1. Haberler
  2. KÖŞE YAZILARI
  3. Mağduriyetle Siyaset Yapılmaz, Önce Çürümeyi Temizlemek Gerek

Mağduriyetle Siyaset Yapılmaz, Önce Çürümeyi Temizlemek Gerek

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Mağduriyetle Siyaset Yapılmaz, Önce Çürümeyi Temizlemek Gerek

Ben bugün CHP’de yaşanan kurultay tartışmalarına baktığımda bunun artık basit bir parti içi çekişme olmadığını görüyorum. Ortada doğrudan hukuki bir kriz var. Ankara 26. Asliye Ceza’daki dosyanın İstanbul 40. Ağır Ceza’daki dosyayla birleştirilmesi yönündeki mütalaa ortadayken hâlâ çıkıp “mağduriyet” söylemine sarılmayı ben siyaset olarak görmüyorum. Bu, gerçeğin etrafında dolaşmaktan başka bir şey değil.

Benim dikkatimi çeken asıl mesele şu: Kamuoyunda ciddi usulsüzlük iddiaları konuşuluyor. Tabiri caizse kanalizasyon patlamış durumda. Böyle bir tabloda yapılması gereken şey çok basit; açıklık, şeffaflık ve hesap verilebilirlik. Ama ben bunların yerine sürekli bir savunma refleksi görüyorum. Oysa savunmaya kapanarak bir parti büyümez, güven de inşa edemez.

Ben şuna inanırım: Bir yerde gerçekten sorun yoksa, o sorun temizlenir ve tartışma kapanır. Ama sorun ortada dururken mağduriyet anlatmak, meseleyi çözmez; sadece üzerini örtmeye çalışır. Oysa siyaset, sorunları örtme sanatı değil, onları çözme cesaretidir. CHP’de bugün yapılması gereken şey de budur: Patlayan kanalizasyonu temizlemek. Bu sorumluluk da doğrudan Genel Merkez’in omuzlarındadır.

Hukukta çok bilinen bir ifade vardır: “Zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir.” Eğer bir süreç başından itibaren tartışmalıysa, onun üzerine kurulan yapı da sürekli tartışmalı kalır. Benim gördüğüm tablo tam olarak budur. CHP yönetimi bu meseleyi kökünden temizlemeden ne parti içinde güven inşa edebilir ne de seçmen karşısında güçlü bir zemin oluşturabilir.

Sokakta konuşulanlara kulak verdiğimde insanların hissettiği şey çok açık: Bir şey yaklaşırken herkes bunu görüyor ama kimse açıkça yüzleşmek istemiyor. Felaket bazen sessiz gelmez; bazen bağıra bağıra gelir. Bugün yaşanan tartışmaların yarattığı atmosfer de tam olarak buna benziyor.

Ben ayrıca şunu da görüyorum: Sosyal medyada trollerle gürültü koparmak ya da birkaç televizyon kanalında saatlerce mağduriyet anlatmak çözüm değildir. Bu, sorunu büyütür ama çözmez. Sorumluluk çok net: Zemini temizlemek, tartışmaları kapatmak ve yeniden proje odaklı siyasete dönmek.

Ama açık konuşayım; ben Özgür Özel’in şu an böyle bir kaygı taşıdığına pek inanmıyorum. Büyük ihtimalle akşam yine aynı hikâyeyi dinleriz: Bütün sorunların sorumlusu olarak Kemal Kılıçdaroğlu gösterilir. Zaten buna alıştık. Türkiye siyasetinde yeni bir gelenek oluştu: Her tartışmanın sonunda ortaya çıkan “bütün kötülüklerin babası Kemal Kılıçdaroğlu” anlatısı.

Ama gerçek şu ki, bir parti sürekli geçmişi suçlayarak geleceğini kuramaz. Bir noktada dönüp aynaya bakmak gerekir. Çünkü siyaset, başkalarına fatura kesme değil, sorumluluk alma işidir.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
Mağduriyetle Siyaset Yapılmaz, Önce Çürümeyi Temizlemek Gerek
+ -
Giriş Yap

İa Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.