
Halk TV programcısı Serhan Asker’in kızı Ece’nin yeşil pasaportuna el konulması, sosyal medyada büyük yankı uyandırdı. Serhan Asker, yaşanan bu duruma karşı sesini yükselterek adaletin nasıl ihlal edildiğine dikkat çekmeye çalıştı. Asker’in kızı Ece’nin pasaportunun iptal edilmesi, babasının yurt dışı yasağına bağlandı ve bu durum, Ece’nin seyahat özgürlüğünün kısıtlanması olarak değerlendirildi.
Kızının Seyahat Özgürlüğü Engellendi
Serhan Asker, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, kendi üzerindeki yurt dışı yasağının kızı Ece’yi nasıl etkilediğini anlattı. Asker, bu durumun sonucunda kızının da seyahat etme hakkının elinden alındığını ifade ederek “Demek ki babasına yurt dışı yasağı konulunca kızının da seyahat hürriyeti elinden alınıyormuş…” şeklinde düşündüğünü belirtti. Bu cümle, yalnızca kişisel bir mağduriyetin ötesinde, ailelerin karşılaşabileceği adaletsizlikleri gözler önüne seriyordu.
Ece’nin Pasaportuna El Konuldu
Asker’in sosyal medya paylaşımında, kızı Ece’ye pasaportla seyahat edilebilen hiçbir ülkeye çıkış yapamayacağının bildirildiği belirtildi. Bu durumu “adaletsizlik” olarak nitelendiren deneyimli gazeteci, yaşanan sürece karşın gülümsemeye devam ettiklerini dile getirdi. “Biz yine de tebessüm dolu fotoğrafımızla bu adaletsizliğe gülelim…” diyerek olayın trajikomik boyutuna değindi. Bu şekilde hem durumu samimi bir şekilde mizah ile ele almış oldu hem de yaşanan sürecin ciddiyetini korumuş oldu.
‘Bir Yanlışlık Varsa Düzeltilmesini Umuyorum’
Serhan Asker, kızı Ece’nin yaşadığı sürpriz gelişmeyi kendisine büyük bir üzüntüyle aktardığını ifade ederek, bu durumun kabul edilemez olduğunu vurguladı. Kızının ikincil olarak türev bir mağduriyet yaşaması, Asker’in canısını en çok sıkan noktalardan biri oldu. Bu durumun hızla çözülmesini umut ettiğini belirten Asker, “Bir yanlışlık varsa düzeltilir umarım…” ifadesiyle yetkililere çağrıda bulundu. Bu çağrı, sadece kendi durumunun düzeltilmesi için değil, aynı zamanda diğer benzer durumların da teftiş edilmesi gerektiği hususunda uyarıcı bir mesaj taşıyordu.
Olayın Arka Planı
Serhan Asker’in yaşadığı bu olayın arka planında, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ismini açıkladığı bilirkişi ile yapılan bir telefon görüşmesi duruyor. Bu görüşmeden dolayı başlatılan bir soruşturmanın sonucunda Asker, gözaltına alınmıştı. Aynı süreç içerisinde gazeteciler Barış Pehlivan ve Seda Selek de ifadeye çağrıldılar. Tüm bu gelişmeler, siyasi baskıların ve gazetecilere uygulanan kısıtlamaların ağır bir şekilde yaşandığı bir dönemi temsil ediyor. Adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Asker’in, üstünde bulunan yurt dışı yasağı ve şimdi de kızının pasaportuna el konulması, durumun ne denli trajik ve karmaşık olduğunu gözler önüne seriyor.
Sonuç olarak, Serhan Asker’in yaşadığı bu olay, sadece bireysel bir trajedi değil, aynı zamanda insan hakları ve adalet konularında tartışmalara yol açacak bir derinliğe sahip. Ece’nin pasaportuna koyulan el, sadece onun seyahat özgürlüğünü değil, aynı zamanda aile içindeki ilişkilere ve toplumsal adalete dair pek çok soru işaretini de beraberinde getiriyor. Bu tür yaşamsal hakların kısıtlanması, toplumdaki bireylerin hükümet ve kurumlarla olan güvenini

Yorumlar kapalı.