Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Mersin Milletvekili Talat Dinçer, engelli vatandaşların toplumsal yaşama tam ve eşit katılımının sağlanması amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na bir araştırma önergesi sundu. Dinçer, Türkiye’de toplamda 4 milyon 876 bin engelli birey olduğunu vurgulayarak, bu büyük azınlığın hayatlarını sürdürebilmek için eğitime, çalışmaya ve sosyal hayata erişim ihtiyaçları olduğunu belirtti. Dolayısıyla, engelli bireylerin karşılaştığı zorluklar konusunda kapsamlı bir araştırma yapılarak çözüm önerilerinin geliştirilmesinin elzem olduğunu ifade etti.
CHP’li Dinçer, önergesinde 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nü hatırlatarak şu ifadeleri kullandı: “Engelsiz yaşam sunmak hepimizin elinde. Engelli bireyler, doğuştan veya sonradan bedensel, zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal açıdan çeşitli seviyelerde yetenek kayıpları yaşayabilmektedirler. Bu bireyler, toplumsal yaşama uyum sağlama ve günlük gereksinimlerini karşılama noktasında güçlüklerle karşılaşmaktadırlar.” Engelli bireylerin toplumsal entegre olabilmeleri için sadece fiziksel erişimin değil, aynı zamanda eğitim, çalışma ve sosyal alanlarda eşit haklara sahip olmalarının da sağlanması gerektiğini vurgulayan Dinçer, bu bağlamda engelli bireylerin karşılaştıkları zorlukların belirlenmesi ve çözüm önerilerinin geliştirilmesinin önemine dikkat çekti.
Türkiye’deki 4 milyon 876 bin engelli birey için hayatlarını sürdürebilmeleri adına eğitim, çalışma ve sosyal hayat alanlarında erişilebilirlik sunulmasının gerekliliğini yineleyen Dinçer, 2024 yılında yapılması planlanan 2 bin 323 engelli atamasının sürecinin ve sonuçlarının sorgulanması gerektiğini dile getirdi. Ülke genelinde işsiz engelli vatandaş sayısının tespit edilmesi, engelli bireylerin istihdam olanaklarına erişimdeki zorlukların irdelenmesi gerektiğini kaydetti. Ayrıca, engelli bireylerin tayin ve yer değiştirme süreçlerinde yaşadıkları problemler ile engelli yakınları bulunan memurların tayin taleplerine yönelik uygulamaları araştırmanın önemine vurgu yaptı. Tayin kolaylıklarının artırılması amacıyla düzenlemeler yapılması gerektiğini savundu.
Kamu binalarındaki erişilebilirlik sorunlarının engelli bireylerin kamu hizmetlerine ulaşmalarında büyük bir engel oluşturduğunu ifade eden Dinçer, bu konuda Bakanlıkların hangi düzenlemeleri yapmayı planladığını araştırmak ve öneriler geliştirmek gerektiğini belirtti. Ayrıca, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından duyurulan 20 bin öğretmen atamasında engelli bireyler için ayrılan kontenjanların ve engelli öğretmen atamalarının kapsamlı bir şekilde incelenmesi gerektiğini vurguladı. Engelli öğretmen kadro ve branş dağılımının yanı sıra EKPSS sıralamasına giren adayların atama süreçlerinin de araştırılması gerektiğini ifade etti.
Engelli bireylerin kamu binalarına ulaşım ve çalışma ortamlarındaki erişilebilirlik durumunun, atama süreçlerinde dikkate alınıp alınmadığını sorgulamanın önemine değinen Dinçer, atama yapılırken erişilebilirlik kriterlerinin gözetilmesinin şart olduğunu belirtti. Yukarıda belirtilen konuların, engelli bireylerin toplumsal yaşama katılımını artırmasına yönelik önemli adımları beraberinde getireceğine inandığını ifade etti. Engelli bireylerin yaşamlarını kolaylaştıracak, onlara fırsat eşitliği sağlayacak düzenlemelerin yapılması gerektiğini savunan Dinçer, bu şekilde engelliliği bir “Engellenmişlik” durumundan “toplumsal katılım” durumuna dönüştürmenin mümkün olabileceğine dikkat çekti.
Sonuç olarak, yapılacak araştırmalar neticesinde elde edilecek verilerin, engelli bireylerin yaşam kalitelerini artırıcı somut adımları ortaya koyacağını ve toplumda

Yorumlar kapalı.