Gazeteci ve yazar Murat Yetkin, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli‘nin PKK lideri Abdullah Öcalan‘a yönelik yaptığı çağrılar ve Demokrasi ve Fortschritt (DEM) Parti’nin İmralı ziyaretleri ile birlikte gelişen süreç hakkında değerlendirmelerde bulundu. Yetkin, ilk olarak Bahçeli’nin “terör eylemlerine son vererek lağvedilmesi” yönündeki açıklaması üzerinden tartışmalara ışık tutuyor. “Yarın ne olur bilemem ama gün itibarıyla görünen, DEM Parti’nin AK Parti ve MHP’nin kurduğu Cumhur İttifakı’na yeni üye adayı olduğu” diyerek, bu durumun siyasi manevralar açısından ne denli önemli olduğunu vurguladı.
Yetkin, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan‘ın Güney Asya ziyaretinin ardından yeni bir anayasa çağrısını gündeme getirdiğini belirtti. Erdoğan’ın böylelikle cumhurbaşkanı adayı olma isteğini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade eden Yetkin, cumhurbaşkanı adayı olmasının yeni bir anayasa ile mümkün olabileceğine işaret etti.
Ayrıca Cumhur İttifakı’nın DEM Parti oylarına ihtiyaç duyduğunu belirten Yetkin, MHP’nin ve AK Parti’nin bu gelişmeler karşısında daha dikkatli ve stratejik bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini düşündüğünü de vurguladı. Yetkin, YetkinReport’taki yazısında şu ifadeleri kullandı:
“DEM ise Bahçeli’in dünyada eşine az rastlanır hamlesiyle şartlarını Öcalan’a tecritin kaldırılmasıyla Kürtçe eğitim hakkıyla çerçevelemiş görünüyor.” Bu bağlamda, Öcalan’ın 26. yılına girdiği 15 Şubat tarihi, önemli bir dönüm noktası. Öcalan’ın PKK’ya “silah bırak” çağrısı yapıp yapmayacağı ise gün itibarıyla belirsizlikler içeriyor. Kandil’in bu çağrıya uyup uymayacağı ve Trump ile Erdoğan’ın bir Suriye çözümünde anlaşma sağlayıp sağlayamayacakları ise merak konusu.
Yetkin, “Ama bu çerçevede gün itibarıyla DEM, Cumhur İttifakı’nın üye adayı gibi görünüyor.” diyerek DEM’ın, Cumhur İttifakı’na katılma isteğinin artmasına dikkat çekti. Hatta, DEM yönetimindeki ‘Bize ne tek adam yönetiminden, ideolojik gündemimiz önemli’ anlayışının, Anayasa değişikliğine dayandırılması durumunda, bu durumun Erdoğan’a tekrar ve tekrar Meclis oylaması ile yönetme yetkisi verebileceğine işaret etti.
“Bahçeli’nin girişimi, PKK’nın kırk yıllık silahlı mücadelesini bırakarak Türkiye’nin demokratik kalkınmasına ve huzuruna katkıda bulunacaksa, faturasının Erdoğan’a karşısına onu DEM desteğine ihtiyaç duymadan alt edebilecek bir rakip çıkmadıkça ona fiilen ömür boyu başkanlık verecek bir sistem dayatması olduğu görülebiliyor.” diyerek, siyasi gelişmelerin uzun vadede sonuçlarının nasıl olabileceğine dair endişelerini dile getirdi.

Yorumlar kapalı.