Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaptığı açıklamalarda dikkat çeken noktalar şöyle sıralandı:
“Aziz milletim, değerli milletvekili arkadaşlarım, hepinizi en kalbi duygularımla saygıyla sevgiyle selamlıyorum.”
(Siverek’teki saldırıyla ilgili) Müessif ve menfur hadiseyle ilgili soruşturmalar başlatılmıştır. 1 kişi gözaltına alınmış ve 4 yönetici görevden uzaklaştırılmıştır. Saldırı her yönüyle araştırılmakta olup, ihmal ve kusuru olanlardan hesap sorulacaktır. Olayda yaralanan 16 kişiden 7’si hastaneden taburcu edilmiştir. Yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Ailelerimize, eğitim camiamıza ve Siverekli kardeşlerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
SOMALİ’DEKİ SONDAJ FAALİYETLERİ
Enerjide tam bağımsız Türkiye hedefimize kararlılıkla ilerlemekteyiz. Bölgemizdeki savaşlara rağmen sanayicimiz, üreticimiz, çiftçimiz, turizmcimiz ve nakliyecimiz enerjiye erişimde endişe taşımamaktadır. Bu başarı, 23 yıllık bir çaba ve mücadele sonucudur.
Enerji sepetimizi zenginleştirmek, ilk günden beri önceliğimiz olmuştur. Hidroelektrik, rüzgar, güneş ve nükleer gibi alanlara yaptığımız yatırımlarla Türkiye’yi enerjide bir üst lige taşıdık. En büyük devrimi ise petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerinde elde ettik. Kendi imkanlarımızla bu faaliyetleri gerçekleştirme kararı aldık ve dünyanın en büyük 4. derin deniz filosunu kurduk. Karadeniz’deki keşfimizle önemli bir adım attık. 4 milyon hanenin ihtiyacını bu gazdan karşılıyoruz. 2028 yılında 16-17 milyon hanenin ihtiyacını kendi kaynaklarımızdan karşılayacağız. Kendi gemilerimizle sondaj çalışmalarımıza devam ediyoruz ve bu imkanları dost ve kardeş ülkelerin kullanımına sunuyoruz.
Cuma günü, Somali’de tüm dünyayı gururlandıran bir tören gerçekleşti. Derin deniz sondaj gemimiz Çağrı Bey, Somali açıklarındaki kuyuda hidrokarbon aramalarına başlamak üzere bölgeye ulaştı. Oruç Reis gemimizle 7 ay boyunca 4500 kilometrekarelik sismik araştırmalar yapmış ve umut verici bulgular elde etmiştik. Şimdi Çağrı Bey ile ilk sondajımızı başlatıyoruz. 7500 metrelik derinliğiyle bu sondaj, dünyanın en derin ikinci deniz sondajı olacak. Çağrı Bey’e bu görevi destekleyecek gemilerimiz de bulunmaktadır. Daha önce başka ülkelere bağımlıyken, şimdi kendi gemi ve mühendislerimizle bu işleri yürütüyoruz.
Türkiye, sadece 23 yılda engellere rağmen bu seviyeye ulaştı. Kısa sürede tarih yazan ve destanlar yazan vatandaşlarımız, tüm mazlumların iftihar kaynağı haline geldi.
Ülkemizde bazı kişiler Türkiye’nin başarılarına gözlerini kapatmış olabilir, ancak dostlarımız ve kardeşlerimiz bu başarıları çok net görmekte. Aziz milletimiz, engin ferasetiyle bu durumun bilincindedir. Burada, Çağrı Bey’i yakından gören Somalili bir gencin hislerini paylaşıyorum:
‘Çağrı Bey gemisini yakından görmek benim için nefes kesici bir deneyim oldu. Çünkü o, yürüyen devasa bir şehir gibiydi. Kocaman, yepyeni ve çok güzel inşa edilmişti. Adeta bir sanat eseri.’
Bu sözleri, güçlü Türkiye’nin en güzel nişanesi olarak değerlendiriyoruz. Biz, sömürmeye değil, birlikte kazanmaya talibiz. Çağrı Bey’in Somali’deki kardeşlerimize müjdeli haberler getireceğine yürekten inanıyoruz. Yolun açık, sondajın bereketli olsun.
2011 yılında kimse yokken Somali’nin imdadına nasıl koştuysak, bundan sonra da Somali halkının kalkınma mücadelesine destek vermeye devam edeceğiz.

“KATİLE KATİL DEMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
İç ve dış gelişmeler bağlamında oldukça yoğun bir süreçten geçmekteyiz. Merhum Cengiz Aytmatov’un ‘gün olur asra bedel’ ifadesinin adeta ete kemiğe büründüğü bir dönemdeyiz. İkinci dünya savaşının galiplerinin kuralları üzerine inşa edilen küresel sistem, ekonomik ve güvenlik konularında çatırdarken, belirsizlikler de devam ediyor. İnsanlık kendisine bir kurtuluş yolu arıyor, fakat bu yolun görünür hale geldiğini söylemek zor.
28 Şubat’ta başlayan ve bölgemizi zor bir duruma sokan savaş sürecinin kimlere rant sağladığı ortaya çıkmıştır. Savaşın ilk gününde siyonist lobinin çabaları hakkındaki çıkarımımız haklı çıkmıştır. Pakistan sayesinde 15 gün bir ateşkes ilan edildi ve bu durum, haftalardır zor durumda olan bölge halkına biraz nefes aldırdı. Ancak İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları, barış umutlarını zedelemiştir. Gerçekleştirilen görüşmelerden beklenen sonuçlar gelmemiştir. Hürmüz Boğazı’nda tansiyon yeniden yükselmektedir. Gerilimin düşmesi ve ateşkesin uzatılması için gerekli girişimlerde bulunuyoruz. Müzakere sürecinde sıkı bir tutumla ilerlemek mümkün değildir; silahların konuşmasına izin verilmemelidir. Ateşkesin sağladığı fırsat penceresi iyi değerlendirilmelidir. Ateşkesten memnun olmadığı bilinen İsrail’in süreci sabote etmesine izin verilmemelidir. Bölgede barış sağlanacaksa, bu barış siyonist rejime rağmen gerçekleşecektir. En ufak barış umudu belirdiğinde, İsrail bunu sabote etmektedir. Bölgedeki yangının sönmesi için çaba gösterilirken, İsrail buraya odun taşımaya devam etmektedir. Türkiye ve İspanya gibi barışın sesini yükselten ülkeleri hedef almaya devam edecekler. Tetikçi medya ve kalemleriyle vicdan sahiplerini susturmaya çalışacaklar. Ancak ne olursa olsun, cesur yüreklere zincir vurulamayacaktır. Gazze’deki katliamlar karşısında dik duruş sergileyen İspanya Başbakanı Sanchez’i buradan tebrik ediyorum.
Dost İspanya halkını, ülkem ve milletim adına kutluyorum. Biz nefret diline ve düşmanlık diline teslim olmayacağız. En zor zamanlarda bile doğru bildiklerimizi söylemeye devam edeceğiz. Zalime zalim, hayduta haydut, katile katil demeye devam edeceğiz.
Gazzeli masumların sesi olmaya devam edeceğiz. Evlat acısıyla yüreği yanan Filistinli annelerin feryatlarına kulak vereceğiz. Haklarını savunmaya devam edeceğiz. Lübnan’da yataklarında katledilen çocukların takipçisi olacağız. Tehdit ve zorbalıkla üstü örtülmek istenen olayları her zaman gündeme getireceğiz.
“KİMSE TÜRKİYE VE CUMHURBAŞKANINA PARMAK SALLAYAMAZ”
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, sıradan bir devlet değildir. Hiçbir güç Türkiye’ye ve Türkiye Cumhurbaşkanı’na parmak sallayamaz. Biz, toprak üstünde haysiyetsizce yaşamaktansa, gerekirse toprağın altında şereflice yatmayı onurlarımızın en büyüğü olarak görüyoruz. Kahraman bir milletin evlatlarıyız. ‘Ben ezelden ber


Yorumlar kapalı.