1. Haberler
  2. Son Dakika
  3. Teğmen Ebru Eroğlu Davası: Haksızlık Vurgusu

Teğmen Ebru Eroğlu Davası: Haksızlık Vurgusu

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Haber: Fatih ÖZKILINÇ / Kamera: Kerim UĞUR

(İZMİR) – CHP Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, eski Teğmen Ebru Eroğlu’nun mezuniyet töreninde yemin ettikten sonra Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ihracının iptaline ilişkin açtığı davanın reddini değerlendirdi. Bağcıoğlu, “İlk derece mahkemede Teğmen Ebru için olumsuz bir sonuç çıktı ama bu karar istinafa taşınacak. İtiraz süreci açık. Adli sürece müdahale etmeyi istemiyoruz, ancak bu konuda teğmenlere haksızlık yapıldığını bir kez daha dile getiriyoruz. Sürecin takipçisi olacağız” ifadelerini kullandı.

Bağcıoğlu, ANKA Haber Ajansı Ege Bölge Temsilciliği’ni ziyaret etti. Ziyaret esnasında savunma sanayi ve güvenlik politikalarına dair değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’deki savunma sanayinin son zamanlarda önemli bir ivme kazandığını belirten Bağcıoğlu, “Ancak bu başarıların arkasında 1970 yılından itibaren, özellikle TUSAŞ’ın kurulmasıyla başlayan süreçte, tüm cumhuriyet hükümetlerinin Türk milletine sağladığı maddi kaynakların ve Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin büyük emeğinin bulunduğunu unutmamalıyız. Bugünün başarılarını kutlarken geçmişe de minnet ve şükran göstermeliyiz. Coğrafyamızdaki çatışmalardan alınması gereken önemli dersler var. En önemlisi hava gücü ve hava savunma konuları. Ne yazık ki, Türkiye son 22 yılda yalnızca 30 adet F-16 muharip uçağı envanterine ekledi. Son 14 yıldır yeni bir uçak alınmadı” şeklinde konuştu.

Bağcıoğlu, hava gücü ve savunma sistemleri ile ilgili yürütülen projeler ve tedarik süreçleri hakkında da şunları kaydetti:

“Eurofighter Typhoon’lar tedarik edilmeye çalışılıyor. Sıfır uçaklar, yeni inşa edilen uçaklar İngiltere’den alınacak. Katar ve Umman’dan alım durumu da gündemde. Umut ediyoruz ki bu kriz, bu tedariklerin önünde engel oluşturmaz ve bu uçaklar bir an önce temin edilebilir. Ayrıca Kaan, teknolojik ve harekât bağımsızlığımızın sembolü olarak havada yer almalı. Kaan’ın milli motorunun geliştirilmesi ve envantere girmesi gerekiyor, bu sürecin 2032-2034’ü bulacağını tahmin ediyorum. S-400 hava savunma sistemi de tartışmalara neden oluyor. Şu anda Millî Savunma Bakanı’nın belirttiği gibi harekâta hazır, fakat mevcut sistemlere entegre edilemediği için bağımsız olarak kullanmak durumundayız. Bu durum da harekât kabiliyetini zayıflatıyor. Eğer S-400’ler acil bir ihtiyaçsa, CAATSA yaptırımlarını göze alarak alındıysa, neden şu anda aktif olarak kullanılmıyor? Bu durum bir çelişki yaratıyor. Çevremizdeki ülkeler entegre hava savunma sistemlerini yıllardır kullanırken, biz HİSAR ve SİPER gibi projelerle ancak sınırlı gelişmeler elde edebiliyoruz. 2024 yılında Çelik Kubbe projesine başlayacağımızı duyurduk, bu da büyük bir gecikme.”

Savunma projelerinde yaşanan gecikmelere ve teknolojik eksikliklere dikkat çeken Bağcıoğlu, iktidara çağrıda bulunarak, “Millî hava savunma fırkateyni veya muhribi gibi konular 20 yıldır gündemde. 2024 yılına gelindiğinde belirli bir seviyeye ulaşmasına rağmen, elektronik sistemleri ve hava savunma füzeleri hala projelendirilmekte. Bu konuları mutlaka gündeme getirmeliyiz. Türk Silahlı Kuvvetleri personeli kahramanca görev yapıyor, ancak teknolojik yetersizlikler bazen bu fedakârlıkların önüne geçebilir. İş burada iktidara düşüyor. İktidara sesleniyoruz, şu anda devam eden 3 bin 500 savunma projesi var. Bunlar önceliklendirilmeli, projelere yeterli kaynak ayrılmalı ve hızlandırılmalıdır. Hava gücünün önemi ortada, bu konudaki zafiyetleri eleştirirken geçmişe de saygı göstermeliyiz” dedi.

Bağcıoğlu, ABD ile yürütülen savunma projeleri ve yaptırımların etkileri hakkında da şu bilgileri verdi:

“Amerika’dan iki önemli proje var: F-35 ve F-16 Blok 70. Cumhurbaşkanının ABD ziyareti sırasında bu konular gündeme geldi ve olumlu bir hava oluştu. Ancak şu anda herhangi bir gelişme yok. F-35’ler CAATSA yaptırımlarına tabi. F-16 Blok 70’lerde ise maddi konularda anlaşmazlıklar yaşanıyor. Bu yaptırımlar sadece F-35’leri değil, S-400 alımını da kapsıyor. Entegre edemediğimiz bir sistemi kullanmanın zorluklarıyla karşı karşıyayız. F-35, bu durumun yalnızca görünen yüzü. CAATSA yaptırımları nedeniyle Kaan’ın motorlarını temin edemiyoruz. Dışişleri Bakanı bu durumu da açıkladı. S-400 alımının ardından büyük bir öz eleştiri yapılmalı ve siyasi iktidarın sorumluluğunu üstlenmesi gerekiyor.”

Bağcıoğlu, Kara Harp Okulu mezuniyet töreninde yaşanan ve teğmenlerin ihracıyla sonuçlanan süreç konusunda da görüşlerini paylaştı:

“Sürecin başından itibaren, Sayın Genel Başkanımız da dâhil olmak üzere, siyasi müdahale izlenimi vermemek için dikkatli davrandık. Ancak yıllardır devam eden bir ritüelin olduğunu belirtmekte fayda var. Kılıç çatma olayı, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde köklü bir geçmişe sahiptir. Mustafa Kemal’in askerleri olarak adlandırılan bu gelenek, Kurtuluş Savaşı’ndan itibaren toplumda benimsenmiştir. Teğmenlerin mezuniyet sırasında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e saygı göstermeleri son derece doğal bir durumdur. Törenin ardından bu işlemin yapılması, düzeni bozmadığı gibi emre itaatsizlik de oluşturmaz. Yargı sürecine saygılı olduğumuzu belirtirken, adli süreçte hakkaniyetli ve hukukun üstünlüğüne dayalı bir karar beklediğimizi ifade ettik.”

Teğmen Ebru’nun davasının ilk derece mahkemede reddedildiğini hatırlatan Bağcıoğlu, “Bu karar istinafa taşınacak ve itiraz süreci devam edecek. Adli sürece müdahale etmek istemiyoruz, ancak teğmenlere yapılan haksızlığın altını bir kez daha çiziyoruz. Bu süreci takip edeceğiz ve gerektiğinde hukuki destek sağlamaya devam edeceğiz.” dedi.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
Teğmen Ebru Eroğlu Davası: Haksızlık Vurgusu
+ -
Giriş Yap

İa Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.