Tutuklu Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, yazdığı mektupta umudunu sürdürdüğünü belirterek Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na hitap etti. Günel, “Sosyal belediyecilik hizmetlerimizle sizlerin yoksulluğunu paylaştık. İyi olduk, iyilik yaptık diye rahatsız olanlar kimler? Başta Aydın’daki kötü ve onun destekçileri. Bizleri tutsak ettiniz ama milletle olan gönül bağımızı koparamadınız. Peki, yüzde 17 ile senin milletle gönül bağın kaldı mı? Hayır. Yüzde 17’nin faturasını yanındaki vicdansıza kesmiş olabilirsin, ama komiksin. O bedeli sen ve tetikçilerin milletin vicdanında, Allah katında ödeyeceksiniz,” ifadelerini kullandı.
Kuşadası’nda kurulan “adalet ve dayanışma çadırı”nda, tutuklu Başkan Ömer Günel’in Silivri’den gönderdiği mektup kamuoyuyla paylaşıldı. Günel, eşi Duygu Gül Günel tarafından okunan mektubunda, “Değerli hemşehrilerim, mesai arkadaşlarım, yol arkadaşlarım, sevgili çocuklarım, destek için başka şehirlerden gelen dostlarım; hepinize merhaba. 41 gün sonra eşime, büyük oğlum Ada’ya ikinci kez, küçük oğlum Rüzgar Ali’ye ise ilk kez sarıldım. 23 Nisan’da, çocuklarımızın bayramıydı. Ne büyük bir çelişkiydi ki, millet iradesinin yok sayıldığı, seçilmişlerin basit iftiralarla tutsak edildiği bir süreçte, çocuklarımızın bayramını kutlamak zorundaydık. Ama ben çocuklarıma sıkı sıkı sarılarak kutladım bayramlarını. Yanlış olan bayram ilan edilen o büyük gün değil, demokrasiyi yok sayanlardı. Onlara inat gülümseyerek daha sıkı sarıldım evlatlarıma. Bayramınız kutlu olsun,” dedi.
Günel, “Sizler de Cumhuriyet’e sıkı sıkı sarılın. Alışmayın adaletsizliğe, yalana ve yoksulluğa. Çünkü alışmak en tehlikeli uyuşturucudur. Silivri’de her gün 6 gazete okuyorum, haberleri takip ediyorum. Ülkemin adaletle olan sınavına sizler gibi tanıklık ediyorum. Kuralların doğru işletilmediği, siyasilerin ve onların tetikçilerinin adalet anlayışına göre uygulandığı bir ülkede adaletten bahsetmek mümkün değildir. Adalete güvenin olmadığı bir ülkede ekonomik refahtan da söz edilemez,” şeklinde devam etti.
“Gelinen bu düzende siz dışarıda biz içeride tutsağız”
Günel, Silivri’de 20 bin TL’ye ucu ucuna geçinebiliyor olduklarını belirterek, “Isınma ücretsiz, kira yok, su ücretsiz. Ulaşım maliyeti yok, çünkü 4 duvar arasındayız. Sosyalleşme yok, kimseye bir şey ısmarlayamıyorum. İnternet yok, maliyet sıfır. 2 takım kıyafet yeterli. Haftalık harcama limiti 5 bin TL, aylık 20 bin TL. Peki, 20 bin TL emekli maaşı alan Kuşadalı hemşehrilerim ne yapıyor? Gelinen bu düzende siz dışarıda biz içerideyiz. Biz neden tutsağız? Sosyal belediyecilik hizmetlerimizle sizlerin yoksulluğunu paylaştık diye. İyi olduk, iyilik yaptık diye. Kim rahatsız oldu? Başta Aydın’daki kötü ve onun tetikçileri,” dedi.
Günel, “Bizi tutsak ettiniz ama milletle olan gönül bağımızı koparamadınız mı? Hayır. Yüzde 17 ile senin milletle gönül bağın kaldı mı? Hayır. Yüzde 17’nin faturasını yanındaki vicdansıza kesmişsin, ama komiksin. Yeri gelmişken söyleyeyim; Aydın’daki kötüye aklını kiraya vermiş olanlar bilin ki, kıymetli olmayacaklar. Haksızlık ve hukuksuzluğun aparatı olanlar, isminiz ne o kötü tarafından ne de milletçe hatırlanacak. Çakma anket firmalarına anket yaptırıp, yıkılmadım ayaktayım diye trollerin bağırttıran kötü; gel Türkiye’nin en itibarlı 3 firmasına anket yaptıralım. Var mısın? Sonuçlarına yüreğin yeter mi?” ifadelerini kullandı.
“Sizlerin kararlılığı ve inancı karşısında karanlıklar dağılacak”
Günel, “Milletin çoğunluk oylarını alan Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel tutuklanıyor, Eşme Belediye Başkanı’nın polis başına basıyor, Aydın’daki kötünün en çok çalıştığı müteahhit Aziz İhsan Aktaş’ın tüm adli kontrolleri kaldırılıyor. Aydın’daki kötü beraat ediyor ve etrafa utanmadan ayar veriyor. Kahramanmaraş’ta çocuklarımız silahla katlediliyor, Balıkesir Kepsut İlçe Milli Eğitim Müdürü elinde silahla paylaşım yapıyor. Bir eğitimci silahla neye hazır olacak? Çıplak bedenlerine ‘açız, çıplağız’ yazarak alın terinin karşılığını isteyen madenciler gözaltına alınıyor. Kenti korumakla görevli devletin valisi, Gülistan’ı öldürüp yok etmekle tutuklanıyor. Vay ülkem vay. Vay hukuk vay,” dedi.
Günel, “Bu arada, hukuk devleti ilkesinin ayaklar altında çiğnendiği, masumiyet karinesinin yok sayıldığı bir ülkede, yargının üçüncü ayağı savunma mesleğinin temsilcileri ortalarda yok. 42 günde Türkiye Barolar Birliği Başkanı’nı 2 kez gördüm. Neredesin Sayın Barolar Birliği Başkanım, neredesiniz 81 il baro başkanları? Şimdi konuşmayacaksınız da, milletin önüne çıkmayacaksınız da ne zaman çıkacaksınız? Anıtkabir’deki deftere ‘yurttaşlarımızı hak arayışında asla yalnız bırakmayarak, mücadeleyi sürdüreceğiz’ diye yazmışsınız. Sözü yazdınız, ya eylem? Hukukun yok sayıldığı bir süreçte ilkesel yapacaklarınız bundan mı ibaret?” şeklinde eleştirilerde bulundu.
Kıymetli dostlar; bu günler elbet geçecek. Milletin, sizlerin kararlılığı ve inancı karşısında karanlıklar dağılacak. Ama dostlarımızın sessizliğini de unutmayacağız. Umut ve inancınızı kaybetmeyin. Çünkü küçük bir umuttan daha güçlü bir şey yoktur. Özgürlükte ve emekte buluşmak umuduyla.” (ANKA)

Yorumlar kapalı.