1. Haberler
  2. Gündem Haberleri
  3. Sırrı Süreyya Önder: Siyasi Yaşamı ve Mücadeleleri

Sırrı Süreyya Önder: Siyasi Yaşamı ve Mücadeleleri

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

“`html

Kendi ifadesine göre, 1962 yılında, Türkiye’nin doğu bölgelerinden biri olan Adıyaman’da, sosyalist fikirleri benimseyen sayılı ailelerden birinin çocuğu olarak dünyaya geldi. Ailesinde sosyalist ve dini figürlerin bulunduğundan bahseden Önder, henüz sekiz yaşında babasını kaybetti. Babası, Türkiye İşçi Partisi’nin Adıyaman teşkilatını kuran kişilerdendi. Bunun yanı sıra dayısının Said-i Nursi’nin yol arkadaşlarından biri olduğu da biliniyor.

Önder, Adıyaman’da, çevresindekilerin ana dilinin Kürtçe olduğu bir ortamda Türkmen bir ailenin ferdi olarak büyüdü. Bu durumun Türkçe ile ilişkisine önemli etkiler yarattığını ifade eden Önder, bu deneyimin “Kürt sorunu”na bakış açısını da şekillendirdiğini belirtti. Bu, onun ilerleyen yaşlarında toplumsal ve siyasal konulara yaklaşımında bir temel oluşturdu.

Sosyalist Düşüncelere Yöneliş

Ortaöğretim yıllarında, babasından kalan edebiyat yapıtlarını keşfetmesiyle sosyalist düşünceye yönelen Önder, gençlik döneminde devrimci sosyalist gruplar içinde aktif bir rol aldı. 1978 yılında Adıyaman Lisesi’nde öğrenci olduğu dönemde, Maraş Katliamı’nın protesto edildiği bir gösteriye katıldığı gerekçesiyle tutuklandı ve bu olay onun ilk tutuklanma deneyimi oldu.

Hapiste Geçen Yıllar

Lise eğitimini tamamladıktan sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni kazanan Sırrı Süreyya Önder, burada da devrimci siyasi faaliyetlerine devam etti. 12 Eylül 1980’de gerçekleşen darbe sırasında henüz 18 yaşındaydı ve siyasi çalışmalarından ötürü gözaltına alındı. Mamak Cezaevi’nde işkence gördü ve burada yedi yıl boyunca hapis yattı.

Cezaevi sonrası, Türkiye’nin sosyal yapısının değişimiyle yüzleşen Önder, İstanbul’a yerleşti. Geçimini sağlamak için kamyon şoförlüğü gibi çeşitli işlerde çalıştı ve bir dönem yurt dışında bulundu.

Babası vefat ettikten sonra kentin tek fotoğrafçısında çırak olarak çalışmaya başlayan Önder, bu deneyimle fotoğrafçılığa ve dolaylı yoldan sinema dünyasına adım atma fırsatı buldu. Sinemaya, okuyup yazmaya olan ilgisi, hayatı boyunca onu izledi.

Sinemada ve Yazarlık Dünyasında Başarılar

Cezaevi sonrası dönemde çeşitli işlerde çalışırken, edebi eserler kaleme alarak sinema ve yazarlık tutkusunu geliştirdi. Barış Pirhasan’ın senaryo yazarlığı kursuna katılmasının ardından, 2006 yılında “Beynelmilel” filminin senaryosunu yazdı ve yönetmenlerinden biri oldu. Bu film, kendi hayatından izler taşıdığı için özellikle dikkat çekti ve birçok festivalde övgü aldı.

Önder’in sinemada kazandığı bu başarılar, 2008 yapımı “O… Çocukları” gibi projelerle sona ermedi. Özellikle “Emret Komutanım”, “Sis ve Gece”, “Ada: Zombilerin Düğünü”, “F Tipi Film”, “Ejder Kapanı”, “Mar”, “Düğün Dernek” ve “Yeraltı” gibi yapımlarda senarist, yönetmen, senaryo danışmanı ve oyuncu olarak farklı rollerde yer aldı.

2010 yılında Birgün ve Radikal gazetelerinde köşe yazıları kaleme alarak Türkiye kamuoyunda adını duyurmaya başladı. Sırrı Süreyya Önder, farklı bir solcu profiliyle İslamcı-muhafazakâr kesimle de diyaloglar kurabilen bir figür olarak öne çıktı. Önder, bu dönemde televizyon programlarına

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
Sırrı Süreyya Önder: Siyasi Yaşamı ve Mücadeleleri
+ -

Yorumlar kapalı.

Giriş Yap

İa Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.