Tokat’ta gece saatlerinde meydana gelen deprem, bölge halkında panik yarattı. AFAD tarafından 5.5 büyüklüğünde olduğu açıklanan sarsıntı, çevre illerde de hissedildi ve vatandaşlar sokağa döküldü. Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde gerçekleşen bu deprem ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, bölgedeki sismik gerginliğin önemine dikkat çekti.
“YIKIM EŞİĞİNİN ALTINDA KALDI”
Ercan, depremin büyüklüğünün bölgedeki yapı stoğu açısından henüz “öldürücü” seviyede olmadığını ifade etti:
• Eşik Değer: Ercan, bölgedeki yıkım eşiğinin 5,9 ile 6,0 arasında değiştiğini belirterek, 5,5’lik sarsıntının yığma taş yapılar dışında büyük bir yıkıma yol açmayacağına inandığını dile getirdi.
• Sığ Odaklı: Depremin 6,5 km derinlikte meydana gelmesinin Samsun’dan Erzincan’a kadar geniş bir alanda güçlü hissedilmesini normal kıldığını vurguladı.
KRİTİK SORU: ANA DEPREM Mİ, ÖNCÜ MÜ?
Depremin karakteristik yapısı üzerine iki farklı senaryo geliştiren Ercan, şu olasılıkları paylaştı:
• Senaryo 1 (Ana Deprem): Eğer bu sarsıntı ana deprem ise, ardından en fazla 4,5 büyüklüğünde artçı depremler yaşanacak ve süreç 3-4 hafta içinde sona erecek.
“7.0 BÜYÜKLÜĞÜNE KADAR ULAŞABİLİR”
• Senaryo 2 (Öncü Deprem): Eğer bu bir öncü deprem niteliğindeyse, ana deprem büyüklüğünün 6,4 ile 7,0 arasında olabileceğini ifade etti. Ercan, bölgenin tarihsel olarak bu büyüklükte depremler üretebilme kapasitesine sahip olduğunu hatırlattı.
TEHLİKE ALTINDAKİ BÖLGELER
Ercan, Tokat’ta Erbaa, Niksar ve Reşadiye arasının oldukça gergin olduğunu belirterek tehlike altındaki bölgeleri şu şekilde sıraladı:
• Batı Hattı: Amasya, Merzifon, Dodurga, Oğuzlar, Ladik, Havza ve Çankırı.
• Doğu Hattı: Ordu-Mesudiye, Sivas-Suşehri, Koyulhisar, Erzincan-Refahiye ve Tercan hattı boyunca gerginlik devam ediyor.

ÇÖZÜM ÖNERİSİ: “DEPREM SANAYİSİ KURULMALI”
Depremlerle mücadelede bilimin ve ekonominin önemine vurgu yapan Ercan, Türkiye’nin savunma sanayisindeki başarısını “deprem sanayisine” de taşımak gerektiğini dile getirdi. Her yapı için “Yer-Yapı Güvenlik Belgesi” alınmasının zorunlu hale getirilmesi gerektiğini savunan Ercan, dar gelirli vatandaşların güvenli konutlara (TOKİ gibi) geçiş yapmalarının hayati önem taşıdığını ifade etti.


