1. Haberler
  2. Siyaset Haberleri
  3. Medya-Siyaset İlişkisi: İğne Nereye Batacak?

Medya-Siyaset İlişkisi: İğne Nereye Batacak?

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Hürriyet yazarı Hande Fırat’ın, AKP’li siyasetçilere yönelik “Televizyon kanallarına çıkmıyor ya da çağrılmıyor” sözleriyle başlattığı tartışmaya, iktidara yakınlığıyla bilinen Cem Küçük sonrasında Sabah gazetesi yazarı Hilal Kaplan da katıldı.

Kaplan, Fırat’ın “Şimdi iğneyi batırma zamanı” başlıklı yazısına yanıt olarak “İğneyi batıralım” başlığıyla bir yazı kaleme aldı.

Cem Küçük, Türkiye gazetesindeki köşesinde Fırat’a karşılık vererek, “Hande Fırat herkese gazetecilik dersi vermeye kalkmış! İddia ediyorum o iki yazıyı kendisi yazmadı. Zaten öyle bir kapasitesi yok. Dil bilmeyen biri ABD’den nasıl örnek verecek?” ifadelerini kullandı.

Hilal Kaplan’ın yazısında dikkat çeken ifadeler şunlardır:

“Bu ülkede AK Parti’yi açıkça destekleyen bir yorumcuysanız, birkaç istisna dışında AK Partililer sizi “mahallenin danası” olarak, muhalifler de hınçlarını çıkaracakları bir “kum torbası” olarak görür. Ancak seküler bir kesimden gelen, “her tarafa yakın” bir gazeteciyseniz, örneğin serginizi neredeyse tüm Bakanlar Kurulu sırayla ziyaret edebilir. Zor günlerinizde sosyal medyadan destek bulabilir, nikâhınızda şahit, cenazenizde duacı veya birçok dertte yardımcınız olabilirler.

Diğer yandan, bu tartışmaların ardından AK Partili siyasetçilerin de iğneyi kendilerine batırma ihtiyacı hissedip hissetmediği merak konusudur. Birçok önemli isim, televizyona çıkmayı bırakın, sosyal medya paylaşımı yapmaktan bile kaçınmakta. Bu durum, siyaset yorumcularının bu kadar öne çıkmasının nedenlerinden biri olarak görülmektedir.

Eğer iğne batırılacaksa, gerçekten acıtacak yere batırılmalıdır. Batı’daki siyaset-medya düzenini steril bir vitrin gibi sunarak Türkiye’deki güç ilişkilerini bu vitrin üzerinden değerlendirmek, bir kolaycılıktır.

Asıl önemli olan; kimin hangi bedelleri ödeyerek konuştuğu ve kimin “tarafsızlık” konforu içinde her kapıyı rahatça açabildiğidir.

Medya-siyaset ilişkisini ele alacaksak, ideolojik pozisyonların açıklığından değil, bu ülkede kimlerin dokunulmaz, kimlerin ise harcanabilir olduğundan başlamalıyız. Aksi takdirde yapılan her özeleştiri, gerçeği deşmek yerine onu yüzeysel bir şekilde makyajlamaktan öteye geçmez.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
Medya-Siyaset İlişkisi: İğne Nereye Batacak?
+ -
Giriş Yap

İa Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.