1. Haberler
  2. Son Dakika
  3. CHP’nin Krizi: Yeni Otoriter Dönüşüm Beliriyor

CHP’nin Krizi: Yeni Otoriter Dönüşüm Beliriyor

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

CHP’ye yönelik “mutlak butlan” süreci, yalnızca bir parti içi iktidar mücadelesi ya da yargının siyasete müdahalesinin ötesinde, daha derin bir anlam taşıyor. Bu durum, partinin seçim mekanizmalarının hiçe sayılması, üye ve delege iradesinin askıya alınması ve yargı aracılığıyla siyasi alanın yeniden şekillendirilmesi gibi ciddi bir tabloyu gözler önüne seriyor. Ancak bu tablonun en önemli boyutu, Türkiye’deki rejimin ulaştığı yeni eşiği yansıtmasıdır.

19 Mart sonrasında, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması, belediyelere ve CHP’li aktörlere yönelik operasyonlar, Türkiye’nin rekabetçi otoriterlikten hegemonik bir otoriterliğe doğru kaydığına dair önemli işaretler taşıyor. Seçimlerin hâlâ yapıldığı ve muhalefetin kazanma şansını sürdürebildiği bir sistemden, muhalefetin seçim kazanma kapasitesinin sistematik olarak daraltıldığı ve kontrol edilen bir muhalefet konumuna itildiği yeni bir aşamaya geçiliyor. Bu bağlamda, CHP’ye yönelik polis baskısı ve seçilmiş genel başkanın değiştirilmesi, bu dönüşümde açılan keskin bir yarık olarak değerlendirilebilir. Ancak, Türkiye açısından bu sürecin daha derin bir boyutu olduğunu düşünmekteyim: yeni kurucu anlatının, eski kurucu mirası yeniden düzenleme çabası.

Bu yazıyı “mutlak butlan” sürecinden önce düşünmeye başlamıştım. Ardından Kılıçdaroğlu’nun bayram mesajı ve Bülent Kuşoğlu’nun iahaber’te Cansu Çamlıbel’e verdiği röportaj geldi. Kılıçdaroğlu, attığı adımın olası sonuçlarıyla birlikte, Erdoğanizm’in ikinci aşamasındaki “yeni devlet koalisyonuna” eklemlendiğini gösteriyordu. Kuşoğlu’nun mülakatında siyaset, bildiğimiz rekabet alanı olmaktan çok “devletin sürekliliği”, “Erdoğan sonrası kontrollü geçiş”, “kaosun önlenmesi” ve “büyük resim” üzerinden tanımlanıyordu. Bu dil, Türkiye’de Erdoğanizm’in ikinci aşamasını anlamak açısından önemli bir gösterge. Dış politika, jeopolitik belirsizlik, küresel düzenin parçalanması ve “devlet aklı” vurgusu, iç siyaseti daraltan ve muhalefeti yeniden şekillendiren bir kaldıraç işlevi görüyor. Bazı muhalif aktörler ise bu anlatıya dâhil olmaktadır.

Erdoğanizm’in ikinci aşaması

Erdoğanizm’in ilk aşaması, eski seçkinlere karşı “gerçek halkın” iktidara yürüyüşü anlatısını içeriyordu. Ak Parti’nin kuruluş anlatısı, vesayetçi devlet elitlerine, askeri müdahalelere, başörtüsü yasaklarına, yargı müdahalelerine ve toplumsal dışlanmalara karşı şekillenmişti. Bu anlatıda CHP, genellikle eski merkez ve statükonun sembolü olarak kodlandı. Bu söylemin toplumsal karşılık bulmasının nedeni yalnızca propaganda gücü değildi; Türkiye’nin yakın tarihinde devlet eliyle üretilmiş dışlanmalar, eşitsizlikler ve mağduriyetler mevcuttu. Ayrıca, Türkiye sağının yakıtı da bu tarihsel CHP karşıtlığıydı. Ak Parti, bu hafızayı iktidarı boyunca siyasi sermayeye dönüştürdü. CHP ise zaman zaman eylem ve söylemleriyle bu anlatıyı güçlendirdi.

Günümüzde ise farklı bir aşamadayız. Erdoğanizm artık kendisini seçkin elitlere karşı halkın temsilcisi olarak değil, yeni merkezin kendisi olarak inşa ediyor. Savunma sanayii, milli teknoloji, güvenlik mimarisi, yeni anayasa, jeopolitik güç, “terörsüz Türkiye”, kontrollü normalleşme hamleleri ve “Türkiye Yüzyılı” söylemi, tek tek politika başlıkları değil; birlikte değerlendirildiğinde yeni bir kurucu anlatının parçaları olarak öne çıkıyor. Bu anlatının temel iddiası, eski Cumhuriyet’in eksik, vesayetçi ve kriz üreten mirasının aşıldığı, yerine daha güçlü, merkezi, güvenlikçi ve iddialı bir devlet aklının kurulduğudur.

Bu iddia sadece bugünü değil, Erdoğan sonrası dönemi de şekillendirme amacını taşımaktadır. Uzun süre iktidarda kalan yönetimler için mesele, bir noktadan sonra yalnızca seçimi kazanmak değildir; devleti, milleti, tarihi ve meşruiyetin sınırlarını yeniden tanımlama iddiası başlar. Kim halktır, kim devletin meşru parçasıdır, kim içeridedir, kim dışarıdadır; bu sınırlar yeniden çizilecektir. Öte yandan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaşı nedeniyle, Ak Parti’de Erdoğan sonrası tartışmalarının yapılmaması pek gerçekçi görünmemektedir. Bu nedenle, bugünkü hamleleri yalnızca yargının araçsallaştırılması veya muhalefetin baskılanması olarak değil, kurucu meşruiyet üretme çabası olarak değerlendirmek gerekmektedir.

Bu kurucu iddianın önündeki en büyük engel CHP’dir. Tarihsel yüklerine, hatalarına ve iç krizlerine rağmen CHP, Cumhuriyet’in kurucu hafızasıyla bağı olan temel siyasal aktördür ve sevmeyenleri için bile meşru bir siyasi temsili vardır. Erdoğanizm’in ikinci aşaması ise bu kurucu hafızayı tamamen reddetmekten ziyade, onu yeniden yorumlayarak CHP’yi bu sahiplenmenin dışına itme çabasındadır. Bu senaryodaki CHP, bir iktidar alternatifi değil, figüran konumuna düşmektedir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yönetiminin sona ermesinin ardından parçalanmış, toplum nezdinde itibarını kaybetmiş ve Cumhuriyet’in kurucu rolünü terk etmiş bir CHP tasavvur edilmektedir. Bu yeni Türkiye’nin kurucusu ve mimarı Ak Parti’dir. Hatta bu anlatıda, Erdoğanizm’in ilk döneminden farklı olarak, toplumda hala güçlü bir karşılığı olan Atatürk de sahiplenilmektedir. İktidar, “CHP’siz Atatürkçülük” anlatısını, devlet kapasitesi, savunma sanayii, stratejik otonomi ve güçlü devlet fikri çerçevesinde konumlandırmaktadır.

Yeni devlet koalisyonu, yeni anlatı

Mutlak butlan süreci tam olarak burada anlam kazanıyor. Bu hamle, CHP’nin bugünkü liderliğini sorgularken, partinin kendi kendini yönetme yeteneğini de hedef alıyor. CHP, iktidara alternatif olmaktan öte, kendi meşruiyetini kanıtlamak zorunda bırakılmak isteniyor. Bugünün meselesi, CHP’nin zayıflatılmasının yanı sıra, rakip kategorisinden çıkarılıp “yönetilemez”, “kriz üreten”, “devletin doğal sorunu” olarak tanımlanmasıdır.

Bu süreç, üç ana mekanizma ile işlemektedir. Birincisi, devletin iktidarla özdeşleşmesidir. Yargı, emniyet, denetleme kurumları, medya ve üniversiteler, giderek rejim aygıtının bir parçası haline getirilmektedir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi altında zaten zayıflayan denge-denetim mekanizmaları, sadakat ağlarıyla daha da aşındırılmaktadır.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
CHP’nin Krizi: Yeni Otoriter Dönüşüm Beliriyor
+ -

Yorumlar kapalı.

Giriş Yap

İa Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.