İran savaşının doğurduğu tehditlere dikkat çeken TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, “İç huzuru, güvenliğimizi ve kardeşliğimizi sağlamak zorundayız” ifadesini kullandı.
Kurtulmuş, TBMM Tören Salonu’nda gerçekleştirilen iftar programında, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden gelen emekçilerle bir araya geldi. İftar etkinliğine, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, milletvekilleri, TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, MEMUR-SEN Genel Başkanı Ali Yalçın ve TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken de katılım gösterdi.
“Orman kanunlarının geçerli olduğu bir döneme girdik”
Kurtulmuş, konuşmasında dünyanın zorlu bir dönemden geçtiğine vurgu yaparak, “Dünyada alıştığımız kuralların altüst olduğu; kuralın yerini kuralsızlığın aldığı bir süreçteyiz. Güç kimdeyse, o güçle zayıf gördüğünü terbiye etmeye çalıştığı, orman kanunlarının geçerli olduğu bir döneme girildi” değerlendirmesinde bulundu.
“İç huzuru, güvenliğimizi ve kardeşliğimizi sağlamak zorundayız”
Kurtulmuş, sözlerine şöyle devam etti: “Yaşadığımız dönemin koşulları, bizi daha dikkatli ve güçlü olmaya zorlamaktadır. Birlik, beraberlik ve kardeşliği güçlendirmek zorundayız. Türkiye, uluslararası arenada önemli bir güç olarak kabul edilen, tarihsel mirasına sahip bir ülkedir. Bu nedenle üzerimize yönelen bakışlar, diğer ülkelere yönelik değerlendirmelerden çok daha farklıdır. Düşmanlarımız Türkiye’nin zayıf düşmesini isterken, dostlarımız ise güçlü olmasını arzu ediyor. Bu yüzden elimizdeki tüm imkanları seferber ederek barışı ve iç huzuru sağlamak zorundayız.”
“Türkiye’nin her köyünde, kardeşlik türküleri söylenecek”
Kürt sorununa dair yürütülen sürece de değinen Kurtulmuş, “Umarım bu zor süreçte Türkiye, bu meseleyi de geride bırakacak ve ülkemizin her yerinde kardeşlik dili hakim olacaktır. Türkiye’nin her köyünde, sadece kardeşlik türküleri duyulacaktır. İş dünyasında da barışın sağlanması, işçi, işveren ve devletin birlikte hareket etmesi büyük önem taşımaktadır” şeklinde konuştu.
“Zengin ile fakir arasındaki uçurum, çatışma konularını gündeme getirir”
Kurtulmuş, “Dünyada adaletin sağlanabilmesi için gelir dağılımındaki adaletin önemli bir şart olduğunu” belirterek, “Gelir dağılımında adalet yoksa, toplumsal gerilimlerin artmasına neden olur. Orta sınıf çöker ve bu durum zengin ile fakir arasındaki uçurumu derinleştirir. Bu nedenle, gelir dağılımı adaletine odaklanan çabalar büyük önem taşımaktadır” dedi.
“Netanyahu’dan olsa olsa ikinci Davut değil, ikinci Hitler çıkar”
Gazze’deki duruma ilişkin yorumda bulunan Kurtulmuş, “Bazı kişiler Netanyahu’yu ‘İkinci Davut’ olarak nitelendiriyor. Ancak Netanyahu’dan çıkacak olan, ikinci Davut değil, ikinci Hitler olacaktır” dedi.
Kurtulmuş, devamında “Türkiye olarak bölgemizdeki olaylardan ve küresel türbülanslardan etkilenmemek için birliği ve kardeşliği artırmak zorundayız. Uzun yıllar boyunca bu milleti bölmek için birçok oyun oynandığını biliyoruz. Türk-Kürt meselesi gibi konular, emperyalistlerin oluşturduğu senaryoların bir parçasıdır. Bu millet, böyle oyunlara prim vermemiştir ve vermeyecektir. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkes eşittir. Bu topraklarda yaşayan bir Arap ile bir Kürt’ü ayırt edecek rasyonel bir sebep yoktur. Tüm bu senaryolar, bu bölgeyi bölmek isteyenlerin oyunlarıdır. Artık bu oyunu bozma zamanı geldi” ifadelerini kullandı.
