CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Uşak mitinginin ardından memleketi Manisa’da bir iftar programına katıldı. Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından Cumhuriyet Meydanı’nda kurulan Ramazan Çadırı’nda vatandaşlarla bir araya gelen Özel, etkinlikte Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper ve partisinin Manisa milletvekilleriyle birlikte yer aldı. İftar öncesinde çadırda bulunan esnafla selamlaşan Özel, iftar yemeğini de kendisi aldı.
“BU BÜYÜK EKONOMİK KRİZ SÜRECİNİ ÇOK İYİ YÖNETMEK GEREKİYOR”
Belediyelerin iftar çadırları aracılığıyla ekonomik krize dikkat çeken Özel, merhum Ferdi Zeyrek ve Gülşah Durbay’ı anarak, “Yüreğimiz çok buruk, çok zor geldim bu iftara. Çünkü hem Şehzadeler’in hem büyük şehrin seçilmiş iki belediye başkanı, iki kardeşim hem Gülşah Durbay hem de Ferdi Zeyrek geçen sene bu iftarda bize ev sahipliği yaptılar. Bu sene maalesef ikisi de aramızda yok. O yüzden içimiz yanıyor, yüreğimiz buruk. Ancak, bu ülkede yoksullara, vatandaşlara, kimsesizlere sahip çıkmak gerekiyor. Ferdi ve Gülşah’ın bıraktığı hizmetleri devam ettirmek şart. Bu büyük ekonomik kriz sürecini de çok iyi yönetmek lazım. Manisa, ilde en çok kent lokantası olan İstanbul’dan sonra ikinci il. Yakında İstanbul’daki sayı ile yarışacak. Büyükşehirimizin iftar programları kapsamında bugüne kadar 125 bin kişiye ulaşılmış durumda. Burada gördüğümüz çeşitli yerlerden gelen insanlarla ekmeğimizi paylaştık. Duyduklarımızdan ve arkadaşlarımızın hizmetleriyle ilgili işittiklerimizden büyük bir memnuniyet duyuyoruz” şeklinde konuştu.
“ÜÇ TAKSİTTE BUNU ÖDÜYORLAR”
Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’in İstanbul’da gözaltına alınmasına tepki gösteren Özel, şunları söyledi:
“Kuşadası Belediye Başkanımız Ömer Günel gözaltında. Ömer Başkan neden Kuşadası’nda ya da Aydın’da değil de İstanbul’da gözaltında? Çünkü CHP’ye yönelik her türlü yıpratma operasyonu İstanbul merkezli olarak yürütülüyor. Neden bir telefonla çağrılabilecekken sabah operasyonlarıyla gözaltına alınıyor? Neden ifade alındığı halde hâlâ nezarethanede tutuluyor? Bu durumun tek sebebi var. Üç başlık altında değerlendirebiliriz… Birincisi, Aydın’ın sevip şimdi maalesef yaka silktiği ‘Topuklayan Efe’nin Aziz İhsan Aktaş davasından kurtulması. İkincisi, yıllardır süregelen soruşturmaların apar topar kapanması. Üçüncüsü ise husumet duyduğu Ömer Günel’in özgürlüğü için bir tür cezalandırma. Bunlar, CHP’nin çok büyük oyuyla seçtirdiği Aydın Büyükşehir’in AK Parti’ye geçmesinin bedelidir. Bu durum, üç taksitte ödeniyor. Ömer Günel, Kuşadalıların ve Aydınlıların bildiği gibidir. Allah, Ömer Günel’e bunları yapmayı siyasi pazarlık konusu yapanları da bildiği gibi yapacaktır. İlk seçimlerde onu elimizden, Aydın’ın elinden kimse alamayacak.”
“ERDOĞAN’IN RAKİBİNİ İÇERİDE TUTUP KENDİSİNİN SEÇİM KAZANMA PLANIDIR”
Özel, eski TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın “İBB davasında tutuksuz yargılama olmalı” sözlerine de değinerek, “Tutuksuz yargılanma esastır. Biz bunu her zaman savunuyoruz. Tutuklu yargılama, rakibinden korkan ve onu dört kez yenemeyen Recep Tayyip Erdoğan’ın rakibini içeride tutarak kendi seçim kazanma planıdır. Ancak Ekrem İmamoğlu ister içeride olsun ister dışarıda, ister aday olsun ister olmasın, yapılacak seçimin kaybedeni Erdoğan olacaktır. Kazananı ise tüm Türkiye Cumhuriyeti olacaktır. Eninde sonunda Ekrem İmamoğlu cumhurbaşkanı, CHP de iktidar olacak” dedi.
“TARİHİN ÇÖPLÜĞÜNDE YERİNİ ALACAKLAR”
Davalarda mahkeme başkanının tutumunu eleştiren Özel, “Mahkeme başkanı yetersiz, beceriksiz ve kendine özgüveni yok. Ne yaptığını da farkında değil. Başlangıçta üzerine cübbe giymeden salona gelip herkesin önünde soyunup dökülmekten tutun da girdiği çıktığı kapıyı karıştırmaya kadar fevkalade bir acemilik sergiliyor. Kötü niyetli talimatlar almış ve kötü niyetli uygulamalar yapıyor. Basının kör noktalara taşınmaya çalışılması da bu kötü niyetliliğin bir parçasıdır. Ekrem İmamoğlu’nun diğer sanıklarla selamlaşmasına engel olmak da kötü niyetlidir. Bu, 12 Eylül yargılamalarında olmayan, Yassıada yargılamalarında dahi görülmeyen bir durumdur. Ekrem İmamoğlu’na sayın demeyip sanık Ekrem diyerek kullandığı dil, Yassıada’da Adnan Menderes’i küçük düşürmeye çalışan bir yaklaşımın taklididir. Bugün Yassıada’da onu yapanları kimse hatırlamıyor. Herkes Yassıada muamelesinden utanıyor. Adnan Menderes milletin gönlünde dualarında yer alırken, onu asanlar şu anda savunulamaz bir durumdalar. Yassıada ve 12 Mart, 12 Eylül yargılamalarını yapanlar, tarihin çöplüğünde yerlerini alacaklar” ifadelerini kullandı.
“EN ÇOK MANİSA’DAN KONUŞTUK, FERDİ’DEN KONUŞTUK, GÜLŞAH’TAN KONUŞTUK”
Özel, Arınç’ı ziyaretine gelen eleştirilere de yanıt verdi: “Ben seçildiğimde Sayın Bülent Arınç ziyarete geldi. Kötü günlerimizde hem kendisi hem de oğlu bizi yalnız bırakmadı. Ramazanda geçen hafta buradaki iftarına davet etmişti, icabet edemeyince bir iade ziyaret hem de Ramazan tebriğine gittim. Birçok konuyu konuştuk ama bazı medya organlarında gerçek dışı beyanlarda bulunuldu. Bülent Bey, gecikmeden bugün Nefes gazetesine tam bir sayfa yalanlama yapmış. O söylediği her şey, o gazeteciyi utandırmıştır. Sayın Bülent Arınç son derece nazik bir şekilde tutuksuz yargılama gerektiğini, mahkemelere güven olması gerektiğini belirtti. En çok Manisa’dan konuştuk, Ferdi’den, Gülşah’tan, Ramazan’dan, Manisa’daki iftardan ve Manisa’nın çıkarlarından bahsettik. Türkiye siyasetiyle ilgili genel değerlendirmeler de yaptık. Bir Ramazan sohbetinden siyasi çıkar elde etmeye çalışanlar için benim söyleyecek bir şeyim yok. Bana dediler ‘Ne diyeceksin?’ ‘Yalanlamak bana düşmez, Bülent Bey’in ağzından yazmış’ dedim. Bugün de kendisi yalanlamış. O gazeteciyi okurlarının vicdanıyla baş başa bırakıyoruz. Teşekkür ederiz, sağ olun.”
