Kolbe, “ECB Warns of Dollar Shortage” başlıklı yazısında, Washington’un Ukrayna çatışmasından adım adım geri çekilirken Avrupa’nın hâlâ sahada kalmakta ısrar ettiğine dikkat çekiyor. Ancak daha dikkat çekici olan husus, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) ilk kez açıkça “dolar kıtlığı” uyarısında bulunması.
DOLAR KITLIĞI: YENİ BİR BASKI ARACI MI?
Haziran 2023’te LIBOR sisteminin kapanmasıyla ABD, küresel dolar kredilerinin fiyatlandırılmasında tam bir kontrol sağladı. Kolbe, yeni uygulanan SOFR sisteminin Avrupalı bankaları daha yüksek maliyetlerle dolar borçlanmasına yönlendirdiğini savunuyor. Bu durum, uzun süredir düşük maliyetli dolar kredilerine bağımlı olan Avrupa için önemli bir kırılma noktası teşkil ediyor.
Yazar, ECB’nin yaptığı son uyarının, Avrupa’nın Amerikan Merkez Bankası’na (Fed) bağımlı hale geldiğini vurguladığını ifade ediyor. İddialara göre, ABD yönetimi Euro Bölgesi ile olan dolar swap hatlarını sessiz bir şekilde dondurmuş durumda. Bu durum, Avrupa bankalarının acil dolar ihtiyacını karşılamak için Fed’in “Discount Window”una başvurmasını zorunlu hale getirebilir.
“TRUMP DOLARI SİLAH HALİNE GETİRDİ”
Kolbe, Trump yönetiminin doları bir jeopolitik silah olarak kullanmaya başladığını belirtiyor. Yazısında Avrupa’nın dolar sıkıntısına düşmesinin tedarik zincirlerinden dış ticarete ve temel mal akışlarına kadar birçok alanda risk oluşturabileceğini vurguluyor. Zira Euro Bölgesi’ndeki kredilerin yaklaşık yüzde 20’si dolar cinsinden. Eğer Avrupa’nın ABD’den sağladığı mali destek kesilirse, transatlantik ticaret durma noktasına gelebilir.
AVRUPA ÇÖKÜŞ DÖNEMİNDE
Thomas Kolbe, dolar krizinin Avrupa’daki korumacı sistemin kırılganlığını da gözler önüne serdiğini ileri sürüyor. AB’nin ‘Yeşil Mutabakat’ gibi kavramlar altında gizlediği devlet destekli korumacılığın, ABD’nin para politikası adımları karşısında zayıf kaldığını ifade ediyor. “Euro korumacılığı sona yaklaşıyor” diyen Kolbe, bu durumun uzun vadede Avrupalı tüketiciye fayda sağlayabileceğini de bildiriyor.
