
Isparta’da bulunan Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nde görev yapan engelli kadın memur S.E., maruz kaldığı mobbing ve ayrımcılıkla ilgili başvurusunu Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) aracılığıyla iletti. S.E.’nin başvurusu, engelli bireylerin işyerinde karşılaştıkları sistematik baskı, ayrımcılık ve hak ihlalleri üzerine önemli bir vakayı gündeme taşıdı.
TİHEK’in kararında yer alan bilgilere göre, S.E. ortopedik engeli olduğunu ve yüzde 60 oranında engelli kimliğine sahip olduğunu belirtti. Aldığı bu engelli kimliği ile kadın olmasının kendisine ek bir ayrımcılık olarak yansıdığını savunan S.E., kurumu tarafından psikolojik baskıya maruz kaldığını ifade etti. S.E., doğum izni sonrası hakları olan yarım gün çalışma ve süt izni gibi yasal hakları için başvuruda bulundu, ancak kurum bu talepleri yerine getirmedi ve engelledi.
‘DEVLET SİZİN GİBİLERİ ATAYARAK HATA YAPIYOR’
S.E., ayrıca iş gereği fiziksel olarak zorlayıcı işlere tek başına görevlendirildiğini ve ona destek taleplerinin geri çevrildiğini öne sürdü. Hakkında art arda haksız disiplin soruşturmaları başlatılarak sindirilmeye çalışıldığını belirten S.E., İl Müdür Yardımcısı M.İ. tarafından rencide edici bir söylevle karşılaştığını, “Devlet sizin gibileri atayarak hata yapıyor, yürü git” ifadesini kendisine kullandığını iddia etti.
Muhatap kurum tarafından yapılan savunmada iddialar kesin çizgilerle reddedildi. İlgili birim amiri M.İ.’nin herhangi bir hakaret söyleminde bulunmadığı ifade edildi. Ancak yapılan incelemelerde, kurumun eşitlik ilkelerini ihlal ettiğine, engelli personele yönelik pozitif ayrımcılık yükümlülüklerini yerine getirmediğine ve disiplin süreçlerini bir yıldırma aracı olarak kullandığına dair deliller bulundu.
TİHEK kararı, memurun saygınlığının ciddi şekilde zedelendiğini, sürekli bir psikolojik baskıya maruz kaldığını ve sistematik bir dışlanma sürecine tabi tutulduğunu açık bir şekilde ortaya koydu.
KDK KARARINA RAĞMEN MOBBİNG DEVAM ETTİ
Öte yandan, Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK) tarafından yapılan incelemelerde, S.E.’ye daha önce uygulanan ‘uyarma’ cezasının sonlandırılması gerektiği yönünde resmi bir tavsiye verilmişti. Ancak, bu uyarıya rağmen S.E. hakkında yeni disiplin işlemleri başlatıldığı ve böylece mobbing sürecinin devam ettiği gözlemlendi.
TİHEK’in nihai kararında, S.E.’nin uzun süreli baskı ve hak kısıtlamaları yaşadığı belirtilerek ilgili kamu kurumuna 100 bin lira idari para cezası verilmesine hükmedildi. Bu durum, kamu kurumlarındaki mobbing uygulamalarının ve ayrımcı davranışların, sadece bireylerin değil, aynı zamanda örgütlerin de ciddi şekilde zarar görmesine yol açtığını göstermektedir.
Bu olay, Türkiye’deki engelli bireylerin çalışma hayatında karşılaştıkları zorlukların ve ayrımcılığın ne denli yaygın olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. S.E.’nin yaşadığı olay, sadece bir bireyin hikayesi değil, aynı zamanda birçok engelli bireyin benzer sorunlar yaşamakta olduğu bir sistemin eleştirisidir. TİHEK ve KDK gibi kurumların, bu tür vakalar üzerinde daha etkili ve caydırıcı bir denetim sağlaması gerektiği aşikardır. Zira, iş yerlerinde ayrımcılığa son verilmesi ve eşit fırsatların sağlanabilmesi, sadece engelli bireyler için değil, toplumun tüm kes

Yorumlar kapalı.