TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Meclis’te düzenlediği bir iftar programında, parlamento muhabirleriyle bir araya gelerek önemli açıklamalar yaptı. Konuşmasında, ülkenin içinde bulunduğu mevcut durumu ve toplumsal gerilimleri ele aldı. Kurtulmuş, “Özellikle son günlerde, eski rejimin bazı unsurlarının, yeni yönetime alan bırakmamak amacıyla baskınlar yaparak ülkedeki mezhep çatışmalarını körükleyecek türden saldırılarda bulunması kabul edilemez,” ifadelerini kullandı. Ramazan ayının manevi atmosferine vurgu yapan Kurtulmuş, İslam toplumlarının birliğinin önemine değindi.
Kurtulmuş, konuşmasında dinin ve inancın merkezinde kardeşlik anlayışının yattığını vurguladı. Hz. Ali’nin, Malik’i Mısır’a vali atarken kullandığı ifadeleri anımsatarak, insanların ya yaratılışta eşit ya da din açısından kardeş olduğunu belirtti. Bu nokta üzerinde duran Kurtulmuş, İslam dininin kimseyi dışlamadığını ve tekfir etme ruhunun da kabul edilemeyeceğini ifade etti. “Biz, bütün Müslümanların aynı çatı altında, tüm insanlığın ise ortak bir paydada buluşabileceğini asırlardır göstermiş bir milletin torunlarıyız,” dedi.
Kurtulmuş, ülke içindeki gelişmeleri endişeyle takip ettiklerini ve etnik kavga peşinde olanların amaçlarına ulaşamayacaklarını dile getirdi. İnsanları mezheplerine ve inançlarına göre ayırmanın, toplumda yol açacağı belirsizliğe dikkat çeken Kurtulmuş, bu tür ayrımcılığın kimin işine yarayacağının da belli olmadığını belirtti. Türkiye tarihi açısından önemli bir konu olan mezhep ve etnik çatışmalara da değinen Kurtulmuş, “Biz, mezhep kavgalarından ve etnik çatışmalardan büyük acılar yaşamış bir milletiz,” dedi.
Kurtulmuş, konuşmasını sürdurarak, Türk toplumunun yaşadığı uzun yıllara dayanan terör sorununu gündeme getirdi. Özellikle kırk yıldır Türkiye’yi rahatsız eden bir terör örgütünün, etnik çatışma ve ırkçılık üzerinden bir alan oluşturmaya çalıştığını ifade etti. Geçmişte yaşanan olaylar üzerinden örnekler veren Kurtulmuş, “Bir takım olaylarla Türkiye’de insanları sağ ve sol, Alevi ve Sünni diye ayrıştırmaya çalışıldığını çok iyi hatırlıyoruz,” dedi. Çorum, Malatya, Maraş ve Sivas olaylarına atıfta bulunan Kurtulmuş, o dönemde yaşanan acıların ve insanlık dışı durumların halk hafızasında hala canlı olduğunu vurguladı.
Kurtulmuş’un açıklamaları, toplumda meydana gelen gerilimlerin ve ayrışmaların, birlik ve beraberlik içerisinde aşılması gereken meseleler olduğunu ortaya koydu. Ülkenin geleceği açısından bu konular üzerinde durulması gerektiğini ifade eden Kurtulmuş, birlik ve beraberliğin sağlanmasının önemine dikkat çekti. İslam’ın özünde barış, hoşgörü ve kardeşlik olduğunun altını çizen Kurtulmuş, bu anlayışın toplumda yerleşmesi gerektiğini vurguladı. “Biz, inancımız ve medeniyetimiz gereği, hiçbir zaman ötekileştirme ve dışlama anlayışını kabul etmiyoruz,” dedi.
Konuşmasının ilerleyen bölümlerinde, özellikle Ramazan ayının, birlik ve beraberlik duygularını pekiştiren bir dönem olduğuna vurgu yaptı. İftar programının bu bağlamda önemli bir fırsat olduğunu belirten Kurtulmuş, Meclis’teki bu tür sosyal etkinliklerin, farklı kesimlerin bir araya gelmesini sağladığını ifade etti. “Farklılıklarımızla bir arada yaşamak, zenginliğimizdir,” diyerek, bu çeşitliliğin toplumun sosyal dokusunun güçlenmesine katkı sağladığını belirtti.
Kurtulmuş, ülkenin geleceği için atılacak adımların, yalnızca siyasi boyutla sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti. Toplumların birbirine saygı duyarak ve hoşgörü göstererek bir arada yaşamayı başarması gerektiğinin altını çizen

Yorumlar kapalı.