98. Akademi Ödülleri, 15 Mart gecesi Los Angeles’ta gerçekleştirilen bir törenle sahiplerini buldu. “En İyi Film”, “En İyi Uluslararası Film”, “En İyi Erkek Oyuncu” ve “En İyi Casting” kategorilerinde yarışan “Gizli Ajan” (O Agente Secreto), ödül alamasa da Brezilya sinemasının son dönemindeki yükselişine dikkat çekti.
Geçtiğimiz yıl Walter Salles’in yönettiği “Hâlâ Buradayım” (Ainda Estou Aqui) ile Brezilya, “En İyi Uluslararası Film” Oscar’ını kazanmış ve filmin başrol oyuncusu Fernanda Torres “En İyi Kadın Oyuncu” dalında aday gösterilmişti.
Bu yıl ise Kleber Mendonça Filho’nun yönetmenliğini üstlendiği “Gizli Ajan”, dört adaylıkla dikkatleri üzerine çekti. Törenden ödülsüz dönmüş olsa da, Brezilya’nın toplumsal hafızasını, kentsel deneyimlerini ve politik mücadelesini sinemasal bir dille aktarma yeteneği sayesinde Kleber Mendonça Filho’nun adını önümüzdeki yıllarda daha sık duyacağız.
“Gizli Ajan”, aday olduğu kategorilerin hiçbirinde favori olarak gösterilmiyordu. Ancak bu yıl ilk kez verilen “En İyi Oyuncu Kadrosu” (Best Casting) dalında ödül alarak güzel bir sürpriz yapabilirdi. Bu sürpriz, Brezilya sinemasına yaraşır bir durum olabilirdi; çünkü filmdeki her bir rol, Brezilya siyasetine dair belirli bir görüşü temsil ediyor.
Ayrıca, filmin oyuncu kadrosunda bu ödüle aday olan “Kıllı Bacak” karakteri, Brezilya’daki diktatörlük döneminde sansürün sembolü haline gelmiş önemli bir figürdür ve Oscar’ı sonuna kadar hak ediyordu.
Melez Filmlerin Cesur Yönetmeni
Kleber Mendonça Filho, son yıllarda Brezilya’nın uluslararası alanda en çok dikkat çeken yönetmenlerinden biri olmayı başardı. Politik meseleleri güçlü bir sinema diliyle ele alan Mendonça Filho’nun filmleri genellikle belirli bir janra sığmıyor.
Örneğin, toplumsal gerçekçi bir atmosferde başlayan “Gizli Ajan” filmi, “Kıllı Bacağın” ortaya çıkışıyla büyülü gerçekçi bir havaya dönüşebiliyor. Sinema eleştirmeni Mehmet Açar’ın belirttiği gibi, “Gizli Ajan”ı izlerken “Nasıl bir filmin içindeyim?” sorusunu aklınızdan geçirebilirsiniz.
Mehmet Açar’ın da belirttiği üzere, film bir yandan kara komedi unsurlarını barındırırken diğer yandan melodram ögelerini de içeriyor. Büyük ölçüde “politik gerilim” türünde ilerleyen film, gerektiğinde fantastik unsurları ustalıkla hikâyeye dahil edebiliyor.
Mendonça Filho’nun Juliano Dornelles ile birlikte çektiği “Bacurau” (2019), bilimkurgu ve western unsurlarını harmanlayan melez bir film olarak dikkat çekmişti. 72. Cannes Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’ne layık görülen “Bacurau”, “Gizli Ajan” gibi Brezilya siyasetine dair alegorilerle doluydu.
“Bacurau”, bir kaza sonucu yola saçılmış boş tabutlar ve yerde kanlar içinde yatan bir adamın cansız bedeniyle açılıyordu. “Gizli Ajan” da benzer bir şekilde izleyiciyi bekleyen tekinsiz olaylara işaret eden bir sahneyle başlıyor.
İlk sahnede, bir benzin istasyonunda geçen olaylar bizi 1977 yazına, karnaval dönemine götürüyor. İnsanlar samba eşliğinde eğlenirken, askerî rejim altında yaşanan şiddetin gündelik hayatın bir parçası haline geldiğini görüyoruz. Polis, gazeteye örtülü halde günlerdir yerde çürümekte olan bir cesetle ilgilenmektense, benzin alan sürücüyü haraca kesmeyi tercih ediyor.
Armando Solimões adındaki sürücü, üniversitede elektrikli otomobil projesi üzerinde çalışan bir akademisyendir. Siyasete karışmamış olmasına rağmen, üzerinde çalıştığı projeyle askerî yönetimin dikkatini çekmiş ve karısıyla birlikte hedef haline gelmiştir.
Armando rolünde, Oscar’a aday gösterilen performansıyla Wagner Moura’yı izliyoruz. Armando’nun yolculuğu, Brezilya’daki askerî rejim döneminden önemli bir kesit sunmakla kalmıyor, devlet terörünün sıradan hayatlara nasıl derinden nüfuz edebildiğini gözler önüne seriyor.
“Gizli Ajan”, askerî diktanın kendi gerçekliğini nasıl acımasızca dayattığını sadece ana karakterin hikâyesiyle değil, yan karakterler ve yan öykülerle de derinlikli bir şekilde gösteriyor. Diktatörlük dönemi sona erse bile, o dönemden kalan gerçekliklerin günümüzde de etkisini sürdürdüğünü açıkça görebiliyoruz.
“Gizli Ajan” filminde Wagner Moura
Sansürü Aşan Bir Şehir Efsanesi: “Kıllı Bacak”
“Gizli Ajan”ın en dikkat çekici sahnelerinden biri, film boyunca ara sıra ortaya çıkan ve bedeninden kopmuş bir bacağın canlanarak Recife sokaklarında dolaşmasıdır. Bu sahne, parktaki gençlere, eşcinsellere ve seks işçilerine saldırdığı anlarla izleyiciyi etkisi altına alıyor.
Bu fantastik sahne, gerçek bir şehir efsanesine dayanmaktadır. Yönetmen Mendonça Filho’nun çocukluğu, 1970’lerde askerî diktatörlük altında, Recife’de geçmiş. Bu dönemde yerel gazetelerde kıllı, bedensiz bacaklar hakkında hikâyeler yer aldığını hatırlayan Mendonça Filho, yıllar sonra bu hikâyelerin Raimundo Carrero adlı bir yerel gazeteci tarafından sansürü aşmak için yazıldığını keşfetmiştir.
Mendonça Filho, “Arşivlerdeki gazetelere dönüp baktığınızda, kıllı bacak hakkında yazılmış orijinal haberlere rastlayabilirsiniz ve bunlar tamamen ciddi bir dille yazılmıştı,” diyor. “Ancak şiddet eylemlerinin faili olarak kıllı bacak gösteriliyordu ve bu da büyük bir sansasyon yaratmıştı.” şeklinde ekliyor.
Böylelikle Recife’de ortaya çıkan “Kıllı Bacak” efsanesi, etkili bir sansür stratejisi haline gelmiştir. Askerî diktatörlük döneminde gazeteciler ve köşe yazarları, polis şiddeti ve devlet kaynaklı suçları doğrudan yazamadıkları için, bu olayları “Kıllı Bacak yaptı” diyerek anlatmaya yönelmişlerdir.
“Kıllı Bacak” sayesinde hem metinler sansürü aşmış hem de okurlar gerçeği anlayabilmiştir: Parktaki eşcinseller saldırıya mı uğradı? Kesin “Kıllı Bacaktır”. İnsanlar durduk yere ortadan kayboluyor mu? Elbette “Kıllı Bacak” yüzünden. Zamanla bu şehir efs

