Yaşlı Bakımında Kişisel İhtiyaçlara Göre Çeşitli Hizmetler Gerek

Yaşlı bakım hizmetlerinin çeşitlenmesi ve her bireyin ihtiyacına göre uyarlanması gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlar, bakım yükü taşıyan ailelerin de desteklenmesi gerektiğini ifade ediyor.

Haber MerkeziHaber Merkezi
19 okunma

Türkiye’de yaşlı nüfusun artması ile bakım hizmetlerine olan ihtiyaç da artmaktadır. Öğr. Gör. Duygu Deniz Şentürk, yaşlı bakımında evde bakım, huzurevi ve gündüzlü bakım hizmetlerinin birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı. Demans hastalarının profesyonel bakıma ihtiyaç duyabileceği, ailelerin ise bakım yükü nedeniyle zorlanabileceği ifade edildi.

İSTANBUL (İGFA) - Öğr. Gör. Duygu Deniz Şentürk, Türkiye’deki yaşlı bakım hizmetlerinin mevcut durumunu değerlendirirken, yaşlı nüfus artışıyla birlikte bu hizmetlerin çeşitlendirilmesi ve erişilebilirliğinin arttırılmasının önemini dile getirdi.

Yaşlı bakımının sadece huzurevleriyle sınırlı olmaması gerektiğine dikkat çeken Şentürk, temel amacın yaşlı bireylerin bağımsızlıklarını mümkün olduğunca koruyarak, toplumla bütünleşik bir yaşam sürmelerini sağlamak olduğunu belirtti.

“Bakıma Yönelik Hizmetler İhtiyaçlarla Uyumlu Olmalı”

Evde bakım, huzurevi, yaşlı yaşam merkezleri ve gündüzlü bakım hizmetlerinin birbirini destekleyecek şekilde sunulması gerektiğini vurgulayan Şentürk, her yaşlı bireyin ihtiyaçlarının değişken olduğunu dile getirdi.

Günlük yaşam aktivitelerini bağımsız sürdürebilen fakat sosyal desteğe ihtiyaç duyan kişiler için gündüzlü bakım merkezlerinin uygun olabileceğini belirten Şentürk, daha fazla destek gereken durumlarda evde bakımın, sürekli gözetim gereken hallerde ise yatılı bakım hizmetlerinin değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Şentürk, “En uygun yöntem, bireyi mevcut bakım hizmetlerine uydurmak yerine, bakım hizmetlerini bireyin değişen ihtiyaçlarına göre şekillendirmektir.” dedi.

Demans Hastalarında Profesyonel Bakımın Önemi

Demans ve Alzheimer hastalarının bakımında özel bilgi ve becerilere ihtiyaç duyulduğunu kaydeden Şentürk, bu kişilerin unutkanlığın yanı sıra iletişim güçlükleri, yönelim bozuklukları gibi sorunlarla da karşılaşabildiğini ifade etti. Bakım personelinin bu durumları tanıyabilmesi ve hastalarla etkili bir iletişim kurabilmesi gerektiğine dikkat çekti. Şentürk, bakım sırasında hastanın mevcut becerilerinin korunmasının önemini vurguladı.

Her şeyin hastanın yerine yapılmasının zamanla bağımsızlığın kaybına yol açabileceğini belirten Şentürk, yaşamsal faaliyetlere katılımın teşvik edilmesi gerektiğini ifade etti.

Ailelerin Bakım Yükü Hafifletilmeli

Uzun süre yaşlı bireylere bakım vermenin aileler üzerinde fiziksel ve ruhsal yorgunluk yaratabileceğini söyleyen Şentürk, bakım yükünün tek bir kişiye bırakılmasının tükenmişlik riskini artırabileceğini belirtti.

Gündüzlü bakım merkezleri ve geçici bakım hizmetlerinin ailelerin yükünü hafifletmesine yardımcı olabileceğini ifade eden Şentürk, bakım verenlerin dinlenme ve sosyal yaşam sürme ihtiyaçlarının da göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguladı.

Teknolojinin yaşlı bakımında giderek daha fazla yer alacağını söyleyen Şentürk, akıllı saatler, hareket sensörleri, düşme algılama sistemleri ve uzaktan sağlık takibi gibi yeniliklerin yalnız yaşayan yaşlıların güvenliğini artırabileceğini ifade etti. Yapay zeka ve bakım robotlarının ilaç hatırlatma, takip gibi alanlarda kullanılabileceğini belirten Şentürk, teknolojinin insan bakımının yerini almaması gerektiğini belirtti.

Şentürk, “Yaşlı bakımında insan ilişkileri, güven, iletişim ve duygusal destek temel unsurlardır. En uygun yaklaşım, teknolojiyi insan bakımının alternatifi olarak değil, bireyin bağımsızlığını, güvenliğini ve yaşam kalitesini destekleyen bir araç olarak kullanmak olacaktır.” şeklinde konuştu.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın