Amerika Birleşik Devletleri merkezli otomotiv firması Ford Motor Company, kritik parçalarda kullanılan yüksek güçlü mıknatısların temin edilememesi sebebiyle ABD’deki bazı üretim tesislerinde üretimi geçici olarak durdurma kararı aldı. Şirketin CEO’su Jim Farley, bu sorunun arkasında Çin’in nadir toprak elementleri ihracatına yönelik yeni onay sürecinin bulunduğunu ifade etti.
Farley: “Çin olmadan üretim yapamıyoruz”
Aspen Ideas Festivali’nde bir konuşma yapan Ford CEO’su Jim Farley, son üç haftadır üretim gerçekleştiremediklerini belirtti. Farley, “Çin olmadan yüksek güçlü mıknatıs bulamıyoruz. Bu parçalar olmadan üretim hattı çalışmıyor” şeklinde konuştu.
Kritik parçalarda tam bağımlılık: Otomotivin kalbi durmuş durumda
Yüksek güçlü mıknatısların otomobillerde koltuk sistemlerinden silecek mekanizmalarına, kapı sensörlerinden ses sistemlerine kadar birçok önemli bileşende kullanıldığını vurgulayan Farley, bu parçaların üretilememesinin tüm tedarik zincirini sekteye uğrattığını dile getirdi.
ABD yerli tedarik zinciri arayışında
Farley, yaşanan bu sıkıntının ABD otomotiv sektörü için yerel ve bağımsız bir tedarik zinciri oluşturmanın gerekliliğini bir kez daha gözler önüne serdiğini ifade etti. Çin’in ihracat sürecinde hayata geçirdiği yeni onay sistemi, küresel tedarik zincirlerini yavaşlatırken, nadir toprak elementlerinin ABD-Çin ticaret ilişkilerindeki stratejik rolünü de pekiştirmiş oldu.
Trump duyurdu ama akış başlamadı
ABD Başkanı Donald Trump’ın bu ayın başlarında yaptığı açıklamada, Çin ile sürdürülen müzakereler sonucunda Pekin yönetiminin nadir toprak elementleri ihracat izinlerini hızlı bir şekilde onaylayacağına yönelik bir mutabakata varıldığı duyurulmuştu. Ancak Ford CEO’su Farley, bu konuda henüz somut bir gelişme yaşanmadığını ve tedarik akışının başlamadığını aktardı.
Tüm dünyayı etkileyen kriz
Otomobillerden akıllı telefonlara kadar birçok teknolojik ürünün üretiminde kritik bir rol oynayan nadir toprak elementleri, Çin’in küresel pazardaki baskın konumu nedeniyle neredeyse bir ticaret kozu haline gelmiş durumda. Ford’un yaşadığı bu kriz, teknoloji ve sanayideki dışa bağımlılığın sonuçlarını bir kez daha gözler önüne serdi.
