Nefes gazetesi yazarı Nuray Babacan, PKK’nın silah bırakma ve örgütü feshetme kararının, AKP içindeki yankılarını kaleme aldı. Babacan’ın aktardığına göre, PKK’nın kongre sonuç bildirgesinde Lozan Antlaşması ile ilgili yapılan açıklamalar üzerine, iktidar çevrelerinde “Kürt sorununun çıkış sürecine işaret ediyor. Ancak, bugüne dair bir talep barındırmıyor, barındıramaz” yorumları yapılmakta. AKP’li yetkililer, “Bu tür bir örgütün, demokratik cumhuriyet, tek vatan, bağımsız Türkiye ve sivil siyaset gibi daha önce hiç telaffuz etmediği kavramlara vurgu yapması üzerinde durulmalıdır” şeklinde değerlendirmelerde bulundular. Aynı zamanda, “Bu, bir AKP ya da CHP’nin örgütü değil; hayatları boyunca silah taşıyanların geldikleri nokta oldukça önemlidir” ifadesini de kullandılar.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli‘nin PKK lideri Abdullah Öcalan’a yönelik yaptığı çağrı ile başlatılan yeni çözüm sürecine ilişkin açıklama geldi. PKK, 5-7 Mayıs tarihlerinde “Medya Savunma Alanlarında” yapılan 12. kongresinin sonuçlarını 12 Mayıs tarihinde duyurdu. Yapılan açıklamada, örgütün silah bırakıp kendini feshettiği belirtildi. “Bu kararların hayata geçirilmesi, Önder Apo’nun süreci idare etmesi, demokratik siyaset hakkının tanınması ve sağlam bir hukuki güvenceyi gerektirir” denildi.
PKK’nın “Lozan” İfadesi Üzerine TartışmalarPKK’nın silah bırakma ve kendini feshetme kararını açıkladığı kongre bildirisinde yer alan, “Partimiz PKK; Lozan Antlaşması ve 1924 Anayasası’ndan kaynaklanan Kürt inkâr ve imha siyasetine karşı, halkımızın özgürlük hareketidir.” ifadeleri Türkiye kamuoyunda geniş yankı buldu. AKP MKYK Üyesi Orhan Miroğlu, PKK’nın bildirisinde Lozan Antlaşması’na yapılan göndermeleri eleştirenlerle ilgili olarak, “Hükümet ettikleri tarih bir bir kayboluyor. Lozan’ın ihlali konusunda kaygılılar, çünkü bu, bazı sınıf ve grupların kazançlarını yitireceği anlamına geliyor. Tabiri caizse, şapka düştü kel göründü.” ifadelerini kullandı. Murat Sabuncu yazdı – PKK, fesih ve silahsızlanma açıklamasında ‘devletle pazarlık’ görüntüsü vermedi; Lozan’a ve 1924 Anayasası’na ‘gönderme’ yaptı |
Nuray Babacan, Nefes gazetesindeki “Hem şüphe hem umut…” başlıklı yazısında, PKK’nın tarihi kararını açıkladıktan sonra AKP kulislerinde dönen tartışmalar üzerine düşüncelerini paylaştı:
“Öncelikle, durumu yakından takip eden AKP’li yöneticilerin PKK bildirisine ilişkin ilginç yorumlarını aktaralım;
* ‘Açıklamada geçen Sevr ve Lozan atıfları, Kürt sorununa dair tarihsel bir referans taşımakta. Ancak, şekillenen güncel talep içermiyor ve içeremez.’
* ‘Böylesi bir örgütün, demokratik cumhuriyet, tek vatan, bağımsız Türkiye, sivil siyaset gibi daha önce dile getirmediği kavramlarla konuşması önemli bir noktadır.’
* ‘Bu, yalnızca AKP veya CHP’nin bir uzantısı değil; silah taşımış olanların geldiği yer dikkat çekici.’
* ‘Bundan sonraki süreçte önemli hususlar, uygulama aşamasında sağlam adımlar atmaları gerekecek, aksi halde devletin tavrı değişebilir.’
* ‘Örgüt hatalı yolda ilerlerse, devletin askeri ve istihbarat birimleri durumu yakından izlemekte.’
* ‘Terörle mücadele stratejisini tamamen rafa kaldırmış olan kimse var mı? Hatalar meydana gelirse bedeli olur.’
* ‘Yapılan açıklamalardaki imalara dikkat edilmeli, PKK adını değiştirirse ne olur? Devlet bu sürecin dinamiklerini çok iyi biliyor.’
Her ne kadar bu mücadelede yanlış yapma ihtimalleri mevcut olsa da, ilgili idareler tüm olasılıkları göz önünde bulundurarak geçmiş deneyimlerden faydalanarak süreçleri takip edecektir. Umarız hesap hatası yapmazlar…’


