gurur duyuyorum. Sağ olun, var olun. Bu tarihi buluşmanın gerçekleşmesinde emeği geçen herkese ve bu geceyi onurlandıran tüm özgürlük sevdalılarına yürekten teşekkür ediyorum.”
“Hiç kimse, hiçbir güç milletten büyük değildir”
“Sevgili dostlarım; milletçe yaşadığımız bu zor günlerin ve hepimizin katlandığı bu ağır yüklerin tek nedeni şudur: Kendini devletin sahibi ve ülkenin hâkimi sanan, milli iradeyi teferruat gibi gören bir avuç insan, Cumhuriyetimize ve demokrasimize karşı bir tertip içerisindedir. Hukuksuzlukları ve zorbalıklarıyla ülkemizi ekonomik, siyasi ve idari krizlere mahkûm etmişlerdir. Milli iradeden korkan ve sandıktan kaçan iktidar sahipleri, 19 Mart 2025 tarihinde oldukça keyifliydiler. Siyasi hayatımı sona erdirdiklerini ve muhalefetin gücünü kırdıklarını düşünüyorlardı. Ancak bu hevesleri kursaklarında kaldı. Çünkü unuttukları bir gerçek var: Bu topraklarda egemenlik milletindir ve hiçbir güç, milletten büyük değildir.
“Biz cesaretiz, biz umuduz”
Ne yaparlarsa yapsınlar, bizi seçme ve seçilme hakkı elinden alınmış, hak ve hürriyetleri yok edilmiş, özgüvenini kaybetmiş bir millet haline getiremeyecekler. Bizim adımız özgürlüktür, adaletin adıdır. Biz cesaretiz, biz umuduz. Bizler herkes için her yerde önce adalet, önce hürriyet isteyenleriz. Kendisi için neyi hak görüyorsa, başkası için de aynısını hak görenleriz. İster zindanda, ister meydanda; biz her koşulda doğruluğun, iyiliğin ve sevginin yanında duracağız. Elbette başaracağız, elbette kazanacağız. Milletçe aldığımız her nefes özgür, yaşadığımız hayat baştan sona adil olacak. Her şey çok güzel olacak.”
