DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, güncel gelişmelere dair partisinin Genel Merkez’inde basın toplantısı gerçekleştirdi.
İmralı Heyeti’nin İçişleri Bakanı ve Adalet Bakanı ile yaptığı görüşmeleri hatırlatan Doğan, şu şekilde ifade etti:
“Görüşme sonrası kamuoyu bilgilendirildi. Ancak bakanlıklar, kendilerine yöneltilen sorulara zaman zaman belirsiz yanıtlar vermekte. Bu yanıtlar, önümüzdeki dönemin takvimi ve içeriği hakkında bilgi sağlamaktan uzak. Toplum artık bu yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesini ve bir takvim dahilinde yapılmasını bekliyor. Bayrama sayılı günler kaldı ve bu düzenlemelerin bayram öncesinde yapılmasını umuyoruz. Ramazan ayı hayırlı bir dönem, bu süreçte olumlu adımlar atmalıyız. Ancak görünen o ki, Meclis gündemine henüz böyle bir takvim bilgisi verilmedi. Bu durum, bayram sonrası için beklentilere yol açıyor. Bir kez daha çağrıda bulunuyoruz; yasal düzenleme beklemeden atılacak adımlar var ve bunlar, Ramazan Bayramı ile Nevruz’un coşkusunu artırabilir.”
AİHM ve AYM kararlarının uygulanabilir olduğunu vurgulayan Doğan, “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarının neden hala uygulanmadığı, ağır hasta mahpusların cezaevinde tutulmaya devam etmesi üzerine neden bu kadar bekliyoruz?” diye sordu. “Bu adaletsizliği gidermek için ne bekleniyor?” şeklinde devam eden Doğan, önceki dönem Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ gibi isimlerin serbest bırakılması halinde Türkiye demokrasisi için önemli bir gelişme olacağını ifade etti.
“İBB DAVASI AÇIKÇA DEMOKRASİYE DARBE”
Doğan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Davası’na dair tepkilerini dile getirdi:
“Silivri’deki Marmara Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda devam eden duruşma gergin bir atmosferde başladı. Biz davayı yakından takip ediyoruz ve heyetimiz de orada. İstanbul milletvekilimiz ve yerel yönetimlerden sorumlu eş genel başkan yardımcımız da davayı izliyor. Bu durum açıkça demokrasiye darbe, muhalefete yönelik bir tasfiye ve cumhurbaşkanlığı seçimlerine müdahale olarak değerlendiriliyor. Cezaevi kampüslerinde kamuoyundan uzak, tarafsızlığı sorgulanan mahkeme heyetleriyle bu sürecin yürütülmesi kabul edilemez.”
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in kritik bir dönemde göreve geldiğini belirten Doğan, “Adalet Bakanı, mahkeme salonlarının siyaset arenası olmadığını söylemişti. Milyonlarca oy almış bir belediye başkanının tutuklu yargılandığını unutmaması gerekir. Savunma haklarını sınırlamak yerine, bu haklara alan açmalı ve adaletsizlikleri gidermelidir,” dedi.
“MESELE BİR EV VE KONUT MESELESİ DEĞİL”
PKK lideri Abdullah Öcalan ile ilgili bazı “kulis haberleri” olduğunu kaydeden Doğan, “Ev, konut, statü gibi çeşitli başlıklarda tartışmalar mevcut. Bu sürecin başlamasından rahatsız olanlar, bu durumun nedenini anlamaya çalışıyor. DEM Parti olarak, Ekim 2024’ten beri ağır tecrit koşullarının bir insan hakkı ihlali olduğunu ifade ediyoruz. Bu ihlalin giderilmesi gerekiyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları uygulanmalı. Mesele bir ev veya konut meselesi değil; burada hukuken ne yapılacağına dair soruların yanıtını bulmalıyız,” şeklinde konuştu.
“PARTİMİZE ULAŞMIŞ HERHANGİ BİR BİLGİ YOK”
Bu sürecin temel aktörü olan Öcalan ile ilgili özgür çalışma koşullarının nasıl sağlanacağına dair sorulara dikkat çeken Doğan, “Orada bir konut yapılıp yapılmadığına dair partimize ulaşmış herhangi bir bilgi yok. İmralı Heyeti’nin görüşmelerinden de bize ulaşmış bilgi bulunmuyor. Yakın zamanda DEM Parti İmralı Heyeti’nin Sayın Öcalan ile görüşme yapması bekleniyor. Bu görüşme sonrasında bir gelişme olursa kamuoyuyla paylaşılacaktır,” dedi.
“ÇİÇEK OTLU’NUN SAĞLIK DURUMU İYİYE GİDİYOR”
DEM Parti İstanbul Milletvekili Çiçek Otlu’nun hastanedeki tedavisinin sürdüğünü belirten Doğan, “Sağlık durumu iyiye gidiyor. En kısa sürede tekrar aramızda olacağına inanıyoruz. Hastanede tedavi süreci titizlikle takip ediliyor. Çapa Tıp Fakültesi sağlık emekçilerine de ilgilerinden dolayı teşekkür ederiz,” ifadelerini kullandı.
