Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, “Hukuk devletimiz tasfiye ediliyor. İktidar, muhalif olarak gördükleri bireyleri ve partileri düşman ceza hukuku uygulamalarıyla bastırmayı, sindirmeyi ve susturmayı hedefliyor. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi de 19 Mart’ta başlayan bir baskılama ve parçalanma süreci ile karşı karşıya. Yarın bir mahkeme var; bu mahkeme, Cumhuriyet Halk Partisi’ne kayyum atanıp atanmayacağına karar verecek” ifadelerini kullandı.
Ümit Özdağ, partisinin 3. Olağanüstü Tüzük Kongresi’nde yaptığı konuşmada, “Düşman ceza hukuku uygulamalarıyla 5 ay boyunca Silivri’de rehin kaldıktan ve haksız bir cezaya çarptırıldıktan sonra yeniden bir aradayız. Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. 4 yıl önce bilim, birlik ve barış mesajıyla yola çıktık. Şimdi her geçen gün daha da güçlenerek, Türk milletinin zaferine doğru emin adımlarla ilerliyoruz. Bu süreçte bana verdiğiniz destek için teşekkür ediyorum” dedi.
“Türk ordusunun neden askeri sağlık sistemi yok?”
Özdağ, dünya genelinde silahlanma ve savaş hazırlıkları yapıldığını belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Türkiye’de askeri sağlık sistemlerinin kurulması çağrısında bulundu. Özdağ, bu konudaki görüşlerini şöyle dile getirdi:
“Dünya yeni bir iki kutuplu düzene geçerken, silahlanma yarışı da başlıyor. Bu sadece silahlanma değil, aynı zamanda toplumsal bir savaş hazırlığı anlamına geliyor. ABD, Savunma Bakanlığının adını Savaş Bakanlığı olarak değiştirdi. Amerika’nın 37 trilyon dolarlık borcu var ve 2026 yılı için belirlenen savunma bütçesi 1 trilyon dolar. Fransa Sağlık Bakanlığı, tüm devlet hastanelerine büyük bir savaşa hazırlık yapmaları talimatını verdi. Almanya, kadınları da kapsayan zorunlu askere alma sistemi üzerinde çalışıyor. Evlere gıda stoku yapma zorunluluğu getirildi ve Almanya’da büyük bir silah fabrikası kuruluyor. Alman Şansölyesi Merz, ülkenin yeni bir ordu kurmak yerine toplum reformu gerçekleştireceğini belirtiyor. Yani, Alman milleti yeniden savaşmaya hazırlanıyor. Tüm bunlar yaşanırken, biz hala askeri sağlık sistemimizi lağvetmiş durumdayız. Askeri hastanemiz yok. Buradan Erdoğan’a soruyorum: Türk ordusu savaşan bir ordu olmasına rağmen, neden askeri sağlık sistemi yok? Neden GATA kapalı? Neden askeri hastaneler hizmet vermiyor? Neden dünyanın en deneyimli harp cerrahlarını silahlı kuvvetlerden uzaklaştırıp sivil hayata gönderdiniz?”
Özdağ, Suriye’deki Esad rejiminin düşmesiyle ilgili değerlendirmelerde bulunarak, Halep’e yönelik HTŞ saldırısının ABD ve İsrail tarafından organize edildiğini, Rusya’nın saldırı sonrasında Esad rejimine desteğini çektiğini ve Halep’in kısa sürede düşmesinin Suriye’deki dağılma sürecini başlatacağını ifade etti. Özdağ, “Türk halkına ‘Suriye’nin fethi’ diye sunulan aslında, Hamas ve Hizbullah dışında İran’ın müttefiki olan tek rejimin devrilmesiydi. Böylece Suriye’deki üniter devletin parçalanması süreci başlayacak ve İran operasyonu için Suriye hava sahası açılmış olacaktı” dedi.
“Hukuk devletimiz tasfiye ediliyor”
CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklandığı 19 Mart tarihinden itibaren iktidarın muhalefete “düşman ceza hukuku” uyguladığını savunan Özdağ, şunları ekledi:
“Demokrasimizin yok edilmek istendiği bir süreçten geçiyoruz. Erdoğan’ın bir zamanlar ‘demokrasi bir tramvaydır, inersin binersin’ dediğini hatırlatmak istiyorum. Tramvaydan inme zamanının geldiğini mi düşünüyor acaba? Hukuk devletimiz tasfiye ediliyor. Muhalif gördükleri bireyleri ve partileri düşman ceza hukuku uygulamaları ile bastırmak, sindirmek ve susturmak istiyorlar. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi, 19 Mart’ta başlayan bir baskı ve parçalanma operasyonuyla karşı karşıya. Yarın yapılacak mahkemede, Cumhuriyet Halk Partisi’ne kayyum atanması gündeme gelecek. Düşman ceza hukuku uygulamaları, Cumhuriyet Halk Partisi’ne uygulanmadan önce Zafer Partisi’ne uygulanmıştı.”
Özdağ, Erdoğan’ın Mersin’de Atatürk’ü eleştiren bir konuşmasına cevap vermesi sonrası, İstanbul Başsavcılığı tarafından re’sen başlatılan soruşturma gerekçesiyle gözaltına alındığını ve Kayseri’de çıkan Suriye olayları nedeniyle tutuklandığını belirtti. “Ankara’da savcılar ifademi almadan 11 iddianame hazırladılar. Şimdi her hafta başka bir mahkemeye gitmek zorundayım. Tutukluluğum süresince provokasyonlar yaşandı. Siz Zafer Partililer bu süreçte çok sağlam durdunuz” şeklinde konuştu.
“Muhalefete, Amerika’nın güney eyaletlerinde 1970’li yıllara kadar uygulanan, siyahilere yönelik bir hukukun benzeri uygulanıyor. Yani, ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapılıyor. Bu, Amerika’da zaman zaman yaşanıyor. Seçmece soruşturma adı verilen bir uygulama ile, bir beyaz için açılmayan soruşturma, bir siyahi Amerikalı için açılıyor. Biz de muhalefet olarak bunu yaşıyoruz. Anayasa’nın 10. maddesi, yani ‘herkes yasalar önünde eşittir’ maddesi tamamen askıya alınmış durumda.”
“Hiç kimse bize bu ülkede ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapamaz”
Son olarak, Bayrampaşa Belediye Başkanı’nın gözaltına alındığını hatırlatan Özdağ, “Tutuklanabilir de. Buraya gelmeden önce Özgür Bey ile birlikte açıklama yaparken öğrendik ki, Bayrampaşa Belediye Başkanı’na daha önce iki kez eşinin yanında, ‘bak soruşturma geliyor. AK Parti’ye geçersen gelmeyecek’ denmiş. Bu hukuk mu? Adalet mi? Devletin dini adalet değil miydi? Adalet mülkün temelidir. Değerli Zafer Partililer, biz çocuklarımızın ve torunlarımızın düşman ceza hukuku altında bu ülkede ikinci sınıf vatandaş olarak yaşamamalarının mücadelesini veriyoruz. Bu vatan, anamızın hak sütü kadar helaldir. Hiç kimse bize bu ülkede ikinci sınıf vatandaş muamelesi yapamaz” diyerek sözlerini tamamladı. (ANKA)
Avukat Aslı Karataş, “Acaba boşanmak doğru karar mı?” sorusunu defalarca soranlar için anlatıyor |
