Los Angeles’ta geçirdiğim günlerin ilkini geride bıraktım ve buradaki gözlemlerimi sizlerle paylaşacağım dört günüm var.
Türkiye ve dünya genelinde İran savaşının gündemde olduğunu biliyorum.
Bu yazılarım belki de sizi bu savaş ortamından bir nebze uzaklaştırabilir.
Fakat burada da savaşın izleri var.
L.A.’deki ilk haberim: FBI, İran’ın saldırı hazırlığında olduğunu açıkladı
THY ile Los Angeles’a vardığımda, beni karşılayan ulaşım görevlisinin verdiği ilk haber şu oldu:
“FBI, İran’ın California’ya dronlarla saldırabileceği konusunda uyarıda bulundu.”
Açıkçası bu haber pek mantıklı gelmedi, ancak burada yaşayanlar üzerinde etkili olmuş gibi görünüyor.
İlk karşılaştığım Amerikalılara şunu söylemek istiyorum: “Artık anlıyor musunuz, biz Türklerin nasıl bir coğrafyada yaşadığımızı…”
Mulholland Çıkmazı
Uçakta David Lynch’in filmini düşündüm
Uçuş sırasında aklımda en çok David Lynch’in “Mulholland Drive” filmi vardı.
Bu 2001 yapımı film, Türkiye’de “Mulholland Drive Çıkmazı” adıyla gösterilmişti.
Naomi Watts’ın başrolünde yer aldığı bu film, Hollywood’un insanları nasıl etkileyebileceğini anlatan çarpıcı bir yapımdı.
Borgesvari bir hikâyesi var; hafızasını yitiren bir kadınla Hollywood’da ünlü olma hayali kuran bir başka kadının ilişkisini konu alıyor.
Gerçek ve hayallerin iç içe geçtiği bu hikâye, zihnimde yankılandı.
Filmi hatırlamamın sebebi ise bu Oscar haftasında “Mulholland Drive” bölgesinde bir evde kalacak olmam.
Jack Nicholson
Bir haftalığına Jack Nicholson’ın komşusuyum
Şu anda, Los Angeles’ın muhteşem manzarasına sahip bir evde konaklıyorum.
Hemen hemen her LA filminde gördüğüm bir manzaraya bakıyorum.
Tam karşıda Santa Monica, arkamda ise herkesin tanıdığı HOLLYWOOD yazısı yer alıyor.
Ancak beni en çok heyecanlandıran şey, burada kimlerle komşu olacağım.
Örneğin, Jack Nicholson ile…
Burası gizli bir mahalle olarak biliniyor
Los Angeles’ın en ünlü ve pahalı yerleşim yerlerinden biri burası.
Harika bir manzarası olduğu kadar, insanlara mahrem bir his de veriyor.
Yoldan geçerken çoğu evi göremiyorsunuz; neredeyse yalnızca kapılarla karşılaşıyorsunuz.
Bu nedenle buraya “Gizli mahalle” deniyor.
Birçok ünlünün burada yaşadığı biliniyor.
Komşularım kimler?
Beverly Hills, Bel Air ve Hollywood Hills çevresinde birçok ünlüye ait ev bulunuyor.
Mahalledeki komşularımdan bazıları şunlar:
- Jack Nicholson
- Marlon Brando (hayattayken burada yaşıyordu)
- Warren Beatty ve Annette Bening
- Tom Cruise
- Chris Evans
- Madonna
- Bruce Willis
- Demi Moore
- Leonardo DiCaprio (yakın bölgede)
- Prince (hayattayken burada yaşıyordu)
- Paris Hilton
- Jessica Simpson
Mahalle dedikoduları
Şimdi biraz mahalle dedikodusu yapalım.
Mahallenin yeni sakini olarak dinlediğim hikâyeler pek yeni değil.
İlk olarak Jack Nicholson ile başlayayım.
Artık evinden pek çıkmadığı söyleniyor.
Marlon Brando
Jack Nicholson, Marlon Brando’nun evini neden satın aldı?
Nicholson’ın evi, bir zamanlar Marlon Brando’nun evinin yanındaydı ve Brando’ya hayranlık duyuyordu.
Brando’nun vefatından sonra Nicholson, komşu evi de satın almış.
Buna göre, ya Brando’nun evini korumak istiyordu ya da başka birinin satın alıp taşınmasını engellemek amacıyla almıştı.
Hollywood’da buna “privacy buying” deniyor.
Madonna’dan şikayetler
1990’larda Madonna da bu bölgede bir malikânede yaşamıştı.
Güvenlik konusuna saplantılıydı ve evine çok yüksek güvenlik sistemleri kurmuştu.
Hatta çevredeki komşular, güvenlik kameralarının sayısından şikayet ediyordu.
Sonrasında Madonna Beverly Hills’e taşındı.
William Holden’ın gizemli ölümü
Mahallede esrarengiz bir ölüm hikâyesi var.
1981 yılında Hollywood, William Holden’ın gizemli ölümü ile sarsıldı.
Ünlü aktör, 12 Kasım 1981’de evinde ölü bulundu ve ölümü dört gün sonra fark edildi.
Alkol bağımlısı olan Holden, yalnız yaşıyordu ve otopsi raporlarına göre düşerek başını çarparak ölmüş.
Bu olay, Hollywood’da sıkça konuşulan bir konu haline geldi.
Hayalet kadın hikâyesi
Hollywood’un efsanevi semtinde, hayalet hikâyesi de kaçınılmaz bir unsur.
Mahalledeki en bilinen hikâye, Mulholland Drive’ın “hayalet” efsanesi olarak biliniyor.
Bir gece, bir adam Mulholland Yolu’nda giderken beyaz elbiseli bir kadın görür.
Kadın, otostop yapmak istercesine elini kaldırır.
Adam kadını alır, arka koltuğa oturtur; fakat bir süre sonra kadının yok olduğunu fark eder.

