1. Haberler
  2. Son Dakika
  3. Ermenistan-Azerbaycan: Barış Yolunda İlk Adımlar

Ermenistan-Azerbaycan: Barış Yolunda İlk Adımlar

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

BBC’nin Rusça web sitesinde birkaç gün önce dikkat çekici bir makale yayımlandı. Başlığı ise: “Ermenistan ve Azerbaycan barışa hazırlanıyor ama halklar arasındaki düşmanlığı nasıl aşacağız?”

Evet, neredeyse 35 yıl süren ve çeşitli aşamalardan geçmiş olan Karabağ Savaşı sona erdi. İki taraf ateşkes sağladı ve muhtemelen bu yıl veya 2027’de tarihi bir barış anlaşması imzalayacaklar.

Son zamanlarda, Azerbaycan ve Ermenistan liderleri Aliyev ve Paşinyan, birbirlerine karşı sert açıklamalar yapmak yerine daha sık bir araya geliyor, sorunları açık bir şekilde tartışıyor ve hatta şakalaşıyorlar.

Bu olumlu atmosferin oluşmasında, Azerbaycan’ın bölgede sağladığı askerî üstünlük ve Paşinyan’ın bir dizi konuda gösterdiği evrim ve uzlaşmacı tutum etkili oldu. Ancak hâlâ bazı Ermeni liderler, “sonuna kadar savaş” söylemine bağlılık gösteriyor; mevcut güç dengeleri açısından bu durum pek umut verici görünmüyor.

Sonuçta, tüm savaşlar bir şekilde barışla (veya en azından ateşkesle) sona erer. Bu, birkaç gün, yıl veya on yıl sürebilir. Bu gerçeğin ne kadar erken kabul edilirse, o kadar çok insan trajedisinin önüne geçilmiş olur.

Diğer yandan, bu gerçekler göz ardı edilirse, bugün devam eden Rusya-Ukrayna Savaşı’nda olduğu gibi, bazen sadece 15-20 km ilerlemek için yüzlerce genç insanın hayatını kaybetmesine neden olur.

Efendi’nin tavrı ve gelen tepkiler

BBC’deki yazının başında, üç ay önce Kazakistan’da düzenlenen İpek Yolu Yıldızı müzik yarışmasının finalinde yaşanan ilginç bir an aktarılıyor. Azerbaycanlı sanatçı Samira Efendi, Ermeni sanatçı Saro Gevorgyan’a tam puan vererek barış mesajları gönderiyor. İki sanatçının birbirine sarılması ise oldukça duygusal bir an yaratıyor.

Ancak bu durum, sonrasında Azerbaycan’da tartışmalara yol açıyor; bazıları Samira’yı desteklerken, bazıları “12 puanı anladık ama sarılma gereksizdi” diyerek eleştiriyor. Hatta bazıları sanatçıyı sert bir dille kınama yoluna gidiyor.

Samira Efendi ve Saro Gevorgyan’ın birbirine sarılması, Azerbaycan-Ermenistan dostluğunu pekiştiren bir simge oldu

Eleştirilerin temelinde ise şu argümanlar yatıyor: “Ermeniler yıllarca ülkemizi işgal etti! Ne kadar kayıp verdik! Şehitlerimizin anısına bu tavır büyük bir saygısızlık!” (Ve tabii ki daha fazlası…) Eğer durum tam tersi olsaydı, Ermenistan’dan da benzer eleştiriler geleceğinden eminim. Belki de ortaya çıkan bu dostluk manzarasından kaynaklıdır.

Düşünüyorum ki, Samira’nın yerinde ben olsaydım, düşman olarak gösterilen başka bir halkın temsilcisi olan başarılı bir sanatçıya 12, hatta 13, 15 puan vermek isterdim!

Rusya ile onca yıl savaştıysak Rus’a, Yunanistan ile gerginlik yaşıyorsak Yunan’a ve diğer benzeri düşmanlara karşı… Ve elbette Kürt halkının temsilcilerine…

Yeter mi bu düşmanlık propagandaları? Daha ne kadar birbirimizi yok etmeye çalışacağız? Kurşunlarla ya da bombalarla olmasa bile, kelimelerle birbirimizi yıpratmak ne kadar sürdürülebilir?

Elbette “Don Kişot yöntemleri” ile değil (gerçi bazen o da gerekebilir)! Halklara, aslında birbirlerine ne kadar benzediğini ve paylaşamayacakları bir şey olmadığını, aralarındaki düşmanlığın kimler tarafından ve nasıl kullanıldığını anlatmak gerekiyor.

Bu, zorlu bir yol! Uzun ve meşakkatli bir süreç…

Azerbaycan ile Ermenistan halklarının gerçek anlamda barışması zaman alacak. Aynı şekilde, dört yıldır savaşan Rusya ile Ukrayna’nın etnik olarak “kardeş” diyebileceğimiz temsilcileri, belki birkaç kuşak boyunca birbirlerine güvenemeyecekler.

Bakın, yıllarca süren yaralardan sonra Türkler ile Kürtler arasında barış ve güven ortamı oluşturmak ne kadar karmaşık bir iş…

Demirtaş’ın “kardeşliğin hukuku” önerileri

Bu noktada, HDP eski lideri Demirtaş’ın “kardeşliğin hukuku” üzerine geçen Ekim ayında dile getirdiği bazı önerileri hatırlatmak isterim:

“… Diyarbakır’da Amedspor ile Trabzonspor arasında bir kardeşlik maçı düzenlenseydi… Karadeniz’den gelen kardeşlerimiz Diyarbakırlıların evlerinde misafir edilseydi…

Vanspor, Kayserispor’a konuk olsaydı ve Kürt kardeşlerimiz Kayseri’ye gidip evlerde misafir olsalardı…

Bir otobüs dolusu genç Edirne’den, bir otobüs genç de Hakkari’den yola çıksaydı, Anıtkabir’de buluşup Türkçe ve Kürtçe bir kardeşlik bildirisi okusalar, bildiriyi Anıtkabir defterine de yazsalardı…

Kültür Bakanlığı’nın öncülüğünde yedi bölgede kardeşlik konserleri düzenlense ve TRT sanatçıları ile Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM) sanatçıları aynı sahnede Türkçe ve Kürtçe kardeşlik türküleri, şarkıları söyleselerdi…

Evlatlarını çatışmalarda kaybetmiş Türk ve Kürt anaları kol kola girip beraberce mezarlıkları ziyaret etselerdi…”

Bu ve benzeri öneriler, birbirleriyle savaşan ve yıllarca düşmanlık tohumları ekilen tüm halklar için geçerli.

Savaşan ülkelerin liderleri arasında yapılan tokalaşmalar ve barış anlaşmaları elbette çok önemli; ancak geçmişten kalan ve hâlâ devam eden düşmanlıklar, sadece üst düzey anlaşmalarla ortadan kaldırılamaz. Halklar, somut insanlar arasında kurulacak ilişkilerle ve düzenlenecek çeşitli etkinliklerle adım adım bu olumsuzlukları aşabilirler.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
Ermenistan-Azerbaycan: Barış Yolunda İlk Adımlar
+ -
Giriş Yap

İa Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.