İstanbul 39. Asliye Ceza Mahkemesi’nde, “boykot” çağrısı soruşturması kapsamında 21 sanığın yargılandığı davanın ikinci duruşması gerçekleştirildi. Aralarında oyuncu Cem Yiğit Üzümoğlu ve sosyal medya fenomenlerinin bulunduğu sanıklardan Üzümoğlu, duruşmada yaptığı savunmada, “Yaşanan ihlallerde ben de tanık ve mağdur oldum. Paylaşımlarımın suç olduğunu düşünmüyorum. Cumhurbaşkanının da benzer boykot çağrıları var. O halde bu nasıl suç olabilir?” dedi. Hâkim’in, Üzümoğlu’nun telefonunda yer alan “Teşkilat dizisinin setini basalım” mesajına yönelik sorusuna ise Üzümoğlu, “Amacımız arkadaşımızın yanında olmaktı, herhangi bir çekimi engellemeyi düşünmedik. Bu bir mesajdı, paylaşım değildi.” şeklinde yanıtladı.
Soruşturma kapsamında 21 sanık, “kişiler arasında ayrımcılık yaparak bir kişinin olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmasını engelleme” ve “basın ve yayın yoluyla halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” suçlamalarıyla 7 yıl 6 aya kadar hapis cezası istemiyle yargılanıyor. Bugünkü duruşma, salonun yetersizliği nedeniyle İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin salonunda gerçekleştirildi.
Duruşma gerilimli başladı; hâkim, avukatların taleplerini reddetti
Duruşmanın başında, avukatlar duruşmanın SEGBİS ile kayıt altına alınmasını talep etti. Ancak hâkim bu isteği geri çevirdi. Ayrıca, avukatların sanıklar hakkında derhal beraat kararı verilmesi yönündeki talepleri de kabul edilmedi. Hâkim, “Sunmanıza gerek yok çünkü kabul etmeyeceğim.” diyerek, talebi tutanağa geçirmeyi reddetti. Avukatların itirazları üzerine hâkim, talebi tutanağa geçirdi fakat beraat talebini “yasal unsurları oluşmadı” diyerek reddetti.
Üzümoğlu: Cumhurbaşkanının da aynı şekilde boykot çağrıları bulunuyor, o zaman bu nasıl suç olabilir?
Mahkemede savunma yapan Cem Yiğit Üzümoğlu, iddianameye yönelik itirazlarını dile getirerek, “Yaşanan ihlallerde ben de tanık ve mağdur oldum. Paylaşımlarımın suç olduğunu düşünmüyorum. Cumhurbaşkanının da benzer boykot çağrıları var. O halde bu nasıl suç olabilir? Suçsuzum, beraatimi talep ediyorum.” dedi.
Hâkim, Üzümoğlu’na, “Teşkilat dizisinin setini basalım” ifadesindeki kastının ne olduğunu sordu. Üzümoğlu, “Basalım” derken, meslektaşlarının yaşadığı mağduriyeti dile getirmeyi kastettiklerini söyledi. Sendikal haklar kapsamında dizinin setine gitmeyi düşündüklerini ancak bunu gerçekleştirmediklerini belirtti.
Yirsutimur: Cumhurbaşkanı da boykot çağrısı yaptığı için bunun bir suç olduğunu düşünmedim
Savunma yapan Aslı Yirsutimur, gözaltı sürecinde maruz kaldığı muameleleri anlatarak, “Nezarethanede bekletildiğim ortamda haksız müdahalelere maruz kaldım. İlacımı alamadığım için baygınlık geçirdim. Boykot paylaşımlarım nefret saikiyle yapılmamıştır ve bu eylemde bulunmadım.” dedi.
Yirsutimur, boykotun ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da boykot çağrıları yaptığını hatırlatarak, “Bu nedenle bunun bir suç olduğunu düşünmedim.” şeklinde konuştu.
Aslan: Boykot yapmak ve boykot çağrısı yapmak suç değildir
Sanık Bekir Aslan, “Boykot yapmak ve boykot çağrısı yapmak suç değildir. Gözaltında haklarımız gasp edildi.” diyerek, beraatini talep etti.
Bulutsuz: Herhangi bir kişi ya da kurumu hedef göstermek gibi bir amacım yoktu
Deniz Bulutsuz, “Savcılıktaki ifademi tekrar ediyorum, herhangi bir kişi ya da kurumu hedef göstermek gibi bir amacım yoktu. Organize olarak bir suç işlemek gibi bir amacım da yoktu.” diyerek suçlamaları reddetti.
Psikiyatrist Özel: Mesleğim gereği böyle bir tutumda bulunmam mümkün değil
Psikiyatrist Muhammet Enes Özel, “Paylaşımlarımda nefret söylemi içeren ifadeler bulunmamaktadır. Mesleğim gereği böyle bir tutumda bulunmam mümkün değil.” diyerek beraatini talep etti.
Akademisyen Germen: Bu paylaşımlar için ne talimat aldım ne de talimat verdim
Sabancı Üniversitesi akademisyeni Seyda Murat Germen, “Kin ve düşmanlığa tahrik etmenin aksi yönünde mücadele ettim. Bu paylaşımlar için ne talimat aldım ne de talimat verdim.” dedi.
Yayıncı Ocak: Nefret ve ayrımcılık suçlamalarını hakaret olarak kabul ediyorum
Yayıncı Zeynep Ocak, “Davaya konu olan hesap şahsıma aittir. Yaptığım yayınlar hukukun uygulanmasıyla ilgilidir. Nefret ve ayrımcılık suçlamalarını hakaret olarak kabul ediyorum.” açıklamasında bulundu.
Avukatlar ve hâkim arasında SEGBİS tartışması
Duruşma esnasında avukatlar ve hâkim arasında SEGBİS kaydına dair bir tartışma yaşandı. Hâkim, SEGBİS kayıtlarının çözümlemesinin zaman aldığını belirtti. Ancak avukatların ısrarı üzerine bu talep kabul edildi ve duruşma yarım saatlik bir aranın ardından SEGBİS bağlantısıyla devam etti.
Savunmaların ardından avukatlar, sanıkların gözaltı süreçlerinde maruz kaldıkları muameleleri anlattı ve mahkemenin suç duyurusunda bulunmasını talep etti. Dosyadaki usul sorunlarına dikkat çeken avukatlar, sanıkların Anayasal haklarını kullandığını vurgulayarak beraatlerini istedi.


Yorumlar kapalı.