1. Haberler
  2. Son Dakika
  3. İzmir’de Taşınmaz Krizi: CHP’den Sert Tepki!

İzmir’de Taşınmaz Krizi: CHP’den Sert Tepki!

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

28 Mart 2026 21:38

Güncelleme: 28 Mart 2026 22:05

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, taşınmazların Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devri hakkında bir basın toplantısı düzenledi. Türeli, “Bu zulme boyun eğmeyecek, İzmir halkının ortak malını iktidarın siyasi ajandasına kurban etmeyeceğiz” sözlerini vurguladı.

İzmir’de devri planlanan üç taşınmazın İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden tahliyesinin istenmesi, tartışmaları alevlendirdi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ve diğer yerel yöneticiler, bu tahliye ve devir kararına karşı tepkilerini sürdürüyor. Türeli’nin açıklaması ise bu tepkilere eşlik etti ve “Bu zulme boyun eğmeyecek, İzmir halkının ortak malını iktidarın siyasi ajandasına kurban etmeyeceğiz” dedi.

Türeli’nin basın açıklamasında şu hususlara dikkat çekildi:

“İzmir’in tarihi değerlerinden olan Meslek Fabrikası, Egemenlik Evi, Gasilhane ve Namazgâh Hamamı gibi taşınmazların mülkiyet durumu, son dönemdeki ‘gizli devir’ işlemleri ve hukuki ihtilaflarla gündeme gelmiştir. İzmir halkının vergileriyle restore edilen ve kent yaşamına kazandırılan bu değerler, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 30. maddesi gerekçe gösterilerek, hukuka ve demokrasiye aykırı bir şekilde İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden alınmak istenmektedir.

Taşınmazların El Konulma Süreci ve Tarihsel Arka Plan

Bahsi geçen taşınmazlarla ilgili mülkiyet tartışmaları, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne herhangi bir bildirimde bulunmadan Tapu Müdürlüğü üzerinden gerçekleştirdiği “sessiz tescil” işlemiyle başlamıştır. Devam eden hukuki süreçte, İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından Meslek Fabrikası için verilen “ihtiyati tedbir” kararının Mart 2026 başında kaldırılması, bu haksız el koyma girişimini tahliye baskısına dönüştürmüştür. 23 Mart 2026 tarihine kadar binaların boşaltılması yönündeki tebligat, kentin sosyal ve idari işleyişine doğrudan müdahale anlamına gelmektedir.

Bu yapılar, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bedelsiz devredilmiş mülkler değildir. 1926 yılında Mustafa Kemal Atatürk imzasıyla belediyeye devredilen Meslek Fabrikası, 2007 yılında vakıf şerhi bedeli ödenerek tamamen belediye mülkiyetine geçmiştir. 135 yıllık geçmişe sahip olan Egemenlik Evi ise, 2006 yılında TBMM Vakfı’nın kapanmasıyla belediyeye geri verilmiştir. Ayrıca, 16. yüzyıl Osmanlı eseri Namazgâh Hamamı ve gasilhane de belediyenin mülkiyetinde korunmaktadır.

Belediyenin Taşınmazları Kullanma Usulü ve Sosyal Etki

İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu taşınmazları ticari gayelerle değil, kamu hizmetine yönelik olarak kullanmaktadır. Meslek Fabrikası, 29 merkezde 145 bin kursiyere eğitim sunmuş ve 37 bin kişiyi istihdam etmiştir. Egemenlik Evi, 2020 depremi sonrası belediye hizmet merkezi olarak kullanılmakta; Namazgâh Hamamı ise tarih turizmine katkıda bulunan bir kültürel varlık olarak değerlendirilmektedir. Gasilhane ve morg alanı, yılda 55 bin ev ziyareti yapan “Evde Bakım Birimi”nin lojistik merkezi ve afet deposu olarak işlev görmektedir. İzmir Büyükşehir Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışıyla İzmirlilere hizmet vermekte ve büyük kaynaklar kullanmaktadır.

Yatırımlar, Kamu Yararı ve Taşınmazların Belediye Bünyesinde Kalma Gerekliliği

Taşınmazların belediye bünyesinde kalması, harcanan kamu kaynakları ve sunulan hizmetlerin sürekliliği açısından önemlidir. Namazgâh Hamamı’na yaklaşık 51,5 milyon TL yatırım yapılmışken, Meslek Fabrikası için 17 milyon TL’lik restorasyon gerçekleştirilmiştir. Bu yapıların tahliyesi, halkın vergileriyle yapılan yatırımların boşa gitmesine ve sunulan hizmetlerin durmasına yol açacak, ayrıca yerel yönetimi doğrudan etkileyecektir. Kamu yararı gereği, bu yapıların yerel yönetimin tasarrufunda kalması ve halka hizmet vermeye devam etmesi elzemdir.

Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün CHP’li belediyelere yönelik bu uygulaması, bir tür cezalandırma şekline dönüşmüştür. Bu durumdan en çok İzmir halkı etkilenecek ve yerel yönetim zarar görme riskiyle karşı karşıya kalacaktır. Parasını ödeyerek devraldığınız taşınmazların tapusuna yıllar sonra el konulmasının mantıklı bir gerekçesi bulunmamaktadır.

Ayrıca, İzmir’de UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Tarihi Kemeraltı Çarşısı ve çevresinde, belediye ve TARKEM verilerine göre yaklaşık 700 yapının acil restorasyon ihtiyacı bulunduğu tespit edilmiştir. Bu bağlamda, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün söz konusu taşınmazlara el koymak yerine, acil restorasyon ihtiyacı olan yapıları kamuya kazandırması daha faydalı olacaktır.

Hukuki Zemin ve Anayasal Aykırılıklar

Önemli bir diğer husus ise, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 30. maddesinin Cumhuriyet Halk Partisi tarafından Anayasa Mahkemesi’ne taşınmış olmasıdır. Mevcut uygulama, Anayasa’nın “İdarenin Bütünlüğü” (Madde 123), “Yerel Yönetimlerin Özerkliği” (Madde 127), “Mülkiyet Hakkı” (Madde 35) ve “Ölçülülük” (Madde 13) ilkeleriyle çelişmektedir. Yerel halkın bütçesiyle kamulaştırılan ve restore edilen mülklerin merkezi yönetime devri, mülkiyet hakkının özüne zarar vermekte ve idari özerkliğe müdahale etmektedir.

Bu zulme boyun eğmeyecek, İzmir halkının ortak malını iktidarın siyasi ajandasına kurban etmeyeceğiz.

İzmir sahipsiz değildir!

 

 

 

 

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
İzmir’de Taşınmaz Krizi: CHP’den Sert Tepki!
+ -
Giriş Yap

İa Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.