Son günlerde Silivri Cezaevi’ni en çok ziyaret eden isimlerden biri, CHP Genel Başkanı Özgür Özel. Yolsuzlukla suçlanan sanıklara gösterdiği duyarlılığın, sabah akşam suçladığı itirafçılara karşı da gösterilmesi durumunda, hem gerçekleri öğrenebilir hem de 100 yıllık CHP’yi kirli bir imajdan kurtarabilir.
Bunu yapmak zor değil; sadece CHP’li müteahhit Ali Nuhoğlu ile bir görüşme gerçekleştirse, İstanbul’daki “Ekosistem” hakkında derin bir anlayış kazanabilir. Ancak, buna cesaret edemeyeceği aşikar. Belki cezaevinden kendisine gönderilen ama aslen Özgür Özel’e hitaben yazılmış bir mektubu okuyarak bu ihtiyacını karşılayacaktır. Okur mu dersiniz? Okur, çünkü daha önce yazdığım bir yazıyı okudu ve bu durum onu öfkelendirdi.
İlk kez bu köşede, eski Bursaspor Başkanı işadamı Emin Adanur’un mektubunu “Bursa’daki yolsuzluğu anlatan itirafçının başına gelenler” başlığıyla ele almıştım. Bu durum, hemen ardından büyük bir saldırı kampanyasını başlattı.
Özel ve destekçi medya, dışarıdan, yolsuzluk iddialarıyla tutuklu olan eski Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Özbay içeriden, Adanur’a karşı iftira atmaktan çekinmedi.
Özel, miting alanında ilk adımı atarak, “Firarda olan, ‘Türkiye’ye getirildi, Edirne’de cezaevinde’ deniyor. Resmi açıklama yok. Emin Adanur adlı bir iftiracının ifadeleriyle bu konular yıllarca gündemde, soruşturulmuş, hiçbir şey çıkmamış,” dedi.
El insaf, daha ne çıkacak? Bütün belgeler ortada. Adanur, ikinci mektubunda önce Özel ve destekçi medyanın saldırılarına yanıt veriyor:
“Özgür Özel, Halk TV ve CHP’ye yakın medya organları tarafından ‘Dolandırıcının lafıyla operasyon yapılıyor’ söylemini açıklığa kavuşturmak istiyorum.
Bursa’da 3400 adet konut ürettim. Yargılandığım 11. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davada ise mağdur olduğunu iddia edenlerin sayısı 35’tir. Bu sayı, benim bugüne kadar yaptığım işin %1’i kadar. 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin ‘Bilirkişi Raporu’nda bu durum ispatlıdır. Bunun nedeni de ben değilim, güvenip 35 konut sattığım arkadaşımın batmasıdır.”
Medyayla ilgili de şu notu düşüyor:
“İsmail Arı adında bir tetikçi gazeteci, her gün hakkımda olumsuz haber yaptı. Beni dolandırıcılıkla suçladı. Hatta o kadar ileri gidildi ki, ben 6 yaşındayken gerçekleşen Susurluk kazasıyla bağlantım olduğunu anlatmaya çalıştılar. Cumhuriyet gazetesi, ‘Adanur’un Susurluk’a uzanan kirli ilişkileri’ başlığıyla manşetten iftira attı.”
Mektup, Özel’e bir çağrıyla sona eriyor:
“Şimdi sizin vicdanınıza sesleniyorum: 3400 adet konut üretmiş bir insan, sadece 35 kişiyi mi dolandırır? Buna tenezzül eder mi?”
‘BOZBEY’E 2 MİLYON LİRA RÜŞVET VERDİM’
Seçim sürecinde “kanka” olduğu eski Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e verdiği yanıtlara gelecek olursak, şöyle başlıyor:
“İlk olarak Mustafa Bozbey’in ifadelerinde benimle husumetli olduğunu ve benim kendisine iftira attığımı söylediği yalanları çürütmek istiyorum.
31 Mart 2024 seçim gecesinde, seçimi kazandıktan sonra, ikimizin bir fotoğrafı var; sarılarak yürüdüğümüz, bu internet ortamında mevcuttur. Madem husumetliyiz, binlerce insan arasında neden sarmaş dolaş olduk?
Mustafa Bozbey ve ailesine ait olan, Nilüfer ilçesi Balkan Mahallesi’nde bulunan araziyi, Bursa’da binlerce inşaat şirketi varken, neden bana kat karşılığı vermiş? Bu araziyi Emirkoop üzerinden nasıl ele geçirdiklerini anlatırsam, ‘Bu kadarı da olmaz artık, pes’ dersiniz. Siz husumetli olduğunuz bir insana, arazinizi inşaat yapsın diye verir miydiniz?”
Bu gibi birçok örnek veriyor. Ayrıca, 2 milyon TL rüşvet verip iş olmayınca parayı geri aldığını da ekliyor ve şunları belirtiyor:
“Yine ikimizin telefon konuşmalarına, HTS kayıtlarına bakıldığında sürekli görüştüğümüz kanıtlanabilir.”
Şu tabloya bir bakın; İstanbul’dan Bursa’ya, Uşak’tan Antalya’ya CHP’li belediyelerdeki kirli fotoğraf değişmiyor. Ancak daha ilginci, bu durumun utandırmıyor olması…
iahaber Uygulamamızı İndirin
Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!

Yorumlar kapalı.