SON DAKİKA HABERİ: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Arnavutluk ziyareti sona erdikten sonra, ÜLKE TV Genel Yayın Yönetmeni ve Haber7 Yazarı Hasan Öztürk’ün de bulunduğu gazetecilerle bir araya gelerek gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Erdoğan, terör örgütü PKK’nın fesih kararı, silah bırakma süreci ve bu silahların teslimi gibi konularla birlikte, Terörsüz Türkiye sürecinde milletin rolüne ve Lozan tartışmalarına dair gazetecilerin sorularını yanıtladı.
TERÖR ÖRGÜTÜNÜN SİLAH BIRAMA SÜRECİ
SORU: Sayın Devlet Bahçeli’yle birlikte 50 yıllık bir kâbusu bitirdiniz. Bu durum, aslında Nobel Barış Ödülü gerektiren bir adım, bir devrim. PKK, tarihinde ilk kez fesih ile birlikte silah bıraktığını açıkladı. Bundan sonra beklentilerimiz neler olacak? Ne zaman “tamam işte oldu” diyebiliriz?
Terörsüz Türkiye’nin ana hedefi açıktır: Silahları gömmek. Terör örgütünün silahlarını tamamen bırakması, fesih kararlarının eksiksiz uygulanması ve illegalitenin terk edilmesi şart. Alınan kararların uygulanmasını dikkatle takip edeceğiz. Şehitlerimizin manevi hatırasına ve şehit yakınları ile gazilerimizin haklarına zarar vermeden terörsüz bir Türkiye’ye kavuşacağız. Terör, Türkiye’nin gündeminden tamamen çıktığında yeni bir dönemin kapısını aralayacağız. Bakın, terör belası bu ülkenin yıllardır ayağına vurulmuş bir prangaydı. Bu prangayı kırmaya başladık. Terör örgütü, bulunduğu bölgeleri terk ettikçe Güneydoğu ve Doğu’da halaylar çekilmeye başlandı. Tüm bunlar, artık bölgeye huzurun geldiğini gösteriyor. Bu huzuru Tayyip Erdoğan sadece kendi için değil, ülkesinin ve bölgenin refahı için istemektedir. Unutulmamalıdır ki, bu bölgede ekonomik canlanma ancak huzur iklimiyle sağlanacaktır. Doğu’daki, Güneydoğu’daki vatandaşımın yaşamı daha da iyileşecek. Hem ticari hayat canlanacak hem de insanlar sokaklarda güvenle nefes alacak. Ülkemizin dört bir yanında huzur tam anlamıyla hissedilecek. Birkaç çatlak ses çıkıyor, ancak halkımız sürece sahip çıktıkça o sesler de kaybolacaktır. Beklentimiz, terör defterinin bir daha açılmamak üzere kapanmasıdır.
‘SİLAHLAR NASIL BIRAKILACAK?’ CEVAP: DEVLET TAKİPTE!
SORU: Bu sürecin devamı için, Suriye’de Şam yönetimi ile yapılan anlaşmanın sonuçları mı değerlendirilecek? Bağdat ve Erbil yönetimlerinin teröristlerin silah bırakma ve teslimi süreçlerinde nasıl bir rolü olacak?
Örgütün feshi ve silahların teslimi konusunda yapılacak çalışmalar, devletimizin güvenlik birimleri tarafından takip edilecektir. Sınırlarımız dışındaki teröristlerin silahlarının teslimi ile ilgili komşu ülkelerde görüşmeler yürütülmektedir. Bağdat ve Erbil yönetimleriyle bu süreçte nasıl bir iş birliği yapılacağına dair planlamalar yapılmaktadır. Silahların teslimi ve terör örgütünün tamamen tasfiye edilmesi gerçekleştikten sonra, birlik ve beraberliğimizi güçlendiren adımlarla terörün Türkiye gündeminden çıkması sağlanacaktır. Böylece ailelerin yüreklerine su serpilecektir. Şiddetin devreden çıkması, sivil siyasetin güçlenmesine olanak tanıyacaktır. Türkiye’nin hedeflerine ulaşması kolaylaşacaktır. Şu anda Suriye yönetimi ile çok iyi ilişkilere sahibiz. Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Ahmed Şara’nın Türkiye’ye yaptığı iki ziyaret son derece verimli geçti. Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan, İstihbarat Başkanımız İbrahim Kalın ve Savunma Bakanımız Yaşar Güler ile yapılan görüşmelerle bu temaslar sürmektedir. İnşallah umduğumuz sonuçlara ulaşacağız.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNDE MİLLETİN ROLÜ!
Erdoğan, “Terörle mücadelede elde ettiğimiz başarılar sadece devlet politikalarıyla değil; milletimizin kararlığı ve dayanışmasıyla da mümkün oldu.” diyerek, “Bu başarı, milletin tamamının ortak başarısıdır. Hiçbir ayrım ve istisnaya yer yoktur.” ifadesinde bulundu.
SORU: Sayın Cumhurbaşkanım, son grup konuşmanızda Terörsüz Türkiye ile gelinen noktayı çok başarılı bulduğunuzu ifade etmiştiniz. Bu başarıda 86 milyon nüfusumuzun payı olduğunu vurgulamıştınız. Bu konuyu biraz daha açar mısınız? Milletin bu süreçteki rolü nedir?
Milletin olmadığı, milletin işin içinde bulunmadığı bir zafer düşünülebilir mi? Şu anda en Doğu’dan en Batı’ya, en Kuzey’den en Güney’e kadar halkım bu sürecin bir parçasıdır. Bu kararlılıkta milletimizin büyük katkıları var. Allah, milletimden razı olsun. Hep beraber bu gelişmeleri paylaşıyoruz. Eğer Doğu ve Güneydoğu’da, Hakkâri’den Iğdır’a kadar halaylar çekiliyorsa, demek ki bu durum onların gönlünden gelen bir sevinçtir. Teröre karşı toplumsal duruş, milletimizin her kesiminden geldi. Terörle mücadelede sağladığımız başarılar yalnızca devlet politikalarıyla değil, aynı zamanda milletimizin kararlılığı ve dayanışmasıyla mümkün olmuştur. Bu mücadele, bizi Terörsüz Türkiye’yi inşa sürecine götürmüştür. Bu nedenle, elde edilen sonuç, milletin ortak başarısıdır. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da terör örgütüne karşı devletinin yanında duran bölge insanının payı büyüktür. Karadeniz’e teröristlerin girmesine engel olan halkımızın katkısı vardır. İç Anadolu’da şehit cenazelerinin sıkça kaldırıldığı dönemlerde, burada yaşayan insanların payı da büyüktür. Ekonomik katkısıyla savunma sanayiimizin gelişimini sağlayan Marmara, Ege ve Akdeniz’in de payı vardır. 86 milyonun ortak kararlılıkla elde edilen bir başarıdan bahsediyorum. Malazgirt ruhuyla geleceğimizi hep birlikte inşa edeceğiz. Gençlerimiz, çocuklarımız terörün gölgesinde değil; özgür, huzurlu ve güvenli bir ortamda yaşamalıdır. İktidar ve ittifak olarak tek dileğimiz, onlara huzurlu ve güvenli bir Türkiye, müreffeh bir bölge bırakmaktır.
CHP’NİN ‘LOZAN’ ALGI OPERASYONUNA CEVAP!
PKK’nın fesih açıklamasındaki Lozan vurgusu üzerine yapılan eleştirileri yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Devletimizin birliği, bütünlüğü, üniter yapısı, rejimi, bayrağı ve resmi dili gibi konuların tartışmaya açılmasına izin vermeyiz. Hiçbir tereddüdünüz olmasın, devletimiz ve hükümetimiz gündemine tam hakimdir.” dedi.
SORU: PKK terör örgütünün yapmış olduğu son açıklamada Lozan’a bir vurgu yapıldı. Bu durum, iktidara karşı bir eleştiri olarak algılandı. CHP lideri Özgür Özel, bu açıklamanın arkasında sizin ve Devlet Bahçeli’nin imzası olduğunu belirtti. Ancak son grup toplantınızda, CHP’nin destek verdiğini ifade etmiştiniz. Bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu dil böyle mi devam edecek?
Ben hiçbir konuşmamda bu gelişmelerin Lozan’la bir ilişkisi olduğuna dair bir ifade kullanmadım. Benden böyle bir beyan duydunuz mu? Ne millete seslenişlerimde ne de dar kapsamlı toplantılarda bu konudan bahsetmedim. Böyle bir düşünce içinde değiliz. Bunun, Terörsüz Türkiye ile bağlantısı yok. Maalesef bu tür konuları duymuyorlar ve uyduruyorlar. Doğu ve Güneydoğu’daki halkımızın yaklaşımını önemsiyorum. Onlar zaten Diyarbakır’da gereken cevabı verdi. Bizim muhatabımız milletimizdir, bölgedeki kardeşlerimizdir. Ne dediğimiz ve neyi desteklediğimiz milletimiz tarafından çok iyi bilinmektedir. Gündemimiz, terörün tamamen ortadan kaldırılması ve terör örgütünün kendini feshetmesi konularıdır. Bunun sorunsuz bir şekilde gerçekleşmesini hedefliyoruz. Devletimizin birliği, bütünlüğü, üniter yapısı, rejimi, bayrağı ve resmi dili gibi konuların tartışmaya açılmasına rıza göstermeyiz. Kimsenin tereddüdü olmasın, devletimiz ve hükümetimiz bu konularda tam bir hakimiyet içindedir. Cumhur İttifakı olarak tam dayanışma içerisindeyiz.



