Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Sözcü TV’de Uğur Dündar ile gerçekleştirdiği Arena programına katılarak önemli açıklamalarda bulundu.
Yavuzyılmaz, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e yapılan saldırıya sert bir tepki gösterirken, iktidarın politikalarına da eleştirilerde bulundu. Saldırının sadece kişisel bir eylem olmadığını ve iktidarın kutuplaştırıcı söylemlerinin şiddet ortamını beslediğini vurguladı.
Bunun yanı sıra, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı “2024 Yılı Yenilenebilir Enerji Yatırımları Toplu Açılış Töreni”ne, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı tüm personelin zorunlu olarak katılmasının bir “Kuzey Kore” benzetmesiyle ifade edilmesi dikkat çekti.
Yavuzyılmaz’ın programda dile getirdiği bazı noktalar ise şöyle:
*Genel Başkanımıza yönelik korkakça gerçekleştirilen bu alçak saldırıyı en güçlü şekilde kınıyorum. Böyle bir saldırıyı yapabilecek birinin, sadece kriminal ve vicdansız bir kişi olabileceğini düşünüyorum.
*İki çocuğunun canına kıyan bir insanla karşı karşıyayız. Düşünce suçlusu olmadığı halde adalet sisteminde tutuklanmadan serbest bırakılması, onun Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı’na saldırma cüretini göstermesine zemin hazırlamıştır.
*Kutuplaşmış ve zehirli bir siyasi iklimde yaşıyoruz. Genel Başkanımız, rakipleri tarafından sürekli hedef gösteriliyor.
*Cumhurbaşkanı adayımız şu anda tutuklu ve neredeyse mahkeme olmadan, sadece montajlanmış bir görüntüyle hapiste. Ortada bir iddianame dahi bulunmuyor.
*Montajlarla insanlar hapishanelerde acı çekerken, Türkiye’ye hizmet eden masum bireyler baskı altına alınıyor. Bu sürdürülen mücadeleye bağlı olarak baskının seviyesi artıyor ve tehdit haline dönüşüyor.
*Cumhurbaşkanı, aynı zamanda bir siyasi partinin genel başkanı olarak görev yapabiliyor. Bu durum, Cumhuriyet Halk Partisi yöneticilerine yönelik sert ifadelerin de toplum içinde şiddete eğilimli kişilerde yankı bulmasına neden oluyor.
*Toplumda şiddete eğilimli kişiler elbette var. Bu durumun kök nedenleri aileden eğitim sistemine ve toplumsal düzene kadar uzanıyor. Son 20 yılda AK Parti, bu unsurları topluma olumlu göstermek üzere kutsamış durumda.
*Şiddete yönelen bireyler, bu tutumlarıyla toplumda onay alabiliyor. Bir kitle, kendi liderine düzenlenecek bir saldırıyı kınarken, rakiplerine karşı bir saldırıyı olumlu bulabiliyor. Cumhurbaşkanı ise bu durumu beslemeye devam ediyor.
*Bugün sarayda yenilenebilir enerji yatırımlarıyla ilgili bir açılış töreni gerçekleştirilecek. Enerji Bakanlığı’na bağlı tüm personel bu etkinliğe zorunlu olarak götürülüyor.
*Bu durum, Kuzey Kore’deki uygulamalara benziyor. Gelecek aşamada, Tayyip Erdoğan konuşurken kamu görevlilerinin ağlaması ya da gülmesi beklenebilir. Aksi davranışlar ise neredeyse suç sayılabilir.
*Devlet yönetim şekli şu anda ucube bir Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi durumundadır. Her istediğinde Cumhurbaşkanlığı kimliğini kullanabilen bir kişi, aynı zamanda AK Parti Genel Başkanı olarak rakiplerine eziyet etme hakkına sahip olduğunu düşünüyor. Eleştirilere geldiğinde ise bu kimliği değiştirip “Ben Cumhurbaşkanıyım, eleştirilemem.” diyerek savunma mekanizması geliştiriyor.


