“`html

TOKİ (Toplu Konut İdaresi Başkanlığı), İstanbul’un Kanal İstanbul projesi kapsamındaki Sazlıdere Barajı gölü havzasında toplamda 24 bin konut inşaatı gerçekleştirecek. Bu projeyle birlikte, barajdan İstanbul’a günlük olarak sağlanan 50 bin ile 180 bin metreküp arasında suyun kesileceği belirtiliyor. Bu durum, İstanbul’un su sıkıntısı çekmesine neden olacakken, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) için yeni bir mali yükümlülük de doğacak.
Özellikle İBB, Sazlıdere Barajı’ndan faydalanmak için Hazine ve Maliye Bakanlığı’na her yıl 1 milyon 536 bin dolar ödeme yaptığı öğrenildi. Bu durum, İstanbul’un su yönetimi açısından ciddi bir tehdit olarak değerlendiriliyor. Zira, mevcut haliyle su kaynaklarının azalması, İstanbulluların su temininde sıkıntıya düşmesine ilişkin endişeleri artırıyor.
Haberde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Sazlıdere Barajı’ndan İstanbul’a sağlanan suyun oranını yüzde 100’den sıfıra indiren bir karar aldığına dair bilgilere de yer verildi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, bu durumu eleştirerek, öncelikle geçen yıllarda barajdan sağlanan suyun oranının tamamen kesilmesinin, İstanbul’un su kaynaklarını daha da tehdit ettiğine vurgu yaptı. Yavuzyılmaz, “Eski oran yüzde 100’dü. Şimdi bu oran sıfıra iniyor. TOKİ, neredeyse barajın içine konut inşa ediyor. Üstelik burası riskli bir deprem bölgesi.” ifadelerini kullandı.
Haberde dikkat çeken bir diğer husus, İBB’nin Sazlıdere Barajı için Hazine’ye ödediği yıllık tutar oldu. Anlaşmanın 2009 yılında yapıldığı ve o zamandan bu yana İSKİ’nin (İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi) Hazine ve Maliye Bakanlığı’na tam 23 milyon dolar ödediği belirtildi. Bu ödeme yükümlülüğünün ise 2039 yılına kadar devam edeceği ifade ediliyor. Yavuzyılmaz, bu konutların inşa edileceği bölgenin neredeyse bir göl bataklığı olduğunu belirterek, “Bu binaların hiçbir güvenliği olmaz. İstanbul’da da su sıkıntısı başlar.” şeklinde uyarıda bulundu.
TOKİ’nin hayata geçireceği bu proje, İstanbul’un su kaynakları açısından ciddi bir tehdit oluşturmasının yanı sıra, inşaatların dayanıklılığı ve sürdürülebilirliği noktasında da pek çok soru işareti barındırıyor. Sazlıdere Barajı’nın kesintiye uğratacak olan bu konut projeleri, şehirdeki su yönetimini daha da karmaşık hale getirecek ve İstanbul’un nüfus dinamikleri, su kaynakları yönetimi ile daha büyük bir tehdit altında kalacaktır. Aynı zamanda, deprem riski taşıyan bir bölgede gerçekleştirilecek olan bu inşaat projeleri, sadece su kaynaklarını değil, aynı zamanda bölgedeki yapıların dayanıklılığını ve güvenliğini de riske atmaktadır.
İstanbul, artan nüfusu ve şehirleşme baskısıyla birlikte su kaynaklarını daha etkin bir şekilde yönetmek zorundadır. Sazlıdere Barajı’nın durumu, sadece İBB için değil, İstanbul’daki genel su yönetimi için de büyük bir tehlike arz ediyor. İstanbullular, özellikle su kriziyle mücadele ederken, yeni konut projelerinin getireceği ek yükümlülükler ve belirsizlikler konusunda endişe duymaktadırlar. TOKİ’nin bu bölgedeki projeleri, uzun vadeli etkileri bakımından şehirdeki su güvenliği ve genel fiziksel güvenlik açısından ciddi sorunlar teşkil etmektedir.
Yetkililerin bu konuda nasıl bir aksiyon alacağı ve İstanbul’un su kaynaklarını koruma adına neler yapacağı, halkın gözü önünde olacak. İstanbul, su kaynakları konusunda sürdürülebilir politikalar geliştirmek zorunda kalacak. Sadece TOKİ’nin inşaat projeleri değil, genel

Yorumlar kapalı.