TMO’nun hububat taban fiyatlarını açıklamasının ardından, bölgedeki siyasetçiler ve yerel temsilciler tepkilerini artırdı. Keşan Ziraat Odası ve Tarım Kredi Kooperatifleri’nin ardından, İpsala’daki yerel yönetim temsilcileri de fiyat politikalarına karşı sert bir protesto gerçekleştirdi.
Erdoğan DEMİR / EDİRNE (İGFA) – Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından belirlenen 2026 yılı buğday ve arpa alım fiyatlarına CHP İpsala İl Genel Meclis Üyeleri İsmail Aliş ve Cevdet Kurt’tan sert bir yanıt geldi.
Meclis üyeleri, maliyet girdilerinin yüzde 80 oranında arttığı bir dönemde ürüne yalnızca yüzde 22 zam verilmesini adaletsizlik olarak nitelendirerek, “Açıklanan taban fiyatı kabul edilemez” şeklinde ortak bir açıklama yaptılar.
İpsala, bölge ekonomisinin en önemli lokomotiflerinden biri olan çeltik ve hububat üretimiyle tanınırken, TMO’nun belirlediği hububat alım fiyatları yerel siyasetin gündeminde büyük bir yankı uyandırdı. CHP’li Edirne İl Genel Meclis Üyeleri İsmail Aliş ve Cevdet Kurt, sosyal medya hesaplarından yaptıkları ortak bildiriyle üreticilerin sesine kulak verdiler.
“BU FİYATLARLA ÇIFTÇİMİZE ‘ÜRETME’ DEMEKTİR”
Açıklanan fiyatların tarımsal üretimi sürdürülemez hale getireceğini ve çiftçileri toprağından koparacağını belirten Kurt ve Aliş, yayımladıkları mesajda şu ifadelere yer verdiler:
“Bugün TMO tarafından açıklanan taban fiyat Buğday’da 16,5 Lira, Arpa’da 12,75 kuruştur. Bu belirlenen rakamlar çiftçimizin sonunu getirecektir. Açıklanan bu fiyatlar, açık bir şekilde çiftçimize ‘sen artık üretme’ demektir. Emeğiyle ülkenin gıda güvenliği için çalışan çiftçimize reva görülen bu fiyat tam anlamıyla bir adaletsizliktir.”
Maliyetler ile ürün fiyatı arasındaki büyük farkı vurgulayan İpsala İl Genel Meclis Üyeleri Cevdet Kurt ve İsmail Aliş, TMO’nun lojistik ve finansal sistemini de şu sözlerle eleştirdiler:
“Maliyet girdilerinin geçen yıla göre yüzde 80 arttığı bir ortamda, ürüne geçen yıla göre sadece yüzde 22 zam verilmiştir. Üstelik, TMO’nun ödemelerinizi 45 günde gerçekleştireceği bir sistem dayatılmaktadır. Üreticinin randevu sisteminden en az 15 gün boyunca randevu alamayacağı bir durum da söz konusudur. Hem paranızı geç alacaksınız hem de ürününüzü teslim etmek için günlerce beklemek zorunda kalacaksınız. Bu koşullar altında üreticinin hayatta kalması imkânsızdır.”

Yorumlar kapalı.