1. Haberler
  2. Son Dakika
  3. Hukuk Devleti: İnsan Hakları ve Adaletin Güvencesi

Hukuk Devleti: İnsan Hakları ve Adaletin Güvencesi

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Hukuk, bireylerin haklarını temsil eder.

Hukuk; bireyler arasındaki ve toplumsal ilişkilerin düzenlenmesini sağlayan kurallar bütünüdür. Bu kurallar, toplumsal düzenin sağlanması için zorunludur.

Modernleşme, hukukun egemen olduğu bir devlet olmanın bir gereğidir.

Hukuk devletinde, hukukun üstünlüğü geçerlidir.

Hukuk devleti, sürekli bir değişim içindedir. İnsan hakları, hukukun dinamiklerini etkileyerek dönüşüm sağlar. Devlet, bu değişimden etkilenir.

Hukuk devleti var olduğunda, gelişim ve dönüşüm de mevcuttur.

Devlet, tüm vatandaşlarına insanca bir yaşam sunma yükümlülüğündedir. Bu, yalnızca belirli bir sınıfın mutluluğu için değil, tüm bireylerin mutluluğu için kurulmuş bir yapıdır.

Birey, devletin varlık nedenidir; devlet bireyin sahibi değildir.

Peki, hukuk devleti nasıl bir yapıdadır?

Anayasa Mahkemesi’nin 10/07/2013 tarihli kararında belirtildiği üzere; “Hukuk devleti, her eylem ve işlemi hukuka uygun olan, insan haklarına saygı gösteren, bu hakları koruyup güçlendiren, adaletli bir hukuk düzeni oluşturarak sürdüren, anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla bağlı kalan, yargı denetimine açık bir devlettir.”

Bu konular üzerine çokça yazıldı. Devlet, siyaset ve birey üçgeninde, “hükümet” olanlara bakalım.

Montesquieu, “Kanunların Ruhu Üzerine” adlı eserinde üç tür hükümetten bahseder.

“Üç çeşit hükümet vardır; Cumhuriyet, Saltanat, İstibdat…”

Cumhuriyet, idare yetkisinin tüm millete ait olduğu bir sistemdir ve buna “demokrasi” denir.

“Cumhuriyet hükümetinde tüm vatandaşlar eşittir; istibdat hükümetinde de durum böyledir: birincisinde insanlar eşittir, çünkü insan her şeydir; ikincisinde de insanlar eşittir, çünkü insan hiçbir şey değildir.”

“İstibdat yönetimlerinde kanun yoktur; hâkim kendi kendinin kuralıdır.”

Saltanat yönetimlerinde ise bir kanun mevcuttur. Bu kanunun kesin olduğu yerlerde hâkim onu uygular; kesin olmadığı yerlerde ise kanunun ruhunu aramakla yetinir.

Cumhuriyet yönetiminde, hâkimlerin kanun metinlerini olduğu gibi uygulaması devlet yapısının gereğidir. Mal, mülk, şeref ya da can söz konusu olduğunda, hiçbir vatandaş aleyhine bir kanun yorumlanamaz.

Hukuk, adaletle buluşmakta, adalet de hukukun bir parçasıdır. Cezaevleri dolup taşmaktadır.

Buyuran devletler, totaliter bir yol izler. Totaliter rejimlerde düşünce ve ifade özgürlüğü yoktur. Sadece totaliter görüşe sahip bireyler düşüncelerini ifade edebilir, başkalarının bu hakkı yoktur. Bireyler kendi geleceklerini kuramaz, düşünemez. Totaliter rejim, bireylerin düşünmesi yerine karar verir. Devletin lideri tek otoritedir, her şeye hakkı vardır ve her şeye karar verir. Hukuk yalnızca ona aittir. Devlete mutlak bir itaat beklenir. Totaliter devletlerde bireysel özgürlüklere yer yoktur; bireylerin yaşamı tamamen devletin kontrolündedir.

Modernlik, hukukun egemen olduğu bir devlet olmayı gerektirir.

Hukuka bağlı bir devlet olmak, temel insan haklarını koruma yükümlülüğünü taşımaktır.

Yargı, bir kararında şöyle demektedir: “Hak ve özgürlükler, insan olmanın özünde var olan, olmazsa olmaz değerlerdir. Modern hukuk, diğer iki erk yanında üçüncü bir erki, yani doğru ve güvenli yargılama yapmakla yükümlü yargıyı, temel hak ve özgürlükleri en üst düzeyde güvenceler altına almak için yerleştirmiştir. Bu nedenle, yargı da en az diğer iki erk kadar, tüm işlem ve kararlarında insanın üstün değerlerini korumak ve saygı duymakla yükümlüdür.” (YCGK 20/11/2007 gün ve 2007/5-83 E. 2007/244 K. Sayılı kararından)

Devletler çeşitlidir. Polis devleti ve yasa devleti gibi farklı sistemler mevcuttur.

Polis devletinde çağdaş hukuk anlayışı mevcut değildir ve bu devlet hukuka bağlı değildir.

Fransa Kralı 14. Louis, “Devlet benim” demiştir. Bu görüş, devletin hükümdarın kişiliğinden ayrılmaz bir yapı olarak görülmesinin bir sonucudur. Hükümdar, devlet ile özdeşleşmiştir. 15. Louis, 1770 tarihli bir Emirnamesinde ise, “Tacımızı Tanrıdan almaktayız; kanun koyma hakkı kimseyle paylaşılmayan ve hiç kimseye bağlı olmaksızın bize aittir” demiştir. Bu anlayış, polis devleti sistemini doğurmuştur.

Polis devleti, “kamunun refahı ve güvenliği için her türlü tedbiri alabilen

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
Hukuk Devleti: İnsan Hakları ve Adaletin Güvencesi
+ -

Yorumlar kapalı.

Giriş Yap

İa Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.