Mardin Midyat Ağır Ceza Mahkemesi’nde dikkat çekici bir dava süreci yaşanıyor. Bu dava, 6-8 Ekim 2014 tarihlerindeki Kobani olaylarının üzerinden tam 12 yıl geçtikten sonra açıldı.
12 yıl boyunca neden bu davanın bekletildiği ve açılabilmesi için neyin gerekeceği soruları hala yanıt bulmuş değil.
Fakat, şubat ayında açılan bu dava, Türkiye’de nadir görülen bir hızla sonuçlanma aşamasına geldi. Mahkeme, savcının sadece üç ay içinde esas hakkındaki görüşünü açıklamasıyla dikkat çekti. Haziran ayındaki duruşmada karar verilmesi bekleniyor.
* * *
Kobani olayları, özellikle Yasin Börü cinayeti ile hafızalarımızda yer edindi. 16 yaşındaki lise öğrencisi Börü’nün acımasızca öldürülmesi, soruşturulması gereken önemli bir olaydır. Bu cinayet, 6-8 Ekim tarihleri arasında kaybedilen diğer kurbanlar gibi derinlemesine incelenmelidir.
Ancak, diğer cinayetler çoğunlukla göz ardı edilirken, Börü’nün davası iktidar tarafından sürekli gündemde tutulmakta ve bu durum, AİHM kararlarına rağmen cezaevinde tutulan Selahattin Demirtaş gibi siyasiler üzerinde baskı oluşturmak için bir araç haline getirilmiştir.
* * *
Aynı dönemde Mardin Dargeçit’te iki gencin öldürülmesiyle ilgili dava da açıldı. Ancak bu dosya incelendiğinde, 12 yıl boyunca yaşanan sorunlar ve skandallar daha fazla dikkat çekiyor.
Soruşturma süreci “gizlilik” kararı altında yürütüldü ve bu süre zarfında hiç kimse gözaltına alınmadı veya tutuklanmadı.
İddianamede, Hizbullah’ın dağılmasından sonra siyasi bir kol olarak kurulan HÜDA Par’a yakın beş kişi, “kasten öldürme” ve “kasten yaralama” suçlarından sanık olarak yer aldı.
Sanıklar arasında, Dargeçit’te imamlık yapan ve HÜDA Par’a yakın derneklerden biri olan Ravza Der’in Başkanı K.Ş., müftülük memuru oğlu M.Ş., dönemin HÜDA Par Belediye Başkan Adayı A.S., HÜDA Par üyesi R.V. ve Z.S. yer alıyor.
* * *
Olaylar sırasında yaşanan gariplikler ve skandallar zincirini özetlemek gerekirse:
Dargeçit’te 6 Ekim’de başlayan protestolar, 7 Ekim’de de devam etti. İddiaya göre, bu süreçte K.Ş. ve oğlu silahlarıyla sokaklardaydılar. Oğlu, sosyal medya üzerinden silahlarını hazırladıklarına dair mesajlar paylaşmıştı. K.Ş.’nin aracı bu sırada yakıldı ancak kimin yaptığı hala bilinmiyor. K.Ş. sokakta pompalı tüfeğiyle dolaşırken, birçok kişi bu tüfekten yaralandı. Aynı sırada oğlu ve Z.S. adlı arkadaşının da tabanca ve uzun namlulu silahlarla ateş açtığına dair tanık ifadeleri mevcut.
Ateş açıldığı sırada, Batman’dan ailesinin yanına bayram ziyareti için gelen Bilal Gezer, başından vurularak hayatını kaybetti. Bilal’in M.Ş. ve Z.S. tarafından vurulduğu haberi yayıldığında, göstericiler evlerine dönmeye başladılar. Ancak, bazı evlerden göstericilere kaleşnikofla ateş açıldı. O sırada, parkta oturup caddede olan biteni merak eden Sinan Toprak, Ravza Der’in bulunduğu ara sokağa girdi ve silahlı kişilerle karşılaştı. Tanıklar, “Amca yapma, biz işçiyiz” demesine rağmen ateş açıldığını belirtiyor. Toprak, sol alt dudağından vurularak hayatını kaybetti.
Olayların hemen ardından cinayetlerle ilgili inceleme yapılmadı ve tanıkların ifadelerine rağmen şüpheliler gözaltına alınmadı. Olay yerini gösterebilecek MOBESE kameralarının kapalı olduğu ve gece ikide yeniden açıldığı belirlendi.
Bazı dükkanların kameraları incelendiğinde, uzun namlulu silahlarla dolaşan ve ateş açan kişilerin tespit edildiği görüldü. Tanıklar, cinayetlerden önce de aynı beş kişinin ateş açtığını belirtti. Aynı gece, imam K.Ş. için gözaltı ve arama kararı verildi; ancak evinde arama yapılmadan önce, sabah 05:57’de Dargeçit TEM Şube Komiseri’nin K.Ş.’yi aradığı ve aramaya katıldığı belirlendi. K.Ş.’ye evinin basılacağı bilgisi verildiği iddia ediliyor. Arama sırasında, o gece kullandığı öne sürülen silahların saklanmaya çalışıldığı ortaya çıktı; ancak ele geçirilen silahların çoğu saklanamayacak şekilde bulundu.
Arama sırasında, şüphelilerin telefonlarına el konulmadığı ve ifadeye götürüldükleri sırada telefonlarını rahatça kullandıkları tespit edildi. Şüphelilerden biri, aleyhindeki delillere rağmen adli kontrolle serbest bırakıldı. Aylar sonra bir diğer sanık A.S.’nin evinde yapılan aramada çok sayıda ruhsatsız silah bulundu ancak o da tutuklanmadı. Arama sırasında bir akrabasının ruhsatsız tabanca çıkarırken yakalandığı bildirildi.
Sanıklardan M.Ş’nin, 7 Ekim sabahı “namluları yağlayın, bizim anamız ağlayacağına onların anası ağlasın…” gibi paylaşımlar yaptığı tespit edildi ancak hakkında hiçbir işlem yapılmadı. Z.S. ise yurt dışına kaçtı, Irak’a gittiği bildirildi. Hakkında arama kararı verilmesine rağmen, döndüğünde ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı.
Dosyaya giren bilgi ve belgelere rağmen, sanıklar hakkında sadece mart ayında gözaltı




Yorumlar kapalı.