TBMM’de kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun raporunda yer alan “yeni anayasa” ifadesi, siyasi arenada önemli bir hareketlilik yarattı. AKP kaynakları, hazırlanan anayasa taslağının Cumhurbaşkanı’na sunulmaya hazır olduğuna dair bilgiler paylaşıyor. Buna karşın, muhalefet partileri daha temkinli bir tutum sergilemekte.
Cumhuriyet’ten Merve Kılıç’ın aktardığına göre, TBMM’deki Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu’nda “Yeni bir anayasa hazırlama konusu, komisyonumuzun görev alanında olmamakla birlikte, ülkemiz için tehir edilemez bir sorumluluk olarak önümüzde durmaktadır. Komisyonun çalışmaları sonucunda, raporda önerilen düzenlemeler ile siyasi partilerin daha önce kamuoyuna sunduğu raporlarda ifade edilen demokratik, sivil, özgürlükçü ve katılımcı bir anayasaya ihtiyaç duyulduğu da aşikârdır” ifadeleri, yeni anayasa hazırlıklarına yönelik dikkatleri üzerine çekti. AKP kulislerinde, raporun yalnızca bir tavsiye metni olmaktan öteye geçtiği ve anayasa taslağının ana çerçevesini oluşturduğu konuşuluyor. Taslağın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sunulmak için hazır olduğu belirtiliyor.
Yeni anayasa çalışmaları hız kazanıyor
AKP’nin uzun süredir gizli yürüttüğü yeni anayasa çalışmasının hızlandığı ifade ediliyor. Parti yönetimine yakın kaynaklar, metnin büyük ölçüde tamamlandığı ve siyasi çerçevenin netleştiği yönünde değerlendirmelerde bulunuyor. Kulislerdeki bilgilere göre, taslak sadece teknik bir metin olmaktan ibaret değil; “süreç” başlığı altında oluşan siyasi uzlaşma zeminini anayasal güvenceye dönüştürmeyi amaçlayan bir yapı barındırıyor. Parti yetkilileri, raporun anayasa metninde doğrudan referans gösterilmeyeceğini ancak “anayasanın ruhunu şekillendirecek temel belge” işlevini göreceğini vurguluyor.
Öne çıkan üç başlık
AKP çevrelerinde yapılan değerlendirmelerde üç ana başlığın ön plana çıktığı ifade ediliyor:
– Temel hak ve özgürlüklerin yeniden tanımlanması: Hak odaklı bir dilin güçlendirileceği ve belirli maddelerde çerçeve düzenlemelere gidileceği konuşuluyor.
– Yerel yönetimlerin yetki alanlarının genişletilmesi: İdari vesayetin sınırlarının daraltılması ve yerinden yönetim anlayışının artırılması hedefleniyor.
– Demokratik katılım ve temsil mekanizmalarının güçlendirilmesi: Sivil toplum, meslek örgütleri ve yerel inisiyatiflerin karar alma süreçlerine daha fazla dahil edilmesine yönelik düzenlemeler üzerinde duruluyor.
Parti içindeki bazı isimler, bu başlıkların “yeni anayasanın demokratik meşruiyetini güçlendirecek çerçeve” olarak sunulacağını savunuyor.
Muhalefet temkinli bir yaklaşım sergiliyor
CHP ve DEM Parti’nin sürece yaklaşımının belirleyici olacağı ifade ediliyor. AKP kaynakları, “kapıların tamamen kapalı olmadığı” görüşünde bulunsa da, muhalefet kulislerinde “süreç” başlığının anayasa değişikliğine meşruiyet sağlamak amacıyla kullanılabileceği konusunda temkinli bir yaklaşım hâkim. Muhalefet temsilcileri, özellikle güçlendirilmiş parlamenter sistem tartışmaları ve kuvvetler ayrılığı ilkesinin nasıl ele alınacağının belirleyici bir unsur olduğunu vurguluyor. Bu bağlamda, anayasa taslağının yalnızca içeriği değil, hazırlanma yöntemi açısından da değerlendirileceği belirtiliyor. Sürece başından beri karşı çıkan ve komisyonda yer almayan İyi Parti’nin ise anayasa değişikliği konusunda kapıları kapatmayı sürdüreceği ifade ediliyor.
