1. Haberler
  2. Ankara
  3. Proton Tedavisi ile Kanserle Mücadelede Yeni Dönem

Proton Tedavisi ile Kanserle Mücadelede Yeni Dönem

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

PROPAR-TEK Derneği Başkanı Prof. Dr. Aytuğ Altundağ, düzenlenen çalıştayın amacını açıklarken, derneklerinin vizyonunu şu şekilde ifade etti: “PROPAR-TEK olarak, sağlık ve sanayi alanlarında yüksek teknolojiyi üretebilecek bir ekosistem oluşturmayı hedefliyoruz. Bu çalıştayda özellikle kanser tedavisindeki yeni teknolojileri ele alıyoruz. Bugün odaklandığımız konulardan biri de yeni nesil radyoterapi yöntemlerinden biri olan proton tedavisi.” Altundağ, çalıştayın sanayi, kamu, akademi ve özel sektörü bir araya getiren geniş bir platform olduğunu vurguladı.

Türkiye’de kanser tedavisinde ileri teknolojilerin kullanımına yönelik önemli bir adım atıldı. Proton Tedavileri ve Parçacık Hızlandırıcıları Bilim ve Teknoloji Derneği (PROPAR-TEK) tarafından Türkiye’nin 1. Uluslararası Proton Çalıştayı, Ankara ve İstanbul’da gerçekleştirildi.

YENİ NESİL RADYOTERAPİ YÖNTEMİ: PROTON

Prof. Dr. Aytuğ Altundağ, “PROPAR-TEK olarak, sağlık alanındaki yüksek teknolojilerin yanı sıra sanayide de bu tür teknolojilerin geliştirilmesine katkıda bulunmayı hedefliyoruz. Çalıştayda, proton tedavisinin sadece bir teknoloji satın alımı olmaması gerektiğini vurguluyorum. Proton tedavisi, belirli vakalarda yeni nesil bir radyoterapi yöntemi olarak öne çıkıyor. Bu teknolojinin sadece satın alınması değil, uluslararası iş birlikleri ile birlikte yerli üretim olanaklarının da araştırılması gerekiyor” şeklinde konuştu. Çalıştaya katılımın üst düzey olduğunu belirten Altundağ, “Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcımız Sayın Çetin Ali Dönmez, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı, TENMAK ve SGK temsilcileri ile birçok üniversitenin radyasyon onkolojisi anabilim dalı başkanları toplantıda yer aldı” ifadelerini kullandı.

AMAÇ: PAYDAŞLARA SUNULACAK KILAVUZ YOL HARİTASI VE EKOSİSTEM STRATEJİSİ

Çalıştayın sonunda somut ve uygulanabilir çıktılar elde etmeyi hedeflediklerini belirten Prof. Dr. Aytuğ Altundağ, “Amacımız, sağlık alanındaki yeni ve yüksek teknolojilerin kullanımına yönelik farkındalığı artırmanın yanı sıra, kamuda, akademide, sanayide ve özel sektördeki tüm paydaşlara yönelik teknik, klinik, regülasyon, finansman ve insan kaynağı boyutlarını içeren bir yol haritası niteliğinde kılavuz metin oluşturmaktır” dedi.

Altundağ, çalıştayın tek seferlik bir toplantı olmadığını belirterek, “Bu kılavuz metni, başlangıç dokümanı olarak konumlandırılıyor. Sonrasında ortak akıl toplantılarıyla bu yol haritasını geliştireceğiz. Geniş bir ekosistem içinde, ‘bulut kümelenme’ yaklaşımıyla sürdürülebilir bir iş birliği ve strateji modeli geliştirmeyi hedefliyoruz” diye ekledi.

‘PROTON TEDAVİSİ HER HASTA İÇİN DEĞİL’

Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Banu Atalar, proton tedavisinin klinik boyutuna dikkat çekti. Protonun kanser tedavisinde kullanılan bir radyasyon türü olduğunu belirten Atalar, “Proton, kanser tedavisinde kullandığımız radyasyon tiplerinden bir tanesi olup, X ışınlarından farklı özellikleriyle belirli hasta grupları için avantajlar sunuyor” dedi. Türkiye’deki radyoterapi altyapısının güçlü olduğunu ancak proton tedavisi için eksikliklerin bulunduğunu ifade eden Atalar, “Ülkemizde radyasyon onkolojisi alanında modern cihazlar mevcut ama proton ihtiyacı olan hasta grubu için farklı bir ışınlama yöntemine ihtiyaç duyuluyor” diye belirtti.

ÇOCUK KANSERLERİNDE VE SEÇİLMİŞ VAKALAR İÇİN ÖNEMLİ

Prof. Dr. Atalar, proton tedavisinin özellikle hangi hasta gruplarında öne çıktığını açıklayarak, “Bu grup arasında pediatrik hastalar, kafa tabanı tümörleri, yeniden ışınlama gereken vakalar ve bazı baş-boyun kanserleri yer alıyor. Proton ışınları, normal dokuyu koruma açısından daha faydalı olabiliyor ve dünyada seçilmiş hasta gruplarında başarıyla uygulanıyor” dedi. Ancak proton tedavisinin mucizevi bir yöntem olmadığını belirten Atalar, “Proton tedavisi, kanser tedavisinde kurtarıcı bir yöntem değildir. Bu tedavi, sadece doğru hasta grubunda ve doğru endüksiyonla kullanılmalıdır” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE’DE PROTON MERKEZİ YOK

Türkiye’de proton cihazı bulunmadığını hatırlatan Atalar, bunun önemli bir eksiklik olduğunu vurguladı. “Ülkemizde radyoterapi cihazlarına ciddi yatırımlar yapılmış olmasına rağmen, bir tane bile proton cihazı yok. Proton cihazları, oldukça pahalı yatırımlar ve bu durum fizibilite çalışmalarını önemli hale getiriyor. Hastalar, kurullarda değerlendiriliyor, evraklar hazırlanıyor ve yurt dışı merkezlerle yazışmalar yapılıyor. Kanser hastaları için bu durum ciddi bir zaman kaybı” dedi.

SAĞLIK TURİZMİ AÇISINDAN STRATEJİK ÖNEME SAHİP

Prof. Dr. Altundağ ve Prof. Dr. Atalar, proton tedavisinin sağlık turizmi açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Atalar, “Güçlü bir sağlık turizmi altyapısına sahipken, proton tedavisi için hastaları yurt dışına yönlendirmek zorunda kalıyoruz” şeklinde konuştu.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
Proton Tedavisi ile Kanserle Mücadelede Yeni Dönem
+ -
Giriş Yap

İa Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.