“`html
Gelemiç, geleneksel mimarisi ile dikkat çeken ve kerpiç yapıların simgesi haline gelmiş bir yerleşim yeridir. Bu kerpiç yapıların yıllar boyunca ayakta kalması ve dayanıklılığı üzerine konuşan Kaya, eski ustaların toprağı ve samanı karıştırarak, mayalayarak, kalıplara dökerek ve kurutarak kerpiçleri nasıl ürettiklerini ön plana çıkardı. Kaya’nın ifadesine göre, bu yapıların yazın serin, kışın ise sıcak olması, sağlık açısından sunduğu avantajlar ile geçmişteki kerpiç evler çok özel bir yere sahip olmuştur.
Kaya, bu yapıları günümüzde inşa eden ya da bu alanda uzmanlaşmış usta sayısının oldukça azaldığını belirtmektedir. Ancak yine de hala bu kerpiç evlerde yaşamaya devam eden insanlar vardır. Kaya, kendi çocukluğunun bu kerpiç evlerin içinde geçtiğini, bu evlerde büyüdüğünü ifade etti. 2008 yılında Bursa‘dan Gelemiç’e taşındığını ve burada bir betonarme ev yaptığını anlattı. Ancak, günün yorgunluğunun ardından dinlenmek için gittiği ahşap kerpiç evde geçirdiği zamanın kendisine sabahları daha dinç kalkma hissi verdiğini belirtirken, betonarmanın böyle bir etkisinin olmadığını vurguladı.
Kaya, aynı zamanda Gelemiç’in özellikle hafta sonları şehir dışından gelen kalabalık gruplar tarafından sıkça ziyaret edildiğinden bahsetti. Bu grupların Gelemiç’i gezip, fotoğrafladığını dile getirdi. Mahalle sınırları içerisinde bulunan Gavurini Mağarası ve Kocasu Nehri, doğa sporları meraklılarının ve fotoğrafçıların ilgisini çeken yerler arasında yer alıyor. Bu doğal güzelliklerin Gelemiç’in turizm potansiyelini artırdığı aşikar.
Böylece Gelemiç, hem kültürel hem de doğal zenginlikleri ile ziyaretçilerin ilgisini çekmeye devam ediyor. Kaya’nın ifadeleri, buradaki yaşam tarzının ve yapılan yapıların kalitesinin tarih boyunca sürdüğünü gösteriyor. Kerpiç evlerdeki yaşantı ve sağlık yönünden sunduğu avantajlar, eski mimarlık tekniklerinin günümüzde de ne denli değerli olduğunu bizlere bir kez daha hatırlatmaktadır.
“`

Yorumlar kapalı.