iahaber Dış Haberler
Millî Savunma Bakanlığı (MSB), gazeteci Barış Terkoğlu tarafından ilk olarak gündeme getirilen NATO’nun Türkiye’de çok uluslu bir kolordu kurma planlarını bu hafta resmen doğruladı. MSB, MNC-TUR olarak adlandırılan bu çok uluslu kolordunun kurulmasına yönelik çalışmaların, NATO’nun güney bölgesel planı çerçevesinde 2023 yılından bu yana devam ettiğini ve Türkiye’nin bu konuda ilerleme kararını 2024 yılı itibarıyla müttefiklerine bildirdiğini açıkladı.
Yeni karargâhın ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla Adana’daki 6’ncı Kolordu Komutanlığı görevlendirildi. Kolordunun bir Türk generalin komutasında kurulması öngörülürken, ulusal çekirdek kadro için gerekli atamaların da gerçekleştirildiği belirtildi.
Middle East Eye’dan (MEE) Ragıp Soylu’nun haberine göre, konuyla ilgili bilgi sahibi bir kaynak, Türkiye’nin bu çalışmalarını 2028 yılına kadar tamamlamayı hedeflediğini aktardı.
Bakanlığın açıklamasında, “Karargâhın çok uluslu bir yapıya dönüştürülmesine yönelik çalışmalar NATO makamlarıyla koordinasyon içinde sürdürülmektedir. Ancak NATO prosedürleri henüz tamamlanmadığı için onay süreci devam etmektedir” ifadelerine yer verildi.
İsmini vermek istemeyen bir NATO yetkilisi, MEE’ye yaptığı açıklamada çok uluslu kolorduya yönelik uzun süredir devam eden çalışmaların sürdüğünü belirtti. Yetkili, onay sürecinin devam ettiğini ve NATO prosedürlerinin henüz tamamlanmadığını vurguladı.
“Bir boşluğu dolduracak”
Çok uluslu kolordular, esasen bir çatışma durumunda müttefik kuvvetleri yönetecek bir komuta-kontrol yapısı olarak tasarlanmaktadır. NATO’nun güney bölgesel savunma planı, Akdeniz, Güney Kafkasya, Karadeniz ve Kuzey Afrika gibi coğrafyaları kapsamaktadır.
Türkiye, mevcut durumda İzmir’de NATO Müttefik Kara Komutanlığı’na ve İstanbul’da Hızlı Konuşlandırılabilir Kolordu’ya ev sahipliği yapmaktadır. Bu bağlamda, Türkiye’nin yeni bir kolorduya sahip olmasının gerekliliği üzerine tartışmalar sürmektedir.
NATO’da çeşitli görevlerde yer almış emekli tuğgeneral Huseyin Fazla, MEE’ye verdiği demeçte MNC-TUR’un “muhtemelen NATO’nun bölgesel savunma planlarındaki bir boşluğu dolduracağını” ifade etti.
Fazla, 2023 planları çerçevesinde Polonya’daki MNC-NE’nin ittifakın kuzey kanadını korumakla görevlendirildiğini; 2023’te faaliyete geçen Romanya’daki MNC-SE’nin ise doğu kanadı ve Karadeniz’i kapsadığını hatırlattı.
“Rusya’ya ve Akdeniz kaynaklı tehditlere karşı koruyacak”
Fazla, “Adana merkezli bir çok uluslu kolordu ile ittifak, Türkiye’yi Rusya’ya karşı ve Akdeniz kaynaklı tehditlere karşı koruyacak kalıcı bir kolorduya sahip olacak” açıklamasında bulundu. İstanbul’daki Hızlı Konuşlandırılabilir Kolordu’nun önemli bir birlik olduğunu, ancak temel görevlerinin anlık müdahale olduğunu belirtti.
Fazla, “MNC-TUR ile Türk Silahlı Kuvvetleri, müttefiklerin askeri personel katkısı ve çatışma durumunda kendi birliklerini tahsis etmesiyle destek kazanacak” dedi.
“Yalnızca Rusya’yla ilgili değil; Vilnius Zirvesi kararlarına dayanıyor”
Polonya merkezli düşünce kuruluşu OSW’de Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya Departmanı Başkanı Karol Wasilewski, MEE’ye açıklamalarında “NATO’nun modüler bir yaklaşım benimsediğini ve Stratejik Konsept’in yalnızca Rusya ile sınırlı olmayan çeşitli tehditleri kapsadığını” belirtti.
Wasilewski, “Bu, NATO’nun dönüşüm sürecinin bir başka boyutu ve Vilnius Zirvesi kararlarına dayanıyor; ittifakın kara kuvvetlerine olan bağımlılığını derinleştiriyor” ifadelerini kullandı. Bunun ayrıca NATO’nun 360 derece politikası ile uyumlu olduğunu ve Türkiye’nin çıkarları açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
“Bölge ülkelerine mesaj verecek”
Fazla, MNC-TUR’un kuruluşunun NATO’nun Türkiye’yi savunma konusundaki kararlılığına dair bölge ülkelerine net bir mesaj vereceğini, ayrıca askeri tatbikatlar ve detaylı savunma planları ile güç projeksiyonu sağlayacağını belirtti.
Bölgedeki bazı uzmanlar, özellikle eski başbakan Naftali Bennett gibi bazı İsrailli yetkililerin Türkiye’yi “bir sonraki İran” olarak nitelendirmesinin ardından, Ankara’nın bölgesel üstünlük için İsrail ile rekabete girebileceğini öngörüyor.
Fazla, “Genel itibarıyla bu kolordu, ittifakın her türlü senaryoya hazırlıklı olmasını sağlayacak ve çok uluslu askeri tatbikatlar, ev sahibi ülke ile müttefik kuvvetlerin yeteneklerini diğerlerine gösterecektir” şeklinde konuştu.
“Adana en rasyonel tercih”
Wasilewski, Adana’daki 6’ncı Kolordu’nun seçiminin, hazır oluş durumu ve sınırlı yatırım gereksinimi göz önünde bulundurulduğunda en mantıklı tercih olduğunu ifade etti.
Fazla, 6’ncı Kolordu’nun ABD ve İspanya gibi müttefiklerle iş birliği konusunda deneyimli olduğunu, ayrıca NATO komutanları ve subayları için cazip olabilecek konut, sağlık ve eğitim altyapısının bulunduğunu belirtti.
Fazla, “Türkiye’nin bu planı hayata geçirmek için fazla harcama yapmasına gerek yok ve bu, herkes için daha faydalı olacaktır” yorumunu yaptı.

