
Silivri açıklarında meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki deprem, bölgede yaşayan halk için büyük bir endişe kaynağı oldu. Depremin ardından birçok vatandaş, evlerinde oluşan çatlaklar nedeniyle güvenli bir ortamda hissetmedikleri için evlerine girmekten çekinir hale geldi. Üç gün boyunca, parklarda kurdukları çadırlarda ya da kendi araçlarında kalmayı tercih eden aileler, olası yeni depremlerden korkarak güvenli bir yerde barınmaya çalışıyorlar.
Özellikle Avcılar ilçesinde yaşayanlar, Firuzköy, Yeşilkent, Tahtakale ve Cihangir Mahallesi gibi bölgelerdeki parklara sığınmış durumda. Parklardaki çadırlar, hem sıcak kalmak hem de güvenli bir yaşam alanı oluşturmak amacıyla kurulmuş. Avcılar Belediyesi, çadırda yaşayan bu vatandaşlara destek olmak amacıyla seyyar ekipler aracılığıyla çorba dağıtmakta, ayrıca ısınmaları için tahta ve yakacak sağlamaları amacıyla boş variller dağıtmaktadır. Bu hizmetler, özellikle gece saatlerinde büyük bir ihtiyaç haline gelmiştir.
‘KORKUDAN EVE GİREMİYORUZ’
Cihangir Mahallesi’ndeki bir parkta yan yana kurulan çadırlardan birinde kalan Kadriye Şeker, yaşadığı zorluğu şöyle özetliyor: “Evimiz çok eski. 30- 40 yıllık. Hasar var mı yok mu bilmiyoruz. Eşyalarımız kırıldı. Korkudan eve giremiyoruz. Üç gündür buradayız. Ailemiz 10 kişi vardır. Üç çadır bizim. Dün odun ve varil getirdiler. Gece burada yattık. Battaniye lazım.” Yukarıda bahsedilen yaşanan stres, yalnızca Kadriye ile sınırlı değil; pek çok aile benzer durumların zorluklarıyla başa çıkmaya çalışıyor.
Kenan Yılmaz isimli bir başka vatandaş da, ailesi ile birlikte iki gündür parkta kalmaya devam ettiklerini dile getirdi. Yılmaz, evinde çatlak görüldüğünü ve bu nedenle burada çaresiz bir şekilde beklediklerini söyledi. Yine bir başka vatandaş, “Pazartesi günü gelip belediyeden bakacaklar. Üç aileyiz. Evde bir hasar göremiyoruz. Kolonlara gelip bakacaklar. Binamız eski,” diyerek yaşadığı kaygıları dile getirdi. Depremin yarattığı belirsizlik, birçok aile için kaygı verici bir durum haline geldi.
Bu olaylar, deprem sonrası yaşanan psikolojik ve maddi sıkıntıları da beraberinde getiriyor. Ailelerin çoğu, hem maddi hem de manevi açıdan zor günler geçiriyorlar. Parklarda kalmak zorunda kalan insanlar, hava koşullarına karşı da savunmasız durumdalar. Özellikle gece saatlerinde düşen sıcaklıklar, çadırda kalanlar için eksi bir soruna dönüşmekte. Soğuk havalarda ısınma ihtiyacı, bu aileler için oldukça büyük bir sorun teşkil etmekte.
Yerel yönetimlerin sunduğu yardımlara rağmen, vatandaşlar sürecin belirsizliği ve kaygısı içindeler. Deprem sonrası evlerinin ne kadar güvenli olduğu konusunda endişeleri devam ediyor. Görülen hasarların boyutu, henüz tam olarak belirlenememiş ve bu, insanların psikolojik durumlarını daha da zorlaştırıyor. Özellikle eski yapılar, yaşanan depremler sırasında ciddi riskler arz etmekte ve bu da ailelerin korkularını artırmakta.
Olayla ilgili olarak çeşitli sivil toplum kuruluşları da bölgeye duyarsız kalmamış. Gerek insani yardımlar, gerekse psikolojik destek hizmetleri sağlamak amacıyla çeşitli çalışmalara başlanmış durumda. Bu tür destekler, deprem sonrası psikolojik durumların iyileşmesine yardımcı olmayı hedefliyor.
Sonuç olarak, Silivri açıklarında meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki deprem, birçok ailenin yaşamında önemli bir travma yarattı. Güvenli bir yaşam

Yorumlar kapalı.