Yazar: Cengiz Sarıyer
İşte CHP’nin yeni dönem “Gölge Operasyon” stratejisinin perde arkası ve Sayın Kılıçdaroğlu’na kurulan “dijital barikat”ın anatomisi:
Dijital Cephenin Mimarı: Kerem Yıldırım ve “Satın Alınmış” Destekler.
Özgür Özel’in sosyal medya danışmanlığı koltuğuna oturan, Mag Universal’in sahibi Kerem Yıldırım, sadece bir iletişimci değil; siyasi operasyonların dijital ayağını yöneten kilit bir figür olarak öne çıkıyor.
İddialar vahim: Yıldırım’ın, aralarında FETÖ iltisaklı profillerin de bulunduğu yüksek takipçili hesapları satın alarak, özellikle Ekrem İmamoğlu lehine yapay bir kamuoyu desteği kurguladığı belirtiliyor.
Bu durum, partinin doğal tabanından ziyade, dışarıdan enjekte edilmiş, “bot” ve “operasyonel” bir kitlenin partinin rotasını belirlemesine kapı aralıyor.
2023’ün Gizli Mesaisi: Sayın Kılıçdaroğlu’na Karşı “Üsküdar Hattı”
Kerem Yıldırım isminin geçmişi, aslında 2023 seçimlerindeki o büyük kırılma anlarına kadar uzanıyor. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşı yürütülen “gizli mesai”nin başaktörlerinden biri olan Yıldırım;
-Meral Akşener’in Üsküdar’daki gizli evinde yapılan 50’ye yakın stratejik toplantıya katıldı.
-Akşener ile İmamoğlu-Yavaş arasındaki trafiği yöneterek, Sayın Kılıçdaroğlu’nun adaylığını zayıflatacak kampanyaları organize etti.
-Altılı Masa’nın dağılma sürecinde başroldeydi; Akşener’in “Ben adaylığımı açıklayabilirim” sinyalini İmamoğlu’ndan alarak masadan kalkmasını sağlayan asıl irade olduğu iddia ediliyor.
Bu süreçte Akşener’in yalnız bırakılması ve Sayın Kılıçdaroğlu’nun “kazanamayacak aday” etiketiyle dijital bir linç sarmalına sokulması, bugün karşımıza çıkan “operasyonel CHP” dilinin ilk büyük denemesiydi.
Aylık 2 Milyon TL ve “Naylon fatura” İddiaları.
Siyasal operasyonların bir de mali faturası var.
CHP Genel Merkezi’ne her ay 2 milyon lirayı aşan danışmanlık faturaları kestiği öne sürülen Yıldırım’ın ticari sicili, adli makamların da takibinde.
Yıldırım’ın İzmir merkezli NET Strateji A.Ş. üzerinden yürüttüğü para trafiği, İstanbul Vergi Dairesi Kaçakçılık Başkanlığı tarafından mercek altına alınmış durumda.
“Kayıt dışı para trafiği” ve “naylon fatura” iddialarıyla yürütülen bu soruşturma, CHP’nin dijital operasyonlarının sadece etik değil, hukuki bir krizin de eşiğinde olduğunu gösteriyor.
İletişimde “Sızma” ve Tasfiye
Yıldırım’ın, İYİ Parti ajansından çalışma arkadaşı Burak Savaş’ı da Özgür Özel’in ekibine dahil etmesi, CHP içerisindeki geleneksel iletişim damarının tamamen tasfiye edilerek, “operasyon siyaseti”nin partiyi ele geçirdiğinin kanıtı.
İmamoğlu’nun hukuki süreçlerinde sessiz kalan partili hesapların, bu yeni ekip tarafından satın alınan “kiralık profillerle” ikame edilmesi, partinin öz evlatlarının kendi evlerinde yabancılaştırılması anlamına geliyor.
Sonuç olarak;
CHP, bugün sadece bir genel başkan değişimi değil, bir “operasyonel işgali” yaşıyor. Sayın Kılıçdaroğlu’nu tasfiye eden o dijital barikat, bugün devletin stratejik kurumlarına saldırırken aynı operasyonel aparatları kullanıyor.
Peki, aylık milyonlarca liranın döndüğü bu dijital çark, CHP seçmeninin iradesini mi yoksa belirli bir kliğin ikbalini mi temsil ediyor? CHP kime hizmet ediyor?
Saygılarımla…
kaynak: https://x.com/cengizyer1/status/2036827724883325176?s=46


