1. Haberler
  2. Siyaset Haberleri
  3. Rubin’den İmamoğlu İddiası: Casusluk Davası!

Rubin’den İmamoğlu İddiası: Casusluk Davası!

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

HABER7 – ÖZEL

Mart 2016’da “Türkiye’de askeri darbe olabileceği” yönünde ifadelerde bulunan ABD’li akademisyen Michael Rubin, 10 yıl sonra Ekrem İmamoğlu hakkında süren casusluk davasına dair önemli bir itirafta bulundu.

ABD merkezli sosyal medya platformunda bir paylaşım yapan Rubin, “İsrail’in Tahran’daki trafik kameralarını hackleyerek tüm İranlı liderlerin ve generallerin nerede olduğunu bildiği iddia ediliyor. Bu durumun İstanbul ve Ankara için de geçerli olabileceği muhtemeldir.” şeklinde açıklamalarda bulundu.

16 MİLYON NÜFUSUN VERİLERİ CIA’YA AKTARILIYOR

Rubin’in bu açıklaması, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) eski Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, 22 Eylül 2020 tarihinde dönemin ABD Ankara Büyükelçisi David Satterfield ile gerçekleştirdiği 5,1 milyon dolarlık “İstanbul Ulaşım ve Trafik Mükemmeliyet Merkezi” projesi anlaşmasını akıllara getirdi.

Gazeteci Mansur Esen’in haberine göre, bu anlaşma çerçevesinde İstanbul’daki binlerce trafik kamerasının kullanım, denetim geliştirme ve veri toplama yetkisi Amerikan SAS şirketine devredildi.

Bu durum, İstanbul’un 16 milyonluk nüfusunun görüntü ve trafik verilerinin 2020 yılından bu yana Amerikan şirketi SAS aracılığıyla CIA’ye aktarıldığı iddialarını gündeme taşıyor.

Bahsi geçen veriler arasında vatandaşların hareketleri, yaya ve araç güzergahları, araç plakaları, insanların bağlandıkları Wi-Fi ağları, kullandıkları metro istasyonları ve durak tercihleri gibi kişisel ve stratejik bilgiler yer alıyor.

Daha kritik bir nokta olarak, askeriyede, emniyette, istihbaratta ve yüksek teknoloji alanında görev yapan kişilerin günlük yaşamlarının da bu yöntemle takip edildiği ve kaydedildiği ifade ediliyor.

Bu kişilerin işe gidiş gelişleri, evden çıkış saatleri, molaları ve spor aktiviteleri gibi hassas bilgilerin anlık olarak ABD’nin eline geçtiği belirtiliyor.

RUBİN: “BU KİŞİLERİN NE KADAR SÜRE HAYATTA KALACAĞI DÜŞÜNÜLÜYOR?”

Rubin, paylaşımının devamında Türk siyasetçilere, askeri sanayide çalışan mühendislere ve istihbarat görevlilerine yönelik tehditler savurdu:

“Şimdi soru şu: İsrail veya Amerika Birleşik Devletleri, Hamas ya da Hizbullah’ı desteklemeye karışan Türk siyasetçilerin, drone fabrikası çalışanlarının, istihbarat görevlilerinin ve askeri yetkililerin nerede bulunduğuna dair bilgileri çeşitli Kürt partilerine sağlaması ne kadar zaman alacak? Eğer gelecekte İsrail ile Türkiye arasında bir çatışma olursa, hareketleri trafik kameraları tarafından takip edilen bu kişilerin hayatta kalma süresi ne kadar olabilir? Bir dakika mı? Beş dakika mı? Muhtemelen daha uzun değil.”

RUBİN – FETÖ İLİŞKİSİ

Mart 2016’daki yazısında “Türkiye’de askeri bir darbe olabileceği” tahmininde bulunan Rubin, özellikle 15 Temmuz sürecinde kaleme aldığı yazılarla büyük tepkiler almıştı.

Darbe girişiminin ardından yazdığı “Neden Türkiye’deki darbe ümit anlamına gelebilir” başlıklı yazısında, kanlı girişimin Türkiye için “iyi bir şey” olduğunu savunan Rubin’in “darbeci” tavrı ciddi eleştirilerin hedefi olmuştu.

Altı yıl önce “Gülen, Humeyni gibi Türkiye’ye dönebilir” şeklinde bir değerlendirme yapan Rubin, son yıllarda FETÖ aleyhine hiçbir açıklama yapmaması nedeniyle FETÖ ile neo-con Rubin arasındaki ilişki sorgulanmaya başlandı.

Darbe girişiminden dört gün sonra “Gülen’i iade etmek mi? Cidden mi?” başlıklı yazısında, FETÖ elebaşı Gülen’in darbe girişimiyle bir ilgisi olmadığını savunarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Gülen üzerinden bir güç gösterisi yaptığını ileri sürdü.

Darbe girişimini aklamaya çalışan ve Türkiye aleyhine mesnetsiz iddialarda bulunan Rubin’in, “Reconsidering Fethullah Gülen (Fethullah Gülen’i Yeniden Düşünmek)” başlıklı makalesinin FETÖ elebaşı Gülen’e ait internet sitesinde yayınlanması dikkat çekmişti.

İBB’DEKİ CASUSLUK DAVASI HAKKINDA NE BİLİNİYOR?

“İBB verilerinin usulsüz kullanımı” ve “yabancı istihbarat servisleriyle bağlantı” bulguları üzerine kurulu “casusluk” soruşturması 24 Ekim 2025’te başlatıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianame, 18 Şubat 2026 tarihinde mahkeme tarafından kabul edildi ve dava açıldı.

Ekrem İmamoğlu, Necati Özkan, Merdan Yanardağ ve Hüseyin Gün’ü kapsayan davada sanıklar, “İBB’ye ait hassas verilerin yabancı istihbarat servisleriyle paylaşılması” ve “siyasal veya askeri casusluk” suçlamalarıyla yargılanıyor.

Davanın ilk duruşmasının 11 Mayıs 2026 tarihinde yapılması planlanıyor.

Gazeteci Ahmet Tezcan, Rubin’in paylaşımına ilişkin değerlendirmesinde, “Bu itiraf çok belirleyici. İBB davasına katkıda bulunmuş. Yargı bunu dikkate almalı, ayrıca gereği düşünülmeli.” yorumunda bulundu.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
Rubin’den İmamoğlu İddiası: Casusluk Davası!
+ -
Giriş Yap

İa Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.