(İZMİR) – İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Meslek Fabrikası binasının mülkiyetiyle ilgili tartışmalara sert bir yanıt verdi. Tugay, “Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün hiçbir hakkı olmayan binamızla ilgili tahliye ve tescil işlemleri tamamen haksız ve hukuksuzdur” ifadesini kullandı.
Tugay, Meslek Fabrikası ile ilgili kamuoyunda oluşan belirsizliklere dair yazılı bir açıklama yaptı. Başkan, konuya dair şu noktaları vurguladı:
1. Meslek Fabrikası, herhangi bir vakıf tarafından inşa edilmemiştir; 1908 yılında özel bir şirket tarafından Un fabrikası olarak yapılmıştır.
2. Bu bina, 1926 yılında Mustafa Kemal Atatürk tarafından kamulaştırılmış ve 28 Kasım 1940 tarihinde Belediyemiz adına tescil edilmiştir.
3. Bayezid Baba Vakfı adına bulunan şerhin kaldırılması için, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün talebi üzerine Belediyemiz, 20 Ağustos 2007 tarihinde 1.592.622,23 TL tutarında bir bedeli Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ödemiştir. Bu işlemle birlikte şerh tapudan tamamen kaldırılmıştır.
4. 2015-2017 yılları arasında İzmir Büyükşehir Belediyesi, harabe durumundaki bu tarihi binayı yaklaşık 17 milyon TL harcayarak restore edip “Meslek Fabrikası” adıyla yeniden hizmete açmıştır.
5. Ekim 2025’te, Belediyemize bilgi verilmeden Vakıflar Genel Müdürlüğü, Tapu Müdürlüğü aracılığıyla binayı kendi üzerine tescil ettirmiştir.
6. Meslek Fabrikası, on binlerce vatandaşa meslek eğitimleri sunan ve aktif olarak kullanılan bir kamu hizmeti binaıdır. Bu bina özel mülkiyete ait değildir; tamamen belediyeye aittir. Satışı veya devri kesinlikle düşünülmemiştir.
7. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün binamıza ilişkin tahliye ve tescil işlemi haksız ve hukuksuzdur. Tescil davası ve itiraz süreçlerimiz devam etmekte olup, bu davanın hukuki şartlar altında lehimize sonuçlanması beklenmektedir.
Tüm bu gerçeklere rağmen, meslek fabrikasının aceleyle tahliye edilmeye çalışıldığı gözlemlenmektedir. Tahliye işleminin zorla gerçekleştirilme niyeti olduğu anlaşılmaktadır. Bu kadar haklı olduğumuz bir konuda, belediyenin binalarına el koyma çağrısında bulunmak haksızlık. İzmir halkının beş yıl boyunca belediyeyi yönetmek üzere yetki verdiği siyasi bir irade olarak, belediyenin ve İzmir’in hakkını savunmamız son derece doğaldır. Bu, bizim görevimizdir.
Halkı yanıltıcı beyanlarla aldatmaya çalışmayı bırakmalısınız. Gerçek dışı hukuki ve etik olmayan uygulamalarınıza kılıf uydurma çabalarınıza son verin. İzmir’in hakkına ve hukukuna saygı göstermeye davet ediyorum. “Yeter artık” diyeceğimiz birçok haksızlığınıza bir yenisini daha eklemeyin. Bunu kabul edemeyiz.
