iahaber Haber Merkezi
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, şiddet ve terör sorununa kalıcı bir çözüm bulma yolunda tarihi bir fırsatın yakalandığını belirtti. Yıldız, bu durumun, yarım asırdır Türkiye’nin insan, sosyal ve ekonomik kaynaklarına ağır yükler getiren sorunların çözümünde bir dönüm noktası olabileceğini ifade etti.
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi Yıldız, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından 12-16 Mayıs tarihlerinde düzenlenen “Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu”na bir mesaj gönderdi.
Yıldız’ın mesajında şu ifadeler yer aldı:
“Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın düzenlediği ‘Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu’na Eşbaşkanlar olarak yaptığınız değerli davet ve şahsımla ilgili güzel görüşleriniz için her birinize teşekkür ederim.
Beş gün sürecek bu etkinliklerde, toplumsal uzlaşmayı güçlendirecek, kardeşlik ve barışı artıracak, demokratik standartlarımızı yükseltecek önerilerin, akademi, sivil toplum, farklı inanç, kimlik ve siyasi gruplar tarafından sunulmasını önemli buluyoruz.
Hukuk devleti, bir kere inşa edilen ve tamamlanan statik bir olgu değildir. Değişen sosyal yapılar, ekonomik gelişmeler ve ortaya çıkan riskler, hukuk devletinin yeniden düzenlenmesini zorunlu kılmaktadır.
Şiddet ve terör, yalnızca doğrudan hedef aldığı kurbanlar üzerinde değil, daha geniş kitleler üzerinde korku ve yıldırma iklimi yaratan bir insanlık suçudur. Bu durum, ekonomik, demografik, sosyolojik ve psikolojik boyutlarıyla bir milli güvenlik sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır.
“Şiddet sorununa nihai çözüm yolunda tarihi bir fırsat yakalanmıştır”
Her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının kendisini bu ülkenin eşit, özgür ve saygın bir parçası olarak hissetmesi, demokrasimiz için tercih değil zorunluluk olmalıdır.
Bir devlette adalet yoksa, o devletin kim tarafından yönetildiği ve vatandaşlarının hangi inanca sahip olduğunun bir önemi yoktur. Ülkemiz için her şeyi birlikte yapmalıyız. Tarihi ve kültürel değerlerimizle, kalıcı huzur için Hevsel Bahçeleri ve Meram Bağları’nda kardeşlik türkülerini bir arada söyleyeceğiz.
1 Ekim 2024’te Gazi Meclis’in 28. Döneminin 3. Yasama Yılı Açılışı’nda MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin DEM Parti sıralarına giderek, Tuncay Bakırhan ve milletvekilleriyle tokalaşmasıyla başlayan süreç, 22 Ekim 2024’te TBMM’de yaptığı tarihi konuşma ile devam etti. Bu, yüzyılın en cesur siyasi hamlesi olarak değerlendirilmektedir.
Yarım asır boyunca, ülkenin beşeri, sosyal ve ekonomik kaynaklarına ağır maliyetler yükleyen terör sorununa nihai çözüm için tarihi bir fırsat elde edilmiştir.
Liderimizin belirttiği gibi;
Yıllar boyunca şiddetle mücadeleye ayrılan kaynaklar artık çocuklarımıza eğitim, yaşlılarımıza sağlık hizmetleri, çiftçilerimize tarımsal destek, gençlerimize teknoloji yatırımları, kadınlarımıza istihdam ve sosyal refah, esnaflarımıza kredi, sanayicilerimize yatırımlar ve şehirlerimizin altyapısına yönlendirilmelidir. Aynı zamanda kültür, sanat ve spor alanlarında farklılıkları ortak akıl ve vicdanla yönetmeliyiz.
“Yüreklere yeni ateşler düşmemiştir”
22 Ekim 2024 tarihinden bu yana süreç uyum içinde ilerlemekte olup, evlere ve yüreklere yeni ateşler düşmediği için mutluyuz.
Farklılıkların çatışma unsuru değil, toplumsal çeşitliliğin doğal bir parçası olarak görüldüğü bir ortam yaratılması ve şiddetin tamamen reddedilmesi gerekmektedir.
‘Türkiye Yüzyılı’ ideali, hukukun üstünlüğü, ekonomik refah, demokratik katılım ve toplumsal dayanışma ilkeleriyle temellendirilmiş bir vizyonu ifade etmektedir.
Bu vizyonun başarısı, yalnızca iç güvenliğin sağlanmasında değil, Türkiye’nin bölgesel barış mimarisi içindeki konumuna da doğrudan katkı sunacaktır.
Bölgemizde, uzun süredir devletleşme ve merkezileşme talepleri gözlemlenmektedir. Birçok ülke, kendi egemenlik kapasitelerini yeniden inşa etme sürecine girmiştir. Bu süreç, devlet dışı aktörleri ya uyum sağlamaya ya da tasfiyeye zorlamaktadır.
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu; Meclis’in temsil gücünü, siyasetin çözüm üretme kapasitesini ve milli iradenin denetim imkanlarını bir araya getiren örnek bir yapı oluşturmuştur.
Güçlü bir fikir birliği ile meclisimizin büyük bir çoğunluğuyla çözüm odaklı bir birliktelik inşa edilmiştir.
Toplantılar boyunca oluşan ortak görüş, şiddet ve terörle mücadele yönteminin yalnızca güvenlik tedbirleriyle sınırlı kalmaması gerektiği yönündedir.
“Barış ve huzur için bir metin hazırlanmıştır”
Komisyon, tüm milletimizi kucaklayan, şiddet ve terörün sebeplerini ve sonuçlarını ele alarak mücadele kararlılığından ödün vermeden, hukukun üstünlüğüne bağlı kalarak ve milli güvenlik kaygılarını göz önünde bulundurarak bir barış ve huzur çerçevesi metni hazırlamıştır.
Tam demokrasiye dayalı, yurttaşlık bilincini, eşitlik temelli kardeşliği ve kurumsal şeffaflığı içeren bu yaklaşım, kalıcı huzur ve barış için gerekli bir temel oluşturmaktadır.
Bu çerçeve metni, ileride atılacak adımlara ortak hedefler doğrultusunda rehberlik edecek önemli bir belge niteliği taşımaktadır.
Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu’nun başarılı bir şekilde tamamlanmasını diler, bu vesileyle forumun düzenlenmesine katkıda bulunan tüm paydaşlara saygı ve sevgiyle selamlarımı iletiyorum.”




Yorumlar kapalı.