1. Haberler
  2. Gündem Haberleri
  3. Nüfus Artışı İçin Stratejik Çözüm Çağrısı

Nüfus Artışı İçin Stratejik Çözüm Çağrısı

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, tutuklu bulunduğu Marmara Cezaevi’nden Türkiye’nin nüfus artışına ilişkin stratejik çözüm önerilerini kaleme alarak SÖZCÜ ile paylaştı. Özdağ, şu sözleri sarf etti:

Ülkemiz, küresel ısınma ve stratejik göç mühendisliği nedeniyle tarihi bir kavimler göçü dönemi ile karşı karşıya. Göç yollarının önemli kavşaklarından biri olan Türkiye, mevcut doğurganlık eğilimleri devam ederse, 2050 yılına kadar Avrupa Birliği ve Türkiye’de nüfus azalmasının süreceğini öngörüyor. Diğer yandan, Mısır, İran, Pakistan ve Irak gibi ülkelerde ise ciddi nüfus artışları bekleniyor. Küresel ısınmanın etkisiyle Türkiye, İran ve Afganistan’ı kapsayan 46 ülkede ekonomik kayıplar yaşanması bu göç dalgalarını hızlandırabilir.

Bu durum, Türkiye açısından nüfus artışını yalnızca demografik bir mesele olmaktan çıkartarak doğrudan bir beka meselesi haline getiriyor. Hem iktidar hem de muhalefet, bu konuda aynı görüşte: Nüfus artmalıdır. Ancak bu tespit yeterli değil; somut ve kapsamlı politikaların uygulanması kaçınılmazdır. Nüfusun sürdürülebilir bir şekilde artabilmesi için doğurganlık oranının en az 2,10 olması gerekirken, günümüzde bu oran yalnızca 1,50 düzeyindedir. Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, alınacak tedbirlerle bu oranın yeniden 2,10’a ulaşmasının zor olduğunu, Türk Dünyası’ndan Türkiye’ye nüfus akışının çözüm olabileceğini belirtmektedir.

“TEK ÇÖZÜM YOLU YOK”

Nüfus artışını sağlamak için sadece tek bir çözüm yolu bulunmamaktadır. Ekonomik, kültürel, eğitimsel, finansal ve psikolojik pek çok yöntem, uyum içinde ve sistematik bir şekilde uygulanmalıdır. Bu bütünlük sağlandığında, nüfus artış eğilimine geri dönebilir.

Ayrıca, nüfus artışı meselesinin Türkiye için bir beka meselesi olduğu tüm topluluklara açık ve sürekli bir şekilde anlatılmalıdır. Televizyon tartışmaları, kısa videolar ve kamu spotları yoluyla, nüfusu azalan ülkelerin karşılaştığı tehditler kamuoyuna etkili bir biçimde aktarılmalıdır.

Aile yapısını zayıflatan televizyon programlarına son verilmesi gerekmektedir. Bunun yerine aile içi dayanışmayı ve anne-baba ile çocuk arasındaki bağı güçlendiren dizi ve filmler teşvik edilmelidir. Günümüz dizilerinde sıkça rastlanan çalışmayan, zenginlik içinde yaşayan hedonist yaşam tarzlarının idealize edilmesi, gençler için son derece olumsuz rol modeller yaratmaktadır. Sinema ve dizi sektörünün yalnızca bir eğlence aracı olmadığı, Hollywood ile Pentagon arasındaki ilişkilere bakıldığında daha da açık hale gelmektedir. Nüfus artışı, öncelikle kültürel bir meseledir; biyolojik bir sonuçtan öte zihinsel ve sosyal bir dönüşüm gerektirir.

İSTANBUL NÜFUSUNA DİKKAT ÇEKTİ

Yanlış şehirleşme politikaları ve büyükşehir yasası çerçevesinde köylerin tasfiyesi, nüfus artışının önündeki en büyük engellerden biridir. İstanbul gibi büyük metropollerde çocuk sahibi olmanın Çankırı, Kastamonu veya Çanakkale gibi illere nazaran çok daha zor olduğu aşikâr. Bu nedenle İstanbul’un nüfusunun 10 milyon seviyesine çekilmesi büyük bir önem taşımaktadır.

Yeni evlenen çiftlere düşük faizli ve uzun vadeli kredi sağlanması önemli bir adım teşkil etmektedir; fakat bu tek başına yeterli değildir. Ebeveynlerin çocuk sahibi olma konusundaki en büyük kaygılarından biri, çocuklarının eğitimidir. Devlet okullarındaki eğitim kalitesindeki düşüş, anne-babaları çocuk doğmadan özel okul masraflarını düşünmeye yönlendirmektedir. Bu nedenle, çocuk sayısının artması için devlet okullarında eğitimin kalitesi acilen artırılmalıdır.

Ayrıca, her doğan çocuk için ailenin gelirine uygun temel ihtiyaçların karşılanabileceği bir kartın devlet tarafından temin edilmesi faydalı bir uygulama olacaktır. Böylece mama, bez, giysi gibi temel ihtiyaçların yükü hafifletilerek ailelerin çocuk sahibi olma konusunda daha cesur hale gelmesi sağlanacaktır.

Sadece eğitimin kalitesi değil, süresi de doğurganlık ile ilgili kararları etkilemektedir. Üniversite diplomasının zorunlu olduğu algısı, aileleri “sadece bir çocuğum üniversite okuyabilir” düşüncesine itmektedir. Oysa Türkiye’nin daha fazla üniversite mezununa değil, nitelikli meslek lisesi mezunlarına ihtiyacı vardır. Gençlerin meslek liselerine yönlendirilmesi, eğitim yaşamının 22 değil 18 yaşında tamamlanmasını sağlayacak; böylece gencin aile üzerinde ekonomik yükü azalacak ve bu durum daha fazla çocuk yapılmasına teşvik edecektir.

Bir başka öneri, çocuk sayısının artışı ile konut politikalarının entegre edilmesidir. Ev sahibi olmayan ailelere, ikinci çocuklarının doğumunun ardından düşük faizli ve uzun vadeli konut kredisi verilmesi gerekmektedir. Üçüncü çocuk için bu faizin daha da düşürülmesi teşvik edici olacaktır.

Zafer Partisi olarak, nüfusumuzun artışını ve genç, dinamik bir yapının korunmasını; sigorta ve istihdam sistemlerinin çökmeden sürdürülmesini öncelikli bir hedef olarak görmekteyiz.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
Nüfus Artışı İçin Stratejik Çözüm Çağrısı
+ -
Giriş Yap

İa Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.