iahaber Haber Merkezi
8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Türkiye genelinde kadınlar, çeşitli eylemlerle bir araya geldi. İstanbul’da, gündüz düzenlenen etkinliklerin ardından, Sıraselviler Caddesi’nden başlayarak Cihangir Caddesi’ne kadar uzanan 24. Feminist Gece Yürüyüşü gerçekleştirildi. Kadınlar, yaptıkları açıklamada, “Yüz yıl önce bu sokakta yürüyen bir kadının hayal edebileceği mücadeleyi gerçek kılmak için buradayız. Erkeklerin kadınlara karşı işledikleri suçları açığa çıkararak yeni bir dünyayı kuracağız; feminist dayanışmamız sayesinde. Barış içinde, düşman olmadan, eşit ve adil bir hayatın mümkün olduğunu feminizmden öğrendik” ifadelerini kullandı.
İstanbul
Kadınlar, İstanbul’da ilk olarak 11.30’da Kadıköy Boğa Heykeli önünde toplandı. “Yoksulluğa, şiddete, sömürüye, savaşa karşı isyandayız!” yazılı pankartı taşıyan kadınlar, “Asla yalnız yürümeyeceksin”, “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz”, “Birleşe birleşe kazanacağız” sloganları attı.
Ardından, 24. Feminist Gece Yürüyüşü için Taksim’e yöneldiler. Sıraselviler Caddesi’nde toplanan kadınlar, “Erkekler evlere ütü yapmaya, kadınlar sokağa özgürleşmeye”, “Asla yalnız yürümeyeceksin”, “Jin jiyan azadi” sloganlarıyla yürüyüşe başladı. Buradan Cihangir Caddesi’ne geçerek feminist gece yürüyüşüne devam ettiler.
Cihangir Caddesi’ne ulaşan kadınlar, burada yaptıkları basın açıklamasında şu konulara değindiler:
Yeni yargı paketinde “kadına karşı şiddet” düzenlemesi: ‘Haksız tahrik indirimi’ne sınır geliyor.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü, “şirketler para kazansın diye kutlanmıyor”.
“Aile Yılı” olarak ilan edilen 2025’te 404 bin kadın “ailevi” nedenlerle işten ayrıldı.
Kadınlar: Her gün erkeklerin çıkardığı savaşa ve yarattığı yıkıma uyanıyoruz
“Dün, bugün, muhtemelen yarın. Her gün, erkeklerin çıkardığı savaşa ve yarattığı yıkıma uyanıyoruz. Yanı başımızda İran’a ABD ve İsrail füzeleri düşerken, Türkiye, NATO üslerini kullanıma açarak bu suça ortak oluyor. Bu savaşı ‘kadınları özgürleştirme’ adına meşrulaştırmaya çalışan İsrail’in hapishanelerinde Filistinli kadınlar işkence görüyor. Suriye’de ABD desteğiyle iktidarda olan HTŞ, Alevi, Kürt, Arap, Dürzi kadınları öldürüyor. Trump, Epstein dosyalarını örtmek için elinden geleni yaparken, ancak düşmanını bombalamak için kadınların özgürlüğünü aklına getiriyor. Bu yalanları Irak’tan, Afganistan’dan biliyoruz!”
“Yüzyıllardır erkekler biz kadınların sırtından geçiniyor!”
“Yüzyıllardır erkekler, kadınların sırtından geçinerek hayat sürüyor. Kadınların ev içinde yeniden ürettiği yaşam sayesinde kamusal alanda yer bulabiliyor, ücretli işlerde rahat çalışıp statü elde edebiliyorlar. Kadınların cinselliklerini kontrol ediyor, sevgi adı altında kendi hayatları üzerindeki karar alma haklarını gasp ediyorlar. Kadınların kendilerine tabi olduğuna dair sarsılmaz inançlarıyla, onlara şiddet uygulamayı hak görüyorlar. Bazen bir tarikat, bazen bir çete, bazen devletin gücü arkasında durarak. Kadınları koruyucu politikaların uygulanmaması, cezasızlık ve temel hakların sürekli tartışma konusu yapılması erkeklerin beslenmesine yol açıyor.”
“Aile yılı ile erkeklerin kadınlar üzerindeki egemenliğini korumaya çalışıyorlar”
“‘Aile yılı’, ‘bizi cinsiyetsizleştirecekler’ diyerek, cinsiyeti denetlemeye varıp ‘cinsiyetine uygun olmayan davranışlar’ diye kategoriler uydurarak transların hormone erişimini ve yaşam hakkını engellemeye çalışıyorlar. Temelde erkeklerin kadınlar üzerindeki egemenliğini korumak için yapıyorlar. Çünkü bu egemenliğin tehlikede olduğunu biliyorlar, feminizmin değiştirme gücünün yarattığı tehlikenin farkındalar. Bu düzen değişecek. Bugün burada olan/olamayan, kendi hayatında patriyarkaya karşı mücadele veren her kadın sayesinde.”
“Yeni bir dünyayı feminist dayanışmamız sayesinde kuracağız”
“Bizler, yüz yıl önce bu sokakta yürüyen bir kadının hayal edebileceği mücadeleyi gerçek kılmak için buradayız. Erkeklerin kadınlara karşı işledikleri suçları açığa çıkararak yeni bir dünyayı kuracağız; feminist dayanışmamız sayesinde. Kendi hayatlarımıza yön vermek, özgür olmak, bedenimize, emeğimize, cinselliğimize, kimliklerimize sahip çıkmak için. Geleceğimize sahip çıkmak için.”
“Yaşasın feminist mücadelemiz!”
“Kurtuluşumuz feminizmde. Kurtuluş, birlikte, feminist dayanışma ile mümkün. Kendi yaşamlarımızdan, bizden önce gelen tüm kadınlardan öğrendiklerimizle dünyayı dönüştüreceğiz. Barış içinde, düşman olmadan, eşit ve adil bir hayatın mümkün olduğunu feminizmden öğrendik. Bu nedenle tekrar ediyoruz: yaşasın feminist mücadelemiz!”
Rojin için Adalet Komisyonu: Cezasızlık düzeniyle barışmayacağız
İstanbul’da gerçekleştirilen gündüz eyleminde, 2024 yılında Van’da kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş için kurulan Rojin için Adalet Komisyonu, bir açıklama yaptı. “Rojin için adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz. Cezasızlık düzeniyle barışmayacağız. Şüpheli biçimde aramızdan alınan tüm kadınlar için mücadelemizi sürdüreceğiz. Gerçek adaleti sağlayacağız” denildi. Ayrıca İstanbul’da Özel İtalyan Lisesi’nde Türk öğretmenlere yönelik adaletsizliğe karşı çıkan ve greve başlayan öğretmenler de mitinge destek verdi. Açıklamada, “Biz şunu istiyoruz: yoksulluk sınırının üzerinde kazanmak. Başka bir derdimiz yok. Bu yüzden sendikalaştık ve greve çıktık” denildi.
8 Mart Platformu: Yoksulluğa, şiddete, sömürüye ve savaşa karşı isyandayız
8 Mart Platformu tarafından yapılan basın açıklamasında, “Yoksulluğa, şiddete, sömürüye ve savaşa karşı kadınlar isyandayız. Evlerden, sokaklardan, işyerlerinden, kampüslerden yükselen isyanımızla;

