Dijital Bağımlılık ve Dağınık Beyin Sendromu
Dijital bağımlılık, özellikle çocuklar arasında hızla yayılan bir sorun haline gelmiş durumda. Bu bağlamda, çocukları bekleyen en önemli tehditlerden biri “dağınık beyin sendromu” olarak adlandırılıyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) ilgili bilgileri sunan Dijital Bağımlılıkla Mücadele Derneği Başkanı Prof. Dr. Tuncay Dilci, çocukların bilgiyi kısa bellekte tutup, bunun sadece yüzde 20’sini hatırlayabildiğini ifade etti.
TBMM Akran Zorbalığı Alt Komisyonu’na sunum yapan Prof. Dr. Dilci, dijital bağımlılıkla ilgili çocuklarda görülen riskler ve tehlikeler üzerinde durdu. Bu tehlikelerin en başında “Dağınık Beyin Sendromu”nun geldiğini vurgulayan Dilci, “Çocuklarımızda dağınık beyin sendromu şu anda had safhada. Bu çocuklarımız odaklanma, dikkat eksikliği ve bilgiyi yüzeysel yani kısa bellekte tutma gibi sorunlarla karşılaşıyor. Uzun belleğe aktarmadan ise bilgilerin yüzde 80’ini kaybetme eğilimindeler” yorumunu yaptı.
Prof. Dr. Dilci, dijital bağımlılığın çocukların hem fiziksel hem de kas gelişimi üzerinde olumsuz etkileri olduğunu belirtirken, erkek çocukları üzerinde testosteron hormonunu olumsuz etkilediğine işaret etti. Bu bağlamda, çocukların dijital bağımlılık nedeniyle ‘Unix’ yaşam biçimine doğru bir yönelim gösterdiğini ifade etti. Ayrıca, dijital bağımlılığın yaygınlaşması sonucunda çocuklarda miyopi göz hastalığının bir salgın derecesine ulaştığını vurguladı. Günlük olarak dijital ekran kullanan çocukların oranının yüzde 80 civarında olduğunu belirten Dilci, bu durumun önlenebilmesi için ergonomik bir kullanım rehberinin gerekliliğinin altını çizdi.
Çocukların bilgisayar kullanmadan önce bir bardak su içmelerinin dijital nesneye dokunduklarında enerjilerinin daha aktif hale gelmesinde etkili olduğunu ifade eden Dilci, aynı zamanda 13 yaş altındaki çocukların 90 santimetreden daha yakın bir mesafede ekran kullanmaları durumunda dikkatsizlik, biliş bulanıklığı ve iletişim sorunları yaşadıklarını tespit ettiklerini açıkladı.
Bağımlılığı Ölçme Sistemi
Prof. Dr. Dilci, dijital bağımlılığı ölçmek için yapay zeka ile çalışan bir Dijital Analiz tekniği geliştirdiklerini belirtti. Bu teknik sayesinde bir hafta içerisinde çocukların davranışsal sapmalarını ve dijital yaşam risk haritalarını oluşturabildiklerini vurguladı. “İsviçre, İngiltere, Kanada gibi ülkeler, bu sistemi bizden izin alarak kullanıyor. Geliştirdiğimiz bağımlılığı ölçme sistemi patentimiz altındadır” diye ekledi.
Dilci, siber zorbalığı sadece dışarıdan gelen bir tehdit olarak algılamamak gerektiğini de belirtti. Bunun yanında, bireylerin dijital nesneden mahrum kaldıkları durumlarda kendi kendilerine şiddet uygulayabileceklerini, dışarıdan gelen tehditlerle birlikte yoksunluğun kişide saldırgan dürtüler oluşturabileceğini de vurguladı.

Yorumlar kapalı.