1. Haberler
  2. Son Dakika
  3. Doğaçlama Sanatla Klasiklere Eğlenceli Dokunuş

Doğaçlama Sanatla Klasiklere Eğlenceli Dokunuş

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sanat hayatımın merkezinde doğaçlama ve parodi yer alıyor. Zaman zaman bilindik eserleri eğip bükerek, farklı yorumlarla sunan çalışmalarıma “saygısızlık” diyenlere karşılık olarak “Müzik ve mizah” başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Bu tür yaratımların yalnızca bana özgü olmadığını, edebiyat ve sanat tarihinde önemli bir yeri olan bir mizah biçimi olduğunu vurgulamıştım.

2019 yılında, bu parodilerden oluşan bir albüm kaydettim. Albüm, Amerika’daki Parma firmasının Navona Records etiketiyle yayımlandı. “Toker Messing Around… with the classics;)” adını verdiğim bu çalışma, mizahi bir içerik taşıdığı için kapak tasarımında da esprili bir poz verdim.

Kendi yayıncılık haklarım (H&H Yapım) varken, bir Amerikan firmasıyla çalışmak için sponsor arayışına girmemin nedeni, eserimin daha geniş kitlelere ulaşmasını ve yeni konser olanakları elde etme umuduydu. Ancak beklediğim gibi olmadı; albüm beklenen satış rakamlarına ulaşamadı. Dinlemek isteyenler için dijital platformlarda mevcut. Kendi çabalarımla ve çevremdeki birkaç organizatörle birkaç lansman konseri gerçekleştirdim ve bu süreci kapattım.

Ancak Parma’nın sağladığı bir avantaj vardı: Albüm, Amerika ve İngiltere’deki bazı eleştirmenlere gönderildi. Bu eleştirmenlerin yazdığı olumlu değerlendirmeler, albümün kültürel bir bağlama sahip olanlar tarafından beğenildiğini gösterdi.

Bir eleştirmen, albüm kendisine ulaştığında hemen dinlemeye koyulmadığını; ismi ve kapak tasarımı nedeniyle ciddiyetsiz bir izlenim edindiğini belirtti. Ancak aylar sonra dinleyince içeriğinin ustaca hazırlandığını takdir etti ve bu doğrultuda bir yazı yazdı.

Dinleyici önünde doğaçlama yaptığım parodiler benim için en keyifli anları oluşturuyor. F. Liszt’in 200 yıl önceki uygulamasını takiben, konser sırasında dinleyicilere “bana bir eser söyleyin” dediğimde, o eseri anında doğaçlama ile yorumluyorum. Bazen başka eserlerden alıntılar ekliyorum; bazen istenen klasik bir eseri caz veya alaturka tarzında yorumluyorum. Bu süreç, hem benim hem de dinleyicinin heyecan duyduğu anlar yaratıyor. Doğaçlamayı kaydedip daha sonra dinlemek ise o anki heyecanı veremiyor.

2020 yılına gelindiğinde, pandemi nedeniyle tüm konserlerim iptal oldu. Evde oturup günleri saymak yerine, üretmeye devam ettim. Beste yaptım, düzenlemeler gerçekleştirdim, kitaplar çıkardım ve video içerikler ürettim. Ayrıca, Işık Üniversitesi’nin Şile kampüsünde dünyanın en uzun kuyruklu piyanosuyla tanışma fırsatım oldu: bir Fazioli F308 (308 cm).

Üniversite yönetimine teşekkür ederim ki, bu piyanoda 4 gün boyunca kesintisiz kayıt yapma imkânı buldum. Renkli koltukları olan bu salonda, birkaç kez canlı dinleyici önüne de çıktım.

Pandemi sürecinin sessiz günlerinde o salona adım attım. Öncelikle akort yapmak için Soroush Dehbasti, kayıt almak üzere Hakan Çetinkaya ve fotoğraf çekimi ile asistanlık yapan Döndü Toker’den oluşan bir ekiple başladım. Ancak, ekip üyeleri işlerini tamamladıktan sonra evlerine döndü ve ben o harika piyanoyla baş başa kalmıştım.

Dinleyici varmış gibi hayal ederek çalmaya başladım. Prova yapma şansım olmadığından, aklıma gelen her bilindik klasik eseri doğaçlama olarak yorumladım. O 4 gün içinde bu yöntemle 9 albüm ve 23 tekli kayıt gerçekleştirdim. İçlerinde iki adet “Gift Music” albümü, diğerleri ise doğaçlama çalışmalardı.

İsim Seçiminde Dikkat!

Bu doğaçlamalara isim vermek üzere düşündüğümde, o eleştirmenin yazısını hatırladım. Bu sefer daha ciddi bir kelime seçmeye karar verdim ki, doğaçlamalarım ciddiye alınsın ve dinlensin. “Deconstruct” kelimesini tercih ettim. Bir şeyi parçalara ayırma anlamına gelen bu akademik terim, daha çok bilimsel bir süreci akla getiriyor. Ancak benim yaptığım, sırf parçalama değil; deforme etme, dönüştürme ve eğlenceli hale getirme eylemlerini içeriyor. Eğlenmek ve eğlendirmek için yapılan bir süreç bu.

“Classics Deconstructed” serisini dijital platformlarda bulup dinleyebilirsiniz. Bu seriyi oluşturduğum Spotify oynatma listesinde toplu halde keşfedebilirsiniz. Ayrıca “Bach Deconstructed”, “Mozart Deconstructed”, “Beethoven Deconstructed”, “Schubert Deconstructed”, “Chopin Deconstructed”, “Satie Deconstructed” adında 6 albüm ve “… Deconstructed” başlıklı çeşitli teklilerim de mevcut. Bir gün bir konserime katılırsanız, aynı eserleri tekrar çalmamı istemeyin; bu mümkün değil. Her seferinde farklı bir versiyon sunarım.

Şile’deki son günümde, Fazioli’ye teşekkür etmek amacıyla bir albüm dolusu parça daha doğaçladım. Bu parçaları yalnızca çalgının tınısına odaklanarak oluşturup “Fazioli’s Caress” (Fazioli’nin okşayışı) adını verdim. Bu albümü de Fazioli firmasına, sahibi Paolo Fazioli’ye iletilmek üzere gönderdim. Sekreterinden gelen kısa bir teşekkür mesajı dışında başka bir geri dönüş almadım. Bay Fazioli dinledi mi, ne düşündü, bunu bilemiyorum.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
Doğaçlama Sanatla Klasiklere Eğlenceli Dokunuş
+ -

Yorumlar kapalı.

Giriş Yap

İa Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.